Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2945 E. 2026/910 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2945
Karar No
2026/910
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2036 E., 2025/701 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahk. Sıfatıyla) SAYISI : 2022/398 E., 2024/492 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı yükleniciden 16.10.2015 tarihli daire satış sözleşmesi ile dava konusu bağımsız bölümü inşaat başlamadan 269.000,00 TL karşılığında haricen satın aldığını, inşaatın tamamlanarak bağımsız bölümlerin bir kısmının satılmaya başlandığını ancak dava konusu bağımsız bölümün halen davalı adına kayıtlı olup müvekkiline teslim edilmediğini, 11.04.2022 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının taşınmazın değer kazandığından bahisle fark ücret talep ettiğini, 7 yıllık süreçte müvekkilinin kazanç kaybı oluştuğunu, bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle kira zararının oluştuğunu, müvekkilinin yaklaşık 70.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 199.000,00 TL'yi mahkeme veznesine depo edebileceğini, açıklanan gerekçelerle öncelikle dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, tapu iptal tescil talebinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın güncel bedelinin davalıdan tahsiline ve şimdilik 1.000,00 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, tapu iptal tescil talebinin yerinde olmadığını, adi yazılı sözleşmenin geçerli sayılamayacağını, bağımsız bölüm doğrudan müvekkili şirketten satın alındığından sözleşmenin alacağın temliki niteliği taşımadığını, davacının toplam 57.000,00 TL ödediğini ve teslim süresi olan 11.11.2017 tarihinden önce kendi edimi olan ödemeleri yapmadığını, müvekkili ortağının fetö soruşturması kapsamında yargılandığından bu süreçte şirket hesaplarına tedbir konulması nedeniyle şirketin faaliyetine devam edemediğini, sonrasında şirket yetkilisinin herkesle görüşerek anlaşmaya vardığını, inşaatı bitirip teslim ettiğini, ancak davacının sözleşmeden vazgeçtiği yönündeki beyanına birçok kişinin şahit olduğunu, davacının kira alacağı isteyemeyeceğini, kendi edimini yerine getirmediğinden taşınmazın güncel bedelini de isteyemeyeceğini, ancak ödediği bedelin yasal faizi ile iadesinin mümkün olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçersiz satış vaadi sözleşmesi gereğince diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandığı, dosya kapsamında ifanın imkansız hala geldiği tarihe ilişkin netlik bulunmadığından dava tarihi olan 06.09.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğinin kabul edildiği, davacının dekontlarla tespit edilen 28.500,00 TL ödemesi olmakla birlikte davalı cevap dilekçesinde toplam 57.000,00 TL ödeme yapıldığını kabul etmiş olduğundan yapılan toplam 57.000,00 TL ödemenin dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin 287.181,17 TL olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu tutar yönünden davanın kabulünün gerektiği, sözleşme geçersiz olduğundan geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağından sözleşme gereğince kararlaştırılan edimlerin ifasının taraflardan beklenemeyeceği, bu sebeple geçersiz sözleşme gereğince davacının kira bedeli talebinde bulunması mümkün olmayıp, sadece ifa edilenlerin geri iadesini isteyebileceğinden kira alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile tapu iptal ve tescil talebi ile kira alacağı talebinin reddine, 287.181,17 TL alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E.-1988/2 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, sözleşmeye göre bedelin süresinde ödenmediği, yapılan sözleşmenin şekil şartına uyulmadan yapıldığı ve dubleks dairenin davacı tüketiciye teslim edilmediği nazara alındığında temlik yükümlülüğü doğurmadığı, bu nedenle tapu iptali ve tescil isteğinin reddinin yerinde olduğu, davacı tarafından davalıya ödendiği kabul edilen 57.000,00 TL'nin denkleştirici adalet kuralı gereğince dava tarihindeki alım gücüne uyarlanması suretiyle bulunan değer istenebileceğinden mahkemenin bu bedelin davacıya iadesine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın kısmen kabulü ile 287.181,17 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesine karşın, 19.617,34 TL harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken 427,60 TL harcın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, yargılama harçları kamu düzeni ile ilgili olduğundan ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davacı ve davalı vekili istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, kamu düzeni nedeniyle kararın kaldırılmasına, harca ilişkin düzeltme yapılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile tapu iptal ve tescil talebi ile kira alacağı talebinin reddine, 287.181,17 TL alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, öncelikli talep olan tapu iptal ve tescil talebinin reddinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunu, taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olduğunu ve müvekkilinin eksik kalan satış bedelini depo edebileceğini beyan ettiğinden bu hususun dikkate alınması gerektiğini, karar gerekçesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden daire alan tüketicinin tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde denkleştirici adalet ilkesi gereği tazminat talebi ile kira alacağı istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E.-1988/2 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca taraflar arasındaki sözleşme geçerli olup, yine davacının tüketici sıfatı nedeniyle 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 41/1. maddesi gereği davalı sonradan sözleşmenin geçersizliğini davacı (tüketici) aleyhine olacak şekilde ileri süremeyecektir. Ancak davacının sözleşmeye göre kararlaştırılan bedeli süresinde ödemediği ve bu haliyle kendi edimini yerine getirmediğinden tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla, bu gerekçelerle tapu iptal ve tescil talebinin reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesinin isabetli görülmeyen gerekçesi ile tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de; Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda izah edildiği şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2945, K. 2026/910, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2945-e-2026-910-k-03428a8c4b4d