Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5258 E. 2026/2187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5258
Karar No
2026/2187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1387 E., 2025/1210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/829 E., 2023/616 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu Ankara İli, Mamak İlçesi, ... Mahallesi, 35866 ada, 2 parselde kayıtlı, 50/482 arsa paylı, 1. Bodrum Kat, niteliği dükkan olan 10 no'lu bağımsız bölümü 01.03.2010 tarihinde davalı ... vekili dava dışı ...'dan satın aldığını, arsa sahipleri tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasında tapunun iptal edilerek üçüncü kişiler adına tesciline karar verildiğini, zararlarının tazmini amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini alacak davası olarak değiştirerek, bağımsız bölümün; Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/78 E. Sayılı dosyası ile verilen tapu iptal kararının kesinleşme tarihindeki değeri olan 92.000,00 TL'nin kesinleşme tarihi olan 08.09.2015 itibariyle işleyecek yasal faizi ile aksi kanaat halinde icra takip tarihinden işleyecek faizi ile aynı davada ödemek durumunda kaldığı toplam 10.397,32 TL (9.132,32 TL tek başına, 1.265,00 TL müşterek sorumlu olunan yargılama giderinde müvekkile düşen pay) yargılama giderinin icra takip tarihinden aksi kanaat halinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; husumet itirazında bulunarak, davacının taşınmaz satış sözleşmesinin kurulduğu sırada zapt tehlikesini bildiğini, davacının talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 217. maddesine aykırı olduğunu, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararın dava dışı yüklenicinin-müteahhitin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen zarar olduğunu, taşınmazın davacıya satılana kadar dört defa satış işlemi geçirdiğini, müvekkilinin taşınmazı yükleniciden bağımsız bölümü satın alan üçüncü bir şahıstan 05.06.2009 tarihinde satın aldığını, 01.03.2010 tarihinde de davacı ...'e sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından davacıya satışı gerçekleştirilen dava konusu 10 nolu bağımsız bölümün Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/78 E. Sayılı dosyasında verilen karar ile davacı adına olan tapu kaydının iptaline karar verildiği, davacının satış sözleşmesinde zapta karşı tekeffül hükümleri kapsamında TBK'nın 214 vd maddelerinde düzenlenen alacaklara hak kazandığı, yapılan bilirkişi incelemesine göre bu hükümler doğrultusunda davacının 102.397,32 TL'lik alacağının bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, husumetin doğru yöneltilmesi, TBK'nın 214 ve devamı maddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince davalı satıcının davacı alıcıya karşı sorumlu olması, davacı tarafından yargılama giderlerine ilişkin makbuz ile ödeme belgesi sunulması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; zararın dava dışı yüklenicinin sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiği ve davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiği, satım sözleşmesinin yapıldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan kişisel hakların tapuya şerh verilmediği ve bu nedenle üçüncü kişinin zapta imkan veren üstün bir hakkının bulunmadığı, davacının, satım sözleşmesinin kurulduğu sırada zapt tehlikesini bildiği, kendisine karşı açılan davayı süresinde ve usulüne uygun bir şekilde bildirilmediği, taleplerin TBK 217. maddesine aykırı olduğu, taşınmazın satış senedine göre 6.000,00 TL bedel ile satıldığı, bilirkişi tarafından taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinin hatalı hesaplandığı, hüküm altına alınan yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin davacı tarafından ödenip ödenmediği konusunda somut herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacı ile davalı satıcı arasında yapılan ihale sonucuna göre dava konusu taşınmaz tapu sicil memuru huzurunda yapılan sözleşme ile davacıya satılmasına, satış tarihi itibarıyla tapuda satımı engelleyen veya taşınmazın niteliği ile ilgili herhangi bir şerh bulunmamasına, yapılan satımın geçerli bir satım olması nedeniyle, davacının, başlangıçta hukuken geçerli olarak kurulan ancak sonradan ortaya çıkan sebeplerle ifası imkansız hale gelen sözleşmede, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 08.09.2015 tarihi itibari ile gerçek rayiç değerini ve müspet zararını talep edebilecek olmasına, taşınmazın rayiç değerinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5258, K. 2026/2187, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5258-e-2026-2187-k-11aef6cd0732