Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5263 E. 2026/2186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5263
- Karar No
- 2026/2186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/281 E., 2025/2812 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/635 E., 2023/880 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait ... marka otomobilinin İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2017/5680 Esas sayılı dosyası ile haczedilmesi nedeniyle verilen yakalama kararı gereği, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildiğini, akabinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 11.3.2019 tarihli yazısı ile yapılan incelemede müvekkiline ait aracın otoparkta olmadığının tespit edildiğinin ve otopark sahibi ile yetkilileri aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiğini, zararın icra dairesi görevlilerinin kusurlu eylemi neticesinde meydana geldiğini belirterek; müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 410.000,00 TL'ye artırmış ve dava tarihinden karar tarihine kadar 38.500,00 TL yasal faize karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ağır kusuru bulunduğunu, ayrıca araçların muhafazasından sorumlu otopark yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yediemin deposuna teslim edilen hacizli mal sebebiyle uğranılan zararın tahsilinin Adalet Bakanlığından talep edilmesi gerektiği, aracın bulunamaması sebebiyle eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 2 89... maddeleri kapsamında suç oluşturduğu dikkate alındığında uzamış ceza zamanaşımı itibariyle aksi yöndeki savunmanın yerinde olmadığı, teknik bilirkişi raporu içeriği itibariyle, davaya konu aracın dava tarihi itibariyle 410.000,00 TL değerinde olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 410.000,00 TL'nin davalı Bakanlıktan tahsiline, dava dilekçesi ile faizin talep edilmediği ve ıslah yoluyla faiz talep edilemeyeceği sabit görülerek bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 358. maddesi gereğince davanın yediemin olan dava dışı üçüncü kişiye yöneltilmesi gerektiği, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İİK'nın 88/5 maddesi uyarınca haczedilen malların davalı Bakanlık tarafından yetki verilen gerçek ve tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edildiğini, İİK'nın 358. maddesinin haczolunan mallar kendisine bırakılan üçüncü gerçek kişilerden bahsettiğini, yedieminin müvekkili tarafından değil davalı Bakanlık tarafından seçildiğini, davalı Bakanlığın gerek yasa gerekse devlete güven ilkesi gereği sorumlu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. İİK 5. maddesi kapsamında icra görevlilerinin sorumluluğu için; görevlilerin kusurlu hareket etmiş olmaları, hareketleri sonucu zarar vermiş olmaları ve zararla hareket arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Somut olayda, icra memurunun haczedilen aracı teslim etmesinden sonra sorumluluğun yediemine ait olmasına, icra memurunun yediemini denetleme gibi bir görevi bulunmamasına ve dolayısıyla icra memurunun kusurlu olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.