Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/910 E. 2026/941 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/910
- Karar No
- 2026/941
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/910 KARAR NO : 2026/941
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 NUMARASI : 2024/48 ESAS - 2024/734 KARAR
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 01/10/2023 tarihinde davacının motosikleti ile seyir halinde olduğu sırada dava dışı...’in sevk ve idaresindeki araç ile çarpışmasıyla meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 150,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 350,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 646.523,65-TL olarak artırmıştır. Davalı taraf, yasal süresinde davaya cevap vermemiş ise de kendini vekil ile temsil ettirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 574.229,60-TL sürekli iş göremezlik, 63.909,99-TL geçici iş göremezlik,8.384,06-TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 646.523,65-TL maddi tazminatın 13/12/2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içine ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu tazminatların hesabında kullanılan aylık-yıllık gelir, asgari ücret tutarı, yaşam tablosu, bakiye ömür, hesap yöntemi, maluliyet oranı, kusur oranı vb. gibi verilerde meydana gelmiş/gelecek artış ve lehlerine değişiklikler ile mevzuatta/içtihatta meydana gelmiş/gelecek lehlerine değişiklikler yönünden tüm haklarını saklı tuttuklarını, tazminat hesabında aleyhlerine olan tüm hususlara itiraz ettiklerini, davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının daha fazla olduğunu, davacının gelirinin, hesaplamada esas alınan gelirin çok üzerinde olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesi gerektiğini, kararda davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de eksik tespit edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, raporda davacının "hareket kısıtlılığı" nedenleri ile oran verildiğini, raporu tanzim eden hekimler arasında fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimi bulunması gerektiğini, gerekli fizyoterapi tedavisi sonrası maluliyetin tamamen iyileşme imkanı bulunduğunu, maluliyete ilişkin rapor düzenleme yetkisinin ATK 3. İhtisas Kurulu'na ait olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı motosiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacı kaza tarihinde emekli olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının hastanede kaldığı günler tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşülmesi gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olduğundan davalı şirket bakımından temerrüdün de gerçekleşmediğini, bu suretle faizin, maluliyetin tam olarak tespit edildiği tarih olan 14.10.2024 tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, ancak kararda faiz başlangıç tarihi olarak 13.12.2023 tarihinin esas alındığını, talep edilen tazminat ticari bir işten kaynaklanmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, hesaplamada %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na yazı yazılarak hangi hesaplama cetveli ve hangi teknik faizin esas alınması gerektiğinin sorulması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1- Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, kusurun doğru şekilde belirlenmiş olması önemlidir. Kazanın oluş şekline göre kusurlu eylem sabit değil ise ve/veya kazanın oluş şekline göre durumunun değişme ihtimali mevcut ise görülmekte olan davada kazanın oluş şekline göre kusur raporu alınmaksızın davanın esası hakkında karar verilmemelidir. Bu kapsamda; TBK'nın 74. maddesi kapsamda ceza mahkemesince tespit edilen kusur oranı ve beraat kararları hukuk hakimini bağlamamakla birlikte, ceza mahkemesi tarafından verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararı maddi vakanın ve haksız fiilin varlığı sübutu açısından hukuk hakimini bağlar. Kusur durumunun eldeki tazminat davasında uyuşmazlık konusu olması halinde kusura yönelik tarafların hukuki iddia ve savunmaları değerlendirilmeden, ceza mahkemesinde maddi vaka olarak gerekçede de yer verilerek kabul gören kusur durumu değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmemelidir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca,01.10.2023 tarihinde sürücü belgeli ve alkolsüz sürücü...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında aynı istikametten geriden seyrine devam etmekte olan sürücü ...’ın yönetimindeki motorsikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü ...’ın tali, araç sürücüsü...’in ise asli kusurlu olduğunun belirlendiği,mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %75 oranında asli, davacının %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ancak kazaya ilişkin Ankara CBS’nin 2023/209362 Soruşturma nolu dosyası kapsamının bir bütün olarak dosyaya kazandırılmadığı, UYAP ortamında yapılan incelemede de anılan soruşturma dosyasına ilişkin yer alan bir kısım evrakların incelenmesinde, sigortalı araç sürücüsünün ifadesinde Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan yargılamada belirlenen kusur durumundan sözedilmesi nazara alınarak anılan dosyanın da akıbeti ve kusur durumu irdelenmeden mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mahkemece kazaya ilişkin soruşturma/varsa ceza dosyası kapsamının fiziken,mümkün olmadığı takdirde UYAP ortamından dosyaya kazandırılması, davalı ... Şirketinden varsa kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan yargılama ve alınan kusur raporu bulunup bulunmadığının sorulması varsa buna ilişkin kayıtların istenmesi, anılan dosyalardaki kusur belirlemesinin de irdelenmesiyle mahkemece alınan kusur raporu ile mahkemece alınan kusur raporu arasında çelişki var ise kazanın oluş şekline ilişkin ceza mahkemesi dosyasında kesinleşen maddi vakanın hukuk hakimini de bağlayacağına ilişkin hükümler çerçevesinde, ceza dosyasındaki olayın oluş şekline yönelik kabul ve deliller çerçevesinde İTÜ veya KGM emekli makine mühendisi Fen Heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime açık kusur raporu alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kabule göre de, davacı tarafça davanın açılmasından önce davalı ... şirketine yapılan başvurunun eksik evrakla (maluliyet raporu) yapıldığı anlaşılmakla mahkemece hükmedilen tazminata arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda;davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, mahkemece yeniden yargılama yapılarak öncelikle davalı ... şirketinden varsa kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan yargılama ve alınan kusur raporu bulunup bulunmadığının sorulması varsa buna ilişkin kayıtların istenmesi, ceza mahkemesi dosyası fiziken dosyaya kazandırılarak, kazanın oluş şekline ilişkin ceza mahkemesi dosyasında kesinleşen maddi vakanın hukuk hakimini de bağlayacağına ilişkin hükümler çerçevesinde,soruşturma/ ceza dosyasındaki olayın oluş şekline yönelik kabul ve deliller çerçevesinde mahkemece alınan kusur raporu ile dosya kapsamındaki diğer kusur raporları arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması halinde İTÜ veya KGM emekli makine mühendisi Fen heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime açık kusur raporu alınması, akabinde gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, davacı tarafça davanın açılmasından önce davalı ... şirketine yapılan başvurunun eksik evrakla(maluliyet raporu)yapıldığı anlaşılmakla mahkemece hükmedilen tazminata arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği de nazara alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜ İLE; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf eden taraflarca yatırılan peşin karar harcının istek halinde yatırana iadesine, 3- İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına, 4-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/87773 Esas sayılı dosyasına yatırılan 1.320.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... ... Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.