Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5332 E. 2026/2424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5332
- Karar No
- 2026/2424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/430 E., 2025/1279 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/104 E., 2024/1053 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; anne ve oğul olan müvekkillerinin davalıdan Ordu İli Fatsa İlçesi ... Mahallesi ... Mevki 6 94... parselde kayıtlı kat irtifaklı ikinci kat çatı 9 numaralı bağımsız mesken niteliğindeki taşınmazı yarı oranında ortak olarak 30.03.2022 tarihinde 400.000,00 TL karşılığında satın aldıklarını, davalının ve davalının dava dışı eşi ...'ın isteği üzerine teminat amaçlı vadeli 10 tane sıra senet düzenlendiğini, vadesi ve lehtarı açık ve dava dışı ...'ın da kefil olarak gösterildiği şekilde senetlerin verildiğini, senetlerindeki miktarlar kredinin çıkmaması halindeki taksitli ve faizli ödeme ihtimaline karşılık dava dışı ... Bankasının ... faiz hesabına göre kararlaştırılan toplam ana para ve faizli miktar olmak üzere 1.450.000 TL olarak teminat amaçlı düzenlenerek krediden sonra senetlerin müvekkillerine iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davalıya 120.000,00 TL'nin nakit olarak tapu işlemleri sırasında verildiğini, 30.000,00 TL'nin 18.12.2022 tarihinde davalının banka hesabına gönderildiğini, dava dışı ... Bankasından alınan 253.425,00 TL konut kredisinin davalının banka hesabına gönderildiğini, bu şekilde satım bedeli 400.000,00 TL'nin tamamen ödendiğini ve müvekkillerinin daire herhangi bir borçlarının kalmadığını, ancak müvekkillerinin davalı ve davalının dava dışı eşi ...'dan teminat olarak verilen senetlerin iadesini ve teminat olarak konulan 2. derecede ipoteğin kaldırılmasını hem sözlü hem de .... Noterliğinin 10.01.2023 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile talep etmelerine rağmen senetlerin iade edilmediğini, ardından davalının Fatsa İcra Müdürlüğünün 2023/351 E. sayılı ve 2023/241 E. sayılı dosyaları ile senetlere ve ipoteğe bağlı olarak haksız takip başlattığını, satım bedeli ödendiği halde yapılan takiplerin kötü niyetli ve haksız olduğunu ileri sürerek, icra takiplerinin iptaline, takibe konu bonoların bedelsizliğe dayalı iptaline, bedelsiz kalan ipoteğe dayalı borçlu olunmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyetli tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıların kötü niyetli olduklarını, borçları olmadığı iddiası ile huzurdaki davayı haksız ve mesnetsiz olarak açtıklarını, davacıların senetlerdeki imzaları kabul ettiğini, davacıların davaya konu senetleri neden imzaladığını ve borcun sonlandığı iddialarını ispat etmek zorunda olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarından davalının dava dışı eşi ...'ın müteahhit olduğu ve dava konusu taşınmazı davalıya devrettiği, ancak uygulamada müteahhitlerin borçlar ve farklı sebepler nedeniyle üzerilerindeki taşınmazları yakınlarına devrederek ticari hayatlarını sürdürmesinin genel bir uygulama olduğu, davalı ve eşinin birlikte hareket ettiği ve davacıların müteahhitten daire alan tüketici konumunda bulundukları, kambiyo senetlerinin mücerret kıymetli evrak niteliğinde olduğu, yani senetlerde yer alan hakın temel borç ilişkisinden bağımsız olduğu, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, satım bedelinin tapuda 310.000,00 TL olarak belirlendiği, ancak davacı tarafından satım bedelinin 400.000,00 TL olduğu ve bu nedenle davalı lehine taşınmaza ipotek koyulduğunun belirtildiği, davacı tarafından çekilen kredi ile bir kısım ödemenin yapıldığı kalan tutarın ödendiğinin ispatlanamadığı, ispat yükü üzerinde olan davacıların devir için teminat amacıyla düzenlendiğini iddia ettiği senetlere dair iddiasını ispatlanamadığı, taraflar arasındaki bir sözleşmede ya da senette buna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davacıların iddiasının ispatına yarar yazılı delil sunmadığı, davacılar tarafından yemin deliline dayanılmışsa da süresi içinde delile başvurulmadığı, davacıların davaya konu icra dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulan telefon mesaj kayıtlarının tarafının davalı olmadığı, davacı tarafça satış bedelinin 120.000,00 TL'sinin 30.03.2022 tarihinde yapılan tapu işlemleri sırasında nakit verildiği iddia edilmesine rağmen, dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan belgede bu miktarın ödendiği tarihin 10.10.2022 olarak belirtildiği, konut kredisi kayıtlarına göre davalının hesabına banka tarafından 31.03.2022 tarihinde 255.000,00 TL havale edildiği, 04.04.2022 tarihli işlemle davacı tarafça davalı lehine taşınmaz üzerinde 2. dereceden ipotek tesis ettirildiği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalının savcılık soruşturması sırasında vermiş olduğu ifadesinin de gerekçeli inkar mahiyetinde bulunduğu, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; derece Mahkemelerindeki beyanlarını tekrarlayarak, davaya konu dairenin satış bedelinin 400.000,00 TL olduğunu, bu durumun tapudaki satış bedeli ve ... Bankasından kullanılan konut kredisi kapsamında alınan ekspertiz raporları ve tapu üzerine konulan 400.000,00 TL bedelli 2. dereceden ipotek ve davalıya gönderilen ihtarname ile sabit olduğunu, davalı ve dava dışı ...'ın soruşturma dosyasında alınan ifadelerinin hayatın olağan akışına aykırı ve gerçek dışı olduğunu, "Dairenin ödenecek kalan kısmını ve elden aldıkları paralardır... Bu senetlerin çoğu elden verilen paralar için, bir kısmı da daire satışından kalan alacağa ilişkin senetlerdir... Şahısların daire satışından tarafımaza borcu bulunmaktadır fakat toplam borcunun ne kadar olduğunu bilmiyorum..." şeklindeki beyanlarının dolaylı ikrar ve senedi talil niteliğinde olduğunu, dairenin bedelinin bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile ortaya çıktığını, müvekkili ... tarafından 25.04.2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan mesaj kayıtlarından; dava konusu senetlerin konut satımı ile alakalı ve bedelsiz olduğundan iade edilmesi konusunda söz verildiğinin anlaşıldığı, bu mesajların senetlerin iade edilmeyip kötü niyetle davaya konu haksız icra takiplerinin başlatıldığına ilişkin yazılı delil niteliğinde olduğu, ... Bankasının ekspertiz raporunda daire değerinin 660.000,00 TL olarak belirlenmesinin sebebinin yıpranma payı düşülmemesi olduğunu, 14.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi ve kambiyo senetlerine özgü icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça dava konusu takiplere dayanak olan senetlerin teminat senedi olduğu ve davalı lehine konulan ipoteğe ilişkin iddiaların yazılı bir belge ile ispatlanamadığı gibi süresinde yemin deliline de başvurmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılar tüketici olup harçtan muaf olduğundan, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.