Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5343 E. 2026/2188 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5343
Karar No
2026/2188
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/39 E., 2025/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2024/286 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ... ile müvekkili arasında Ankara ili Mamak ilçesi ..., ... ve ... Mahallelerindeki bir takım taşınmazlar üzerinde ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin taşınmazlardaki haklarını davalı belediyeye devretmiş olduğunu, karşılığında davalı Belediyenin 100 m² büyüklüğünde 1 konut/daireyi müvekkiline teslim etme taahhüdünde bulunduğunu, davalı Belediyenin sözleşme kapsamında üzerine düşen edimi on iki yılı aşkın bir süredir yerine getirmediğini, davalı Belediyeden sorulması üzerine alınan 27.07.2022 tarihli yazı ile "10 Etaptan belediyemizle 21.04.2010 tarihinde 1 (bir) adet 100 metrekare'lik konut karşılığı arsa sözleşmesinin imzalandığı davacıya söz konusu teslim edilmesi gereken bağımsız bölümün 10.etap kapsamında yer aldığı, parselasyon çalışmalarının devam ettiği, parselasyon çalışmalarının bitmesi akabinde konut üretiminin başlayacağını tarafımıza bildirmiştir." şeklinde cevap verildiğini, bununla birlikte konut üretimi için parselasyon, zemin etüdü, mimari projesi, ihale/yüklenici, inşaat, kura v.b. gibi çalışmaların aradan geçen zamana rağmen yapılmadığını, bu bağlamda davalı Belediyenin makul süreyi aşarak, temerrüde düştüğünü ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararın belirlenmesi suretiyle, teslim edilmeyen konutun güncel rayiç bedeli için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL bedel ile teslim edilmeyen konutun kayıp kira bedeli için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 500,00 TL bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 08.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile güncel bedel talebini 1.330.643,64 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; sözleşmenin ifası bakımından herhangi bir süre ile kira yardımının taahhüt edilmediğini, müvekkili İdare tarafından konut üretileceği taahhüdünün olmadığını, ayrıca davacının sözleşmelerinin olduğu etap sınırları içerisinde üretilecek konutlardan taraflarına konut teslimatı yapılacağını, davacının hem ifa yerine geçen müspet zararı, hem de geç teslim iddiasıyla kira bedeli tazminatını isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın davacıya teslim edilmesi gereken konutların rayiç bedeli kadar olabileceği, davacı tarafından kira kaybına ilişkin talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.330.643,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kira kaybı tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, dava konusu uyuşmazlığın kentsel dönüşüm kapsamında sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle davanın adli yargı yerinde ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 21.04.2010 sözleşme ile dava tarihi arasında 10 yılı aşkın süre geçmesine rağmen henüz konutların yapımına dahi başlanmadığı, inşaatın ne zaman biteceği ve konutun ne zaman üretilerek davacıya teslim edileceğinin belirsiz olduğu, davacı hak sahibinin edimlerini yerine getirmesine karşılık, dava tarihi itibariyle davacıya taahhüt edilen konutun inşa edilmediği gibi tesliminin de yapılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı ile yapılan sözleşmenin idari sözleşme olması nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının sözleşmeyi ve sözleşmedeki taahhütleri okuyup kabul ederek imzaladığını, sözleşmenin ifası bakımından davacıya herhangi bir sürenin taahhüt edilmediğini, İdarenin projenin sosyal bir proje olması sebebiyle sözleşme yapan hak sahiplerinin barınma ihtiyacını karşılayacak konutların teslimine öncelik tanıdığını, bu doğrultuda hak sahiplerine proje kapsamında üretilen konutların tesliminin yapıldığını, 100 m² konut teslimatlarının yapılabilmesi için çalışmaların devam ettiğini, inşaata hiç başlanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sözleşme gereğince davacıya teslim edilecek konutların tesliminin yapıldığını, diğer birimlerin ise inşaat çalışmalarının devam ettiğini, davacıya sözleşme ile taahhüt edilen afaki konut bedeli değil, sözleşmeye konu hissenin iade edilmesi gerektiği ileri sürülerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında imzalanan arsa karşılığı konut sözleşmesi gereğince ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.

Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde adli yargı Mahkemelerinin görevli olmasına, davacıya ait taşınmazın devri ve belirlenen eksik bedelin ödenmesi karşılığında davalı ... tarafından yapılacak bağımsız bölümlerden verileceğine dair sözleşme imzalanmasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123 ve devamı maddelerinde düzenlenen karşılıklı borç yükleyen sözleşme niteliğinde bulunmasına, sözleşme uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine, davalı Belediyenin ise sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin sabit bulunmasına, davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacıya teslim edilmesi gereken taşınmazın rayiç bedeli kadar olmasına, dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç bedellerinin bilirkişi tarafından usulünce belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5343, K. 2026/2188, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5343-e-2026-2188-k-badae5dd71bd