Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/881 E. 2026/1029 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/881
- Karar No
- 2026/1029
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/881 - 2026/1029 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/881 KARAR NO : 2026/1029
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2024 NUMARASI : 2022/681 ESAS - 2024/946 KARAR
DAVACI : VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kızı ...'in 14/06/2022 tarihinde davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı ... plakalı motorsiklette yolcu olarak bulunduğu sırada motorsikletin sürücüsü ...'ın kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasından dolayı öldüğünü, ölenin davacının desteği olduğunu, davacının desteğinden yoksun kaldığını, davalının başvuruya karşın ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11/03/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının miktarını 195.728,62 TL'ye yükselttiğini bildirmiş, artırdığı tutarın peşin harcını ödemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kazanın ve zararın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesine uygun olarak dava tarihinden önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, davacının ölenin desteğini ispat etmesi, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının poliçe limiti ile sorumluluğu olduğunu bildirerek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 14/06/2022 tarihinde davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı ... plakalı motorsiklette davacının kızı ...'in yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında ...'in vefat ettiği, trafik kazasının oluşumunda müteveffa yaya...’in % 85 oranında, müteveffa sürücü ...’ın % 15 oranında kusurlu olduğu, ...’in ise kusursuz olduğu, 2005 doğumlu olan ölen ...’in davacının kızı olduğu, desteğin dava dışı annesine de pay ayırarak gerçekleşmiş ve gerçekleşecek zarar ile aktif ve pasif dönemleri göz önünde bulundurularak yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 195.728,62 olduğu, hatır taşıması koşulları oluşmadığı gerekçesiyle;195.728,62 TL destekten yoksun tazminatının 23/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda kullanılan hesap yöntemi ve diğer verilere itiraz ettiklerini müvekilinin tazminat alacağının daha yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müteveffanın müterafik kusuru bulunduğu gibi hatır taşıması şartları da meydana geldiği halde indirim yapılmadığını, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemini kabul etmediklerini, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 14.06.2022 günü, saat 00.03 sıralarında müteveffa sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile...kavşağı istikametinden ... takiben ... Kavşağı istikametine doğru seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile, seyrine göre sağ tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yaya...'e çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, kazada ... plakalı motosikletin yolcu mahallinde bulunan davacının kızı 2005 doğumlu ...’in vefat ettiği anlaşılmıştır. Yerel mahkemece davaya konu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için kusur bilirkişisi ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış, her iki raporda da kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya...'in %85(yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın %15(yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, alınan raporlar dosya kapsamına, kaza tespit tutanağına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının desteği/kızı ...’in ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan rapor yöntem itibariyle yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur. Şöyle ki; desteğin ve destek tazminatı talep edenlerin yaşı, muhtemel yaşam süresi, destek olanacak süre ve destek payları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasında ve alınan rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekili tarafından, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri yapılması gerektiği savunulmuş ise de; kaza tarihi itibariyle geçerli olan sakatlık ve ölüm halinde kişi başı ZMMS poliçe teminat limitinin 500.000,00TL olduğu, yerel mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği destek tazminatı tutarının 1.011.743,61 TL olarak hesaplandığı, destek tazminatı talep etme hakkı olan dava dışı kişinin de talep edebileceği tutar dikkate alınarak yapılan garame hesabında davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 195.728,62TL olarak hesaplandığı gözetildiğinde , hatır taşıması ya da müterafık kusur indirimi yapılsa bile davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı tazminat tutarı bakımından sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılması gereken 13.370,22 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.683,10TL harcın mahsubu ile bakiye 11.687,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Kararı istinaf eden taraflarca yapılan yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı ve davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5- Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.