Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4613 E. 2026/2190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4613
Karar No
2026/2190
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/201 E., 2025/805 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/562 E., 2024/297 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile 16.05.2017 tarihinde imzaladığı adi yazılı şekilde daire satış sözleşmesiyle davalı şirket tarafından Samsun ili Atakum ilçesi ... mahallesinde inşa edilecek taşınmazdan bir bağımsız bölümü 300.000,00 TL'ye satın aldığını, bedelin elden nakit olarak ödendiğini, davalı şirket tarafından teslim süresi olan 36 ayın sonunda bağımsız bölümün teslim edilmediğini belirterek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dairenin piyasa rayiç değerinin denkleştirici adalete göre tespiti ile şimdilik 15.000,00 TL ve yoksun kalınan kira bedeli olarak 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında 13.07.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taşınmaz sebebiyle alacak talebini 2.100.000,00 TL'ye, kira alacağı taleplerini ise 28.448,23 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davacının inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra, arsa sahipleri ile sözleşme yapılmasında çabasının olduğunu belirterek, emeğinin karşılığı olarak bir daire talep ettiğini, bunun üzerine sunulan belgenin düzenlendiğini, herhangi bir bedel ödenmediği halde "ödenmiştir" diye yazıldığını, inşaat sürerken müvekkilin yanına ortak alarak iş ortaklığı sözleşmesinin arsa sahiplerince imzalanması aşamasında, davacının arsa sahiplerini etkileyerek ortaklığı engellediğini, bu nedenle inşaatın tamamlanamadığını, daha sonra arsa sahipleri ile müvekkilinin anlaşarak sözleşmeyi fesih ettiklerini, davacının engellemelerinden dolayı yapılamayan bir taşınmaz için bedel talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sözleşmeden dönerek rayiç bedel talep ettiği, artık gecikme tazminatı veya kira bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 2.100,000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yoksun kalınan kira bedelinin tazminine yönelik talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşme gerek alacağın temliki hükümleri, gerekse 6502 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 41. maddesi uyarınca geçerli satış sözleşmesi niteliğinde olup, sözleşmede daire bedelinin tamamının ödendiği yönünde düzenleme bulunması sebebiyle, bedelin ödenmediği konusunda ispat yükünün davalı tarafta bulunması ve davalı tarafça kesin deliller ile bu savunmanın ispatlanamamış olması sebebiyle satışı yapılan dairenin ifanın imkansız hale geldiği dava tarihindeki değeri üzerinden karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; sözleşmenin taşınmaz satış sözleşmesi olmadığını, komisyon sözleşmesi olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Katılma yoluyla davacı vekili; müvekkil aleyhine reddedilen kira bedeli yönünden ve 2.100.000,00 TL olarak kabul edilen tazminat bedelinin daha yüksek bedelle kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden dönmediğini, davalı inşaat şirketinin müvekkille arasındaki sözleşmeye göre söz konusu bağımsız bölümü teslim etmesi gereken tarih 30.06.2020 iken bu tarihte teslim edilemediğini, 30.06.2020 tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede müvekkilin kira bedeli zararının karşılanması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taşınmaz satış sözleşmesine dayalı güncel değerinin ödenmesi ve kira bedeli istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı yüklenicinin dava dışı arsa sahipleri ile noterde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, davalının kendisine düşen taşınmazı 16.05.2017 tarihli daire satış sözleşmesi ile alacağın temliki hükümlerine dayanarak davacıya sattığı, satım bedeli olan 300.000,00 TL'nin elden ödendiği, taşınmazın devrinin yapılmadığı, davacı tarafından taşınmazın rayiç bedeli ile gecikme tazminatı talep edildiği, sözleşmenin TKHK uyarınca geçerli olduğu, Kanunun 11. maddesindeki seçimlik haklardan birinin kullanılabileceği, bu hakların bir kez kullanılmakla tükendiği, sözleşme feshedildiğinden taşınmazın rayiç bedeline hükmedildiği, ancak feshedilen sözleşmeye dayalı olarak kira tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4613, K. 2026/2190, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4613-e-2026-2190-k-a9404414f8e4