Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5617 E. 2026/2426 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5617
Karar No
2026/2426
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1574 E., 2025/1305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2024/58 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ödünç verdiği 30.000,00 TL karşılığında davalıya ait Ankara ili Gölbaşı İlçesi ... Mahallesi imar öncesi 74 numaralı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 06.02.1997 tarihinde birinci dereceden ipotek tesis edildiğini, taşınmazın ipotek tesis tarihinde ipotek bedelinin çok daha altında bedele sahip iken, dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin bu miktarın çok daha üzerinde olduğunu, ipotek bedelinin ekonomide yaşanan değişimler ve yüksek enflasyon oranları karşısında ekonomik değerini yitirdiğini ve işlem temelinin çökmesine neden olacak oranda değer kaybına uğradığını, ipotek bedelinin tesis edildiği sırada şehrin dışında kalan taşınmazın şuan şehrin merkezinde kaldığını ve ipotek bedeliyle karşılaştırılamayacak kadar değer kazandığını ileri sürerek, davanın kabulüne, 30.000,00 TL olan ipotek bedelinin taşınmazın rayiç bedeli ve günün koşulları göz önünde bulundurularak bilirkişilerce tespit edilecek bedel üzerinden uyarlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ipoteğin yalnızca geçerli bir alacağa teminat olması için tesis edilebileceğini, müvekkili davacının kardeş olduklarını, taşınmazın adlarına yarı yarıya kayıtlı iken, davacının boşanma aşamasında olduğu eşinden mal kaçırma gayesi ile hissesini müvekkiline devrettiğini, hissesini garanti altına almak amacıyla da taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiğini, süreçlerin tamamlanması üzerine taşınmazdaki hissesini geri aldığını, ipotek bedelinin belirli olduğunu ve uyarlanmasının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ipoteğin kesin borç (karz) ipoteği olduğu, her ne kadar davalı davacının boşanma aşamasında olduğu eşinden mal kaçırmak gayesi ile hissesini devrettiği ve hissesini garanti altına almak için ipotek tesis ettiği yönünde itirazda bulunmuşsa da, ipoteğin tesis edildiği tarihin bağış tarihinden önce olduğu, bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ipoteğin 2.675.484,45 TL olarak uyarlanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının taşınmazına 06.02.1997 tarihinde konulan ipoteğin kesin borç (karz) ipoteği olduğu, davacı tarafça dava tarihine kadar, muaccel hâle gelen borcun ödenmemesi nedeniyle tahsil yoluna gidilmediği, tahsil yolunun kullanılmasına engel teşkil edecek fiilî ya da hukuki bir durumun da ileri sürülmediği, ipotek tesis tarihinden yaklaşık 25 yıl geçtikten sonra iş bu davanın açılmış olması dikkate alındığında, sözleşmenin davacı tarafından benimsendiğinin kabulünün gerektiği, dava konusu olayda 6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde gösterilen uyarlama koşullarının bulunmadığı, ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteğinin, anapara yanında gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını güvence altına aldığı, bu kapsamda aleyhine ipotek tesis edilenin borcunun, ipotek senedinde yer alan borç miktarı ve ödemede gecikilmesi halinde gecikme faizi kadar olduğu ve lehine ipotek tesis edilen şahsın sadece bu miktarı ve icra takibi yapmış ise icra masraflarını isteyebileceğinden ipotek bedelinin uyarlanmasının mümkün olmadığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davaya konu ipotek alacağının denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek günümüze uyarlanması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, karz ipoteğinin değişen koşullara uyarlanması istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davaya konu ipoteğin kesin borç (karz) ipoteği olduğu, bu tür ipoteklerde paranın değer kaybettiğinden bahisle ipotek bedelinin uyarlanmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinini birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5617, K. 2026/2426, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5617-e-2026-2426-k-ac81ccbbb24b