Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6067 E. 2026/3078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6067
- Karar No
- 2026/3078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/101 E., 2025/1441 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/199 E., 2020/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 667 sayılı KHK ile 27.07.2016 tarihinde kapatılan dava dışı Özel ... Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdunun sahibi ... Özel Eğitim A.Ş. hakkında Ohal İnceleme Komisyonu tarafından yapılan incelemede, dava dışı şirketin sahibi olduğu ... plakalı aracın 03.08.2016 tarihinde ... . Noterliğinde yapılan işlemle davalı ...'e satıldığı, ...'in de aynı aracı diğer davalı ...'ye sattığı, ... plakalı aracın ise 04.08.2016 tarihinde ... . Noterliğinde yapılan işlemle davalı ...'e satıldığı, ...'in de aynı aracı diğer davalı ...'ye sattığı, şirketin işlettiği öğrenci yurdunda 28.07.2016 tarihinde düzenlenen tespit tutanağında söz konusu araçların nakil aracı olarak ... edilmemesi, araç alış-satış bedellerinin araç kasko değerine göre çok düşük bedelli olması, satış işlemlerinin mal kaçırmaya yönelik olmasından dolayı muvazaanın söz konusu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılar arasında yapılan araç satış işlemlerinin hükümsüzlüğünü, muvazaalı araç satış işlemlerinin iptalini, ilgili KHK kapsamında her iki aracın Hazine adına tescil edilmesini talep etmiş, 15.02.2018 tarihli dilekçeyle, dava konusu ... plakalı aracın dava dışı .... isimli şahsa satıldığı belirlendiğinden, işbu satılan aracın alım-satım işleminin tarafı olan davalılar ..., ... ve ... aleyhine bedel davasına dönüştürdüklerini, dava konusu ... plakalı araç hakkında verilen müsadere kararının sorumluluğu ortadan kaldırmadığı, işbu satılan aracın alım-satım işleminin tarafı olan davalılar ..., ... ve ... aleyhine bedel davasına dönüştürdüklerini, ... plakalı aracın kasko değeri 54.800,00 TL, ... plakalı aracın kasko değerinin ise 18.032,00 TL olduğu belirtilerek, dava konusu taleplerini bedel talebine dönüştürerek araçların gerçek rayiç değerlerinin elden çıkarma tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte her bir araç için alım-satım işleminin tarafı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; dava konusu araçların satışlarının dava dışı şirketin yetkilisi davalı ... tarafından şirket adına yapıldığından şirketin de davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, müvekkilinin araç alım-satım işiyle uğraştığını, dava dışı şirketin tespit tutanağında dava konusu araçları ... etmemiş olmamasının müvekkilini ilgilendirmediğini, davacının kendi kusurunu müvekkiline yükleyemeyeceğini, müvekkilinin araç bedelini nakit olarak ödemiş olmasının muvazaa iddiasını desteklemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; dava konusu araçlar dava dışı şirket adına kayıtlıyken imza yetkilisi müvekkili tarafından bedeli mukabilinde araç alım-satım işi yapan diğer davalı ...'e resmi şekilde devredildiğini, husumet itirazlarının olduğunu, araçların devri sırasında herhangi bir şerh veya tedbirin olmadığını, davacının kendi kusurlu hareketinden müvekkilinin sorumlu tutulmak istenmesinin kabul edilebilir olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişiden alınan raporda, dava konusu araçların satış bedellerinin satış tarihindeki piyasa rayiç değerleri ile uyumlu olduğunun belirtildiği, davalılar hakkında bir KHK soruşturmasının olmadığının görüldüğü, dava konusu araçların dava dışı şirkete ait olduğu, davalı şirket yetkilisi ... sözleşmelerin tarafı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalılar yönünden ise, araç satış bedellerinin araçların piyasa rayiç değerlerine yakın olduğu, söz konusu devirlerin muvazaalı yapıldığına dair herhangi bir delil sunulamadığı, davalıların iyi niyetli üçüncü şahıs olarak trafik kaydına güvenerek araçları satın aldıkları anlaşılmakla muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanı pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılara karşı açılan davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... plakalı aracın Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/79 sayılı kararıyla müsadere edildiği ve bu nedenle tescil kaydının kapatıldığı, ... plakalı aracın 15.08.2016 tarihinde ...'e satış yolu ile devredildiği ve halen bu şahıs adına kayıtlı olduğu, davaya tazminat davası olarak devam edilmesinde engel bulunmadığı, dava konusu aracın davalı ... tarafından davalı ...'ye satış yoluyla devredildiği, ... tarafından da 15.08.2016 tarihinde dava dışı ....ye devredildiği, dava tarihi itibarıyla davalı ...'nin aracın maliki olmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olmuş ise de, davanın açılış tarihi itibari ile dava konusu aracın maliki .... olduğundan önceki malik ... aleyhine dava açıldığı ve ilk talep de araç kaydının iptali ile tescili olduğundan bu davalı aleyhine açılan davanın da pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu muvazaalı araç satışlarının KHK ile kapatılan yurdun sahibi dava dışı şirket yetkilisi davalı ... tarafından yapıldığından işbu davalı yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davava konusu araçların gerçek değerinin en az kasko değeri kadar olması gerekirken bilirkişi raporunda araç alış-satış bedellerinin kasko değerinden düşük hesaplandığını, dava konusu araçların nakil aracı olarak ... edilmediğini, araç alım satım bedellerinin nakit olarak ödenmesi ve herhangi bir finans kurumu aracılığıyla ödenmemiş olmasının satış işlemlerinin mal kaçırmaya yönelik olduğunun açık kanıtı olduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muvazaa nedeniyle araç devirlerine ilişkin tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dava konusu araçların satış bedellerinin satış tarihindeki piyasa rayiç değerleri ile uyumlu olduğu, tespit tutanağında nakil aracı olarak ... edilmeyen dava dışı şirkete ait dava konusu araçları sırasıyla satın alan davalıların iyi niyetli üçüncü şahıs olarak trafik kaydına güvenerek araçları satın aldıklarının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesinde şirketin yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli 3. kişilerin sorumluluğu düzenlenmiş olup işbu maddede; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları belirtilmiştir. Somut olayda, tespit tutanağında nakil aracı olarak ... edilmeyen KHK ile kapatılan yurdun sahibi dava dışı şirkete ait dava konusu araçların satışına ilişkin 03.08.20 16... .08.2016 tarihli Araç Satış Sözleşmeleri davalı ... ile dava dışı ... Özel Eğitim Hizmetleri...A.Ş. yetkilisi davalı ... arasında düzenlenmiş olup, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalı şirket yetkilisi ... hakkında sözleşmenin tarafı olmadığından pasif husumet yokluğuyla davanın reddine karar verilmişse de, dava dışı şirkete ait dava konusu araçların satış işlemlerini gerçekleştiren davalı şirket yetkilisi ...'in, ... Gazetesi temin edilmek suretiyle 6102 sayılı Kanunun 553. maddesi gereği dava dışı ... Özel Eğitim Hizmetleri...A.Ş.nin kurucusu, yönetim kurulu üyesi veya yönetici olması durumunda şirkete verdiği kamu zararı sebebiyle dava konusu alacaktan sorumlu olacağı değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371/1 maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.