Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/883 E. 2026/1031 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/883
- Karar No
- 2026/1031
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/883 - 2026/1031 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/883 KARAR NO : 2026/1031
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/527 Esas - 2025/392 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.06.2024 tarihinde, davalıların sürücüsü ve sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı sürücünün olayda asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 10.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın değer kaybı zararının müvekkili şirketçe giderildiğini, bakiye değer kaybı iddialarının yersiz olduğunu, aracın markası, modeli, km'si, piyasada tercih edilirliği, daha önce hasara uğrayıp uğramadığı, parçaların orijinal olup olmadığı vb. hususların birlikte değerlendirilerek değer kaybının belirlenmesi gerektiğini, önceye ait hasarların araştırılmasını, Genel Şartlarda belirtilen hususlar dikkate alınarak bilirkişi raporu alınmasını gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı Mehmet Acar, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya ait aracın dava konusu kaza nedeniyle 75.000,00 TL değer kaybına uğradığı, davalı tarafın olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın sorumlu olacağı tutarın 56.250,00 TL olduğu, davalı Şirket tarafından 60.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının bakiye değer kaybı zararının bulunmadığı gerekçesiyle; "Davanın reddine," karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, davalının kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkiline atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, bilirkişi raporunda emsal alınan 2013 model aracın kilometresinin çok yüksek olduğu, müvekkiline ait aracın temiz bir araç olduğunu, ortalama 840.000 ila 910.000 TL arasında alıcı bulacağını hatta müvekkilinin aracının temiz bir araç olması sebebiyle değerinin 1.000.000 TL’ye kadar çıkabileceğini, bu nedenle değer kaybı tutarının da eksik belirlendiğini, alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, araç değer kaybına yönelik tutarın sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra ödendiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmiş olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 08.06.2024 günü saat 17.30 sıralarında,...Sokağı takiben seyir halinde olan davalı sürücü...yönetimindeki, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile .... Sokağı takiben seyir halinde olan ... yönetimindeki, davacıya ait ... plakalı aracın, adı geçen yolların oluşturduğu dört yönlü kavşak alanı içinde çarpışması sonucu savrulan ... plakalı aracın .... Sokaktan kavşak çıkışında park halinde olan dava dışı ... plakalı araca da çarpması neticesinde maddi hasarla sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Yerel mahkemece dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, belirlenen kusur oranı dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Dava konusu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı tutarının hesaplanması için bilirkişi raporu alınmıştır. Kazaya karışan davacıya ait aracın yaşı, markası, model yılı ve diğer özellikleri nazara alınıp kaza öncesi hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza sonrası onarılmış haldeki ikinci el değeri arasındaki fark bedel esas alınarak araç değer kaybı tutarının (kusur tenzilinden sonra) 56.250,00TL olarak tespit edilmesinde ve bu tutarın yerel mahkemece benimsenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, dava açıldıktan sonra davalı Sigorta Şirketi tarafından davacıya 60.000,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, ödenen tutara göre davacının bakiye bir değer kaybı alacağı bulunmadığı gözetilerek yerel mahkemece konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının dava açmakta haklı olduğu da gözetilip yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/05/2025 tarihli, 2024/527 Esas - 2025/392 Karar sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davacının zararı davalı Sigorta Şirketi tarafından dava açıldıktan sonra karşılandığından, konusuz kalan davada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından karşılanan 427,60 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 504,50 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 4.932,10 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan, Uyap'a eklenen arabuluculuk dosyasında sarf kararı bulunmadığından tarifeye göre en düşük ücret olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 525,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.208,10 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, V-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.