Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15320 E. 2026/4179 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15320
- Karar No
- 2026/4179
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2411 E., 2025/1386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/688 E., 2023/425 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi üzerinden yetim aylığı aldığını, aylığının kesildiğini, bu hususu başvurduğu ... .. İl Müdürlüğünde haricen ve şifahen öğrendiğini, önceki dönem ödemelerinin de geri istediğini ödeme emri ile öğrendiğini, işbu ödeme emrinde ise aylığının kesilmesinin nedeni olarak boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşamasının gösterildiğini, davacının bu işleme itirazı üzerine davalı Kurum tarafından herhangi bir araştırma yapılmadığını, davacının eski eşi ... ile 2015 yılının Mayıs ayında evlendiğini, anlaşamadığı için eski eşi ...'den boşanmak istediğini, eski eşinin boşanmayı kabul etmesi üzerine 26.04.2019 tarihinde Çorum 2. Aile Mahkemesinin 2019/244 Esas sayılı kararı ile boşandıklarını, müvekkilinin annesinin 1995 yılında vefat ettiğini, davacının yetim aylığını ... ile evlenmeden önce de aldığını, davacının eski eşiyle aynı çatı altında bir arada yaşadıklarını ispat yükünün davalı Kurumda olduğunu, davacının boşandıktan sonra eski eşinin evinde kira sözleşmesi ile kirada kalması (boşanma davasında böyle anlaşıldığı için) vesilesiyle davalı Kurumun denetmen raporunda bu hususa dayanarak yeterli incelemeyi yapmadan davacının annesinden aldığı yetim aylığının kesildiğini, 05.05.20 19... .04.2021 tarihleri arasında yazılı kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının bu sözleşmeye istinaden eski eşinin evinde kaldığını, kaldı ki bu tarihler arasında kira bedelini de eski eşine verdiğini ve ödeme yapıldığına dair de imzasını attığını, 01.04.2021 tarihi itibariyle davacının eski eşinin kira miktarını artırması üzerine davacının o evden çıktığını, şuan ki oturduğu evin sahibiyle 05.04.2021 tarihli yazılı kira sözleşmesi yaptığını ve bu sözleşmeye istinaden halen fiili olarak kira sözleşmesine konu dairede kaldığını belirterek davacının davalı Kurumca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine ve davalı Kuruma toplam 37.854,06 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti için .. Sosyal Güvenlik Denetmenliğince olayın araştırıldığını, 06.09.2021 tarih ve 2021-413776-49 sayılı rapor düzenlendiğini, raporda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edildiğinden aylıklarının durdurulduğunu, yersiz ödenen aylıklar için borç çıkartıldığını, Kurum denetmenleri tarafından yapılan araştırma sırasında davacının ve eski eşinin MERNİS kayıtlarının, doğal gaz, ..., telefon ve elektrik aboneliklerinin, ... kayıtlarının, eczane kayıtlarının araştırıldığını, davacının oturduğu kayıtlı MERNİS adresindeki evin tapusunun eski eşinin olduğunu, yine davacının ikamet adresindeki internet aboneliğinin eski eşi üzerine boşanmadan sonra 12.09.2019 tarihinde alındığını, Kurum ... Eczane dökümlerinden elde edilen bilgilerde davacının boşanmalarını üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen 25.08.2020 tarihinde .. .. .. .. ... ve Araştırma Hastanesinden aynı tarih ve saatlerden sağlık hizmeti aldıklarının tespit edildiğini, davacının kayıtlı MERNİS adresine gidildiğini, adresinde yapılan araştırma sırasında davacı ile aynı apartmanda oturan komşularının yazılı ifadelerinin alındığını, her üç kişinin de davacının ve "eşinin" birlikte oturduklarını, boşandıklarından haberdar olmadıklarını beyan ettiklerini, denetim sırasında zilde de davacının eski eşinin adının yazılı olduğunun görüldüğünü, ayrıca davacının Mahkeme kararıyla da eski eşinin soyadını kullanmaya devam ettiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ikamet ettiği binada yapılan çevre soruşturması sonucunda ifadesi alınan apartman sakinlerinin; "davacının ve ...'in beraber yaşadıklarını, hanelerinde iki çocukları ile beraber kaldıklarını, boşandıklarına dair bir bilgilerinin olmadığını" beyan etmiş olmaları, davacının ikamet ettiği dairenin kapı zilinde boşandığı eşi ...'in isminin yer alması, boşanma tarihinden sonra davacının ikamet ettiği adreste eski eşi ... adına internet abonelik kaydının açılmış olması, davacının eski eşi ile boşandıktan sonra eski eşi üzerine kayıtlı olan evde ikamet etmeye devam etmesi, komşularından hiçbirinin davacı ile eski eşinin boşandıklarına dair herhangi bir bilgilerinin bulunmaması ve aile birlikteliği içerisinde beraber yaşadıklarını beyan etmeleri, davacı hakkında davalı Kurum tarafından düzenlenen 06.09.2021 tarihli rapor içeriği ile dosyada toplanan delillerin birbiri ile örtüştüğü, inceleme konusu dönemde davacının boşandığı halde eski eşi ile birlikte yaşadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine olan delillerin hiçbiri değerlendirilmeksizin, detaylı araştırma yapılmaksızın belirtilen gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosya kapsamında toplanan tüm deliller davacı lehine iken davanın reddine karar verilmesinin 2 çocuğu olan ve çalışmayan davacıyı ekonomik olarak zor durumda bıraktığını, dosya kapsamında iddia edildiği gibi fiili yaşama söz konusu olmadığı gibi dosya kapsamındaki deliller ile de fiili yaşamanın bulunmadığının ispat edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.