Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5398 E. 2026/2179 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5398
- Karar No
- 2026/2179
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1341 E., 2025/1619 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/51 E., 2025/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının Muş İli Merkez İlçesi ... Köyünde terör örgütü elamanlarınca döşenen mayının patlaması sonucu yaralandığını, bu olay üzerine Van İdare Mahkemesinde 2000/70 Esas sayılı davanın açıldığını, Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verildiğini, sonrasında ise Danıştay 10. Dairesinin 2001/1702 E., 2002/5214 K. sayılı ilamıyla kararın bozulduğunu, yeniden yargılama yapan Van İdare Mahkemesinin 2003/1013 E., 2004/1656 K. sayılı ilamına istinaden Muş İcra Müdürlüğünün 2005/365 Esas sayılı doyasından alacaklı vekili adına ... Muş şubesine Mahkemece takdir edilen maddi tazminat miktarı için 12.07.2005 tarihinde 51.899,17 TL ve 7.963,86 TL olmak üzere iki ayrı ödeme yapıldığını, Van İdare Mahkemesinin 2003/1013 E., 2004/1656 K. sayılı kararının Danıştay 10. Dairesinin 2005/5570 E., 2007/5288 K. sayılı ilamı ile bozulduğunu, sonrasında ise Van 1. İdare Mahkemesinin 2009/69 E., 2009/778 K. sayılı kararı ile Danıştayın bozma kararına uygun olarak davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, ödenen toplam 59.863,03 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Van İdare Mahkemesinin 2000/70 E., 2001/165 K. sayılı kararı ile davalının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay 10. Dairesinin 2001/1702 E., 2002/5214 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden onanmasına, maddi tazminat talebinin reddi kararının ise bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Van İdare Mahkemesinin 2003/1013 E., 2004/1565 K. sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, söz konusu karar nedeniyle davalının davacı Kurum aleyhine Muş İcra Müdürlüğünün 2005/365 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı ve bu dosya kapsamında davacı Kurum tarafından davalıya 12.07.2005 tarihinde iki kalem halinde toplamda 59.863,03 TL ödeme yapıldığı, İdare Mahkemesinin söz konusu kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesinin 2005/5570 E., 2007/5288 K. sayılı kararıyla; davalının talep ettiği 15.000,00 TL tazminat talebinin reddi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, Van 1. İdare Mahkemesinin 27.03.2009 tarihli ve 2009/69 E., 2009/778 K. sayılı kararı ile davanın 15.000,00 TL maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine, Danıştay 10. Dairesinin 20.06.2013 tarihli ve 2012/1 E., 2013/5460 K. sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme başvurusunun aynı Dairenin 19.03.2015 tarihli ve 2013/7655 E., 2015/1196 K. sayılı kararı ile reddine karar verilmesi sonucunda kararın 26.11.2015 tarihinde kesinleştiği, ancak davalının bireysel başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve 2015/9815 başvuru numaralı kararı ile hak ihlali ve yeniden yargılama kararı verilmesi sonucunda, Van 1. İdare Mahkemesinin 30.03.2020 tarihli ve 2019/3381 E., 2020/849 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay 10. Dairesinin 08.02.2022 tarihli kararı ile onanarak 21.01.2025 tarihinde kesinleştiği, davacı Kurum tarafından işbu davanın dayanağı yapılan hükmün ortadan kalktığı, bunun neticesinde davalının davacı Kurumdan haksız yere para tahsil ederek sebepsiz zenginleşmesi gibi bir durumunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davaya dayanak yapılan mahkeme kararının Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararla kaldırıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacı Kurumun, davanın açıldığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olduğu ancak, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü veya yeni bir içtihat gereğince davada haksız çıkması nedeniyle yargılama giderlerine mahkum edilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız ödeme iddiasına dayalı istirdat davasıdır. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacının talebi dava açıldığı tarihte haksız ödeme mahiyetinde olan ve davalıya ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının iddiasına dayanak Mahkeme kararının, Anayasa Mahkemesi kararı üzerine İdare Mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama neticesinde davacı Kurum aleyhine sonuçlanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; davanın açıldığı tarihte davacı Kurumun dava açmakta haklı olduğu, yargılama aşamasında kesinleşen Mahkeme kararı ile haklılık durumunun değiştiği göz önünde bulundurularak davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.