Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2143 E. 2026/1755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2143
- Karar No
- 2026/1755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/282 E., 2025/305 K. DAVA TARİHİ : 28.08.2024
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.02.2015 tarihinde hizmet alımı yolu ile davalı bünyesinde ihaleyi alan dava dışı şirketin sigortalısı görünerek büro personeli olarak çalışmaya başladığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde uyarınca 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçene kadar hizmet alımı yolu ile çeşitli yüklenici şirketlerde sigortalı görünerek kesintisiz olarak büro personeli olarak görev yaptığını, her ne kadar temizlik ihalesi alımı ile işe girişi yapılsa da hiçbir zaman temizlik işinde çalışmadığını, aralıksız bir şekilde büro elemanı olarak görev yaptığını, davalı Bakanlık ile yüklenici şirketler arasında muvazaalı bir ilişki olduğunu, büro elemanı olarak çalışmakta iken müvekkiline temizlik görevi verildiğini, mevcut görev tanımının dışında olması nedeniyle kabul etmediğini, itiraz ettiğini iddia ederek davalı ile dava dışı yüklenici şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ile müvekkilinin işe başladığı 20.02.2015 tarihinden itibaren davalı Bakanlığın işçisi, görev tanımının ise vasıflı büro personeli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, işbu davada davacının hukuki yararının bulunmadığını, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını, ... Kurumu kayıtları incelendiğinde davacının temizlik personeli olduğunun anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli kararı ile; sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilmesi gerektiği hâlde yine büro personeli olarak görevlendirildiği ve 20.02.2015 tarihinden itibaren büro personeli olarak çalıştığı, celp edilen belgelerde davacının işinin büro personeli gösterildiği, bu nedenle davalı Bakanlık ve davacının sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı adi ortaklık arasındaki hizmet alım sözleşmesinin ve dolayısıyla asıl işveren alt işverenlik ilişkisinin davacı işçi yönünden muvazaalı olduğunun ve davacının işe ilk giriş tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren büro personeli olarak davalı Bakanlık işçisi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 19.03.2025 tarihli kararı ile; taraflarca çekişmesiz olduğu üzere hizmet alım sözleşmelerinde hizmet konusunun "temizlik hizmet alım işi" olarak belirtilmesine, temizlik hizmet alım işinin yardımcı iş niteliğinde olmasına ve hizmet alım yoluyla gördürülebilmesine karşın davacının bu yardımcı iş kapsamı dışında asıl iş niteliğinde başka işte (büro personeli olarak) çalıştırıldığının dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olduğu, bu durumda davalı Bakanlık ile dava dışı alt işveren şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde hükmüne göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin hizmet alım sözleşmeleri konusu dışında başka bir pozisyon ile istihdamının mümkün olmadığı dikkate alındığında davanın reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalışmasının işyeri uygulaması hâline geldiğini, değiştirilmesinin esaslı değişiklik mahiyetinde olduğunu, 2. Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının temizlik personeli olarak görevlendirilmesine ilişkin işleminin hukuka aykırı olup olmadığı ile görev tanımının vasıflı büro personeli olarak tespiti, bu bağlamda davacı işçi kadroya geçirilmeden önce davalı Bakanlık ile alt işverenler arasında kurulan ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığının ve davacının işe başladığı 20.02.2015 tarihinden itibaren davalı Bakanlığın işçisi olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.