Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/946 E. 2026/1049 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/946
Karar No
2026/1049
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/946 - 2026/1049 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/946 KARAR NO : 2026/1049

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2025 NUMARASI : 2023/21 Esas - 2025/375 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'ın 25.04.2022 tarihinde...Sokak kavşağı, ... mağazası önünden karşıya geçmek istediği sırada...Caddesinden... mevkiine doğru seyrini sürdüren sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacıya çarpması neticesinde ağır şekilde yaralandığını, davalı Sigorta Şirketi'ne sigortalı araç sürücüsü, kazaya dikkatsiz ve kurallara aykırı davranarak sebep olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde yaya geçidi ya da herhangi bir ışık bulunmadığını, kazaya yol açan ... plaka sayılı aracın davalı Sigorta Şirketi tarafından ...Sigortası ile sigortalandığını, bu nedenle davacının uğradığı maddi zararların davalı Sigorta Şirketi'nce kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı bulunduğu Bakanlıkça teminat tutarları artırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olduğunu, bu nedenle meydana gelen maddi zararın sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, davacının yaşamının kaza öncesine göre güçleştiğini, taleplerin yöneltildiği zorunlu evrakları içeren başvuru dilekçesi ile davalı şirkete 07.10.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından süresi içerisinde ödeme yapılmadığını belirterek, 25/04/2022 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararlar için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, davacı ...'ın sürekli iş göremezliği dolayısıyla 50,00-TL ve geçici bakıcı ihtiyacı için 50,00-TL olmak üzere toplamda 100,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; KTK'nın 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının, hasar aşamasında davalı şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin imkanı bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 25/04/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın davalı şirkete 20/06/2021 - 20/06/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 1193601920 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur durumunun kesin ve net suretle tespiti gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup, tutanağa göre sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, faiz talebinin reddi gerektiğini bildirerek, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, olaya ilişkin soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/205463 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülmüş olduğu anlaşılmakla, anılan dosyanın işbu dava dosyası arasına kazandırıldığı, anılan dosyanın incelenmesinde, sürücü ... hakkında alınan bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı belirtildiğinden taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu, Sulh Ceza Hakimliği tarafından itirazın reddine karar verildiği, davaya konu trafik kazasının oluşumunda davacı ile sürücünün kusur durumlarının tespiti bakımından Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasına karar verildiği, ancak anılan kurum tarafından dosyaya gönderilen 06/10/2023 tarihli yazı ile bu haliyle sağlıklı rapor düzenlenemeyeceği, sağlıklı rapor düzenlenmesi için mahal özelliklerini ve çarpma noktasını gösterir kroki bulunan bilirkişi raporunun aslının temin edilmesi gerektiğinin bildirildiği, mahkemece anılan durum üzerine konusunda uzman bir makine mühendisi eşliğinde 14/06/2024 tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği yerde keşif yapıldığı, bilirkişi tarafından kaza mahallinin ayrıntılı olarak incelendiği ve 18/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda, yaya ...'ın yaya geçidi bulunmayan yerden karşıdan karşıya geçmek istediği esnada kendisine yaklaşan aracı dikkate almayarak koşarak yolun karşısına geçmek istediği olayda tamamen kusurlu olduğu, davalı Sigorta Şirketi'ne sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının mütala edildiği, davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmesi üzerine ...Makine Mühendisliği'nde görevli öğretim üyesi bilirkişiden kusur rapor alındığı, 01/02/2025 tarihli kusur raporunda, yaralanma ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda çarpışmanın taşıtın sol arka tekerlek kesiminden gerçekleştiği göz önüne alındığında kazanın taşıtın yayaya değil, yayanın hızını alamayarak duramaması ve taşıta çarpması şeklinde gerçekleştiğinin ortaya çıktığı belirtilmek suretiyle yaya ...'ın davranışlarının kazanın oluşumunda %100 oranında etken olduğu, taşıt sürücüsü ...'nun kusurunun bulunmadığının mütala edildiği, davacı tarafça anılan rapora da itiraz olunması üzerine bu kez kara yolları eski fen heyetinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 16/03/2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda da diğer bilirkişi raporları değerlendirilmek suretiyle davacının aniden ve koşarak taşıt yolunu karşıdan karşıya geçmek istemesiyle kamyonet cinsi aracın sol teker kısmına çarptığı olayda tamamen kusurlu olduğu, davalı sürücünün taşıt yolunun sağ şeridini takiben seyir halinde iken gidiş yönüne göre taşıt yolunun sol tarafından sağ tarafına koşarak gelen yayanın aracın sol arka teker kısmına çarptığı olayda alabileceği bir önlem bulunmadığından kusurunun bulunmadığının mütala edildiği gerekçesiyle; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, itirazları çerçevesinde yapılacak inceleme neticesinde haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, somut şartlar göz önünde bulundurulduğunda çocuk müvekkili ...'ın yoldan geçen arabanın sol tarafına çarpıp bacağını kırmasının mantık dışı olduğunu, yaşanan kaza sonrasında polis merkezine giden araç sürücüsü ifadesinde kazanın yaşandığı yerde trafik ışığının olmadığını ve kamera kaydının olmaması nedeniyle yalnızca davalı araç sürücüsünün beyanları dikkate alınarak ilgili raporlar tanzim edildiğini, yalnızca araç sürücüsünün beyanları dikkate alınarak düzenlenen raporların hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza nedeniyle mağdur olan müvekkilinin daha fazla mağdur olmasına sebebiyet vereceğini, Kaza Tespit Tutanağı'nda araç sürücüsü kaza anında frene basmadığını ve kazazede müvekkili "görmediğini" ifade ettiğini, dolasıyla müvekkili karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada aracın birden hareket haline geçmesi nedeniyle müvekkilinin araca çarpması şeklinde gerçekleştiğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kusura ilişkin olarak, 25.04.2023 günü saat 16:00 sıralarında ... Mahallesinde davalı... A.Ş.'ye ZMMS sigortası ile sigortalı ve dava dışı sürücü ...’nun yönetimindeki ... plakalı kamyonet cinsi aracı ile...caddesini takiben seyir halinde iken...cadde kavşak çıkışında ... mağazası önüne geldiğinde, gidiş yönüne göre taşıt yolunu sol taraftan sağ tarafa geçen yaya ...'ın aracın sol arka teker kısmına çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, dosyada keşfen düzenlenen raporda, ...öğretim üyesi tarafından düzenlenen raporda ve Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen raporda, kazanın; ... plaka numaralı taşıt sürücü ...'nun şeridinde seyir halinde olduğu sırada, yaralanan çocuk yayanın ablası ...'ın ifadesine göre, elinden tutmakta olduğu sırada kurtularak yolu taşıtın ilerleme istikametine göre soldan sağa doğru kat ederek çarpışmanın taşıtın sol arka tekerlek kesiminden gerçekleştiği göz önüne alındığında, kazanın taşıtın yayaya değil, yayanın hızını alamayarak duramaması ve taşıta çarpması şeklinde gerçekleştiğinin ortaya çıktığı, taşıt sürücüsünün mahal şartlarındaki hız sınırını aştığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığı, ani ve beklenmedik şekilde gelişen olayda kazaya engel olmak için alabileceği önlem bulunmadığı ihmal kusurunun tespit edilemediği, açıklanan şartlarda yaralanma ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, ebeveyn denetiminde olacak yaştaki yaralanan çocuk yaya ...'ın davranışlarının %100 oranında etken olduğu, ... plaka sayılı taşıt sürücüsü ...'na kaza nedeni ile atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiş olup, raporların birbirini teyit ettiği anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası sigortalısının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında 3. şahısların ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK'ya göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli, zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı 3. şahısların, sigortalının KTK çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı Sigorta Şirketi'nin sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağının, davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Kararın adli yardımlı olarak istinaf edilmiş olması nedeniyle davacıdan istinaf tarihi itibariyle alınması gereken 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraf adli yardımdan yararlandığından suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat giderleri toplamı 60,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/946, K. 2026/1049, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-946-e-2026-1049-k-969f7d86dcf6