Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5221 E. 2026/2400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5221
Karar No
2026/2400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1077 E., 2025/1525 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/896 E., 2024/881 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket tarafından inşa edilen “... Sitesi" içerisinde yer alan bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalı şirket tarafından ortak alanında inşa edilen yapay gölette birçok eksik, hatalı imalat ve yapılmayan işler bulunduğunu, yapay göletteki eksik, hatalı imalatlar ve yapılmayan işlerin tespiti için değişik iş tespit dosyası ile bilirkişi raporu alındığını, dava konusu göletin davacıya vaad edildiği şekliyle imal edilmediği gibi eldeki dava tarihine kadar teslim de edilmediğini belirterek, şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zaman aşımı ve husumet itirazları olduğunu, davacının konutunun taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnameye uygun surette tamamlanıp kendisine teslim edildiğini, yapay göletin muhafazasının, devamlılığının, işlerliğinin sağlanmasının tamamen dava dışı site yönetiminin sorumluluğunda olduğunu, 2017 yılından bu yana dava dışı site yönetiminin hüküm, tasarruf, görev ve sorumluluğunda bulunan yapay gölet ile ilgili olarak 5 yılı aşkın bir zaman sonra müvekkili şirkete eksik ve hatalı imalat iddiası ile dava ikame edilmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda dava konusu yapay göletin projesine aykırı bir unsurun bulunmadığının değerlendirildiği, buharlaşmayla eksilen suyla ilgili olarak projeye aykırılık bulunmadığı, davalıdan kaynaklı bir ayıplı imalat bulunmadığı, davacıya ait taşınmazda bir değer kaybı oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece tüketici hakem heyetine başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; dava konusu gölete ilişkin olarak bilirkişice bir tespit yapılması durumunda ortaya çıkacak bedellerin Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru miktarının çok üstünde çıkacağının aşikar olduğunu, yerel Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, göletin boş haliyle keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili lehine vekalet ücretinin eksik takdir edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, satın alınan taşınmaza ait ortak alan niteliğindeki göletteki eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2020 tarihli ve 2017/13-551 E., 2020/239 K. sayılı ilamı ile 24.06.2021 tarihli ve 2017/(13)3-2234 E., 2021/830 K. sayılı ilamlarında belirtildiği üzere tüketicinin gerek dava açarken (HMK m.119/1-d) gerekse Tüketici Hakem Heyetlerine başvururken (Yön. m.22) talep sonucunun değerini göstermek zorunda olduğu, ancak iddia konusu alacak değerinin dava veya başvuru sırasında belirlenmesi mümkün değilse yahut alacaklıdan bunu belirlemesinin beklenemeyeceği bir hâl söz konusu ise dava ya da başvurunun belirlenebilen asgari bir miktar üzerinden yapılacağı, tüketicinin belirleyebildiği ve bu suretle dilekçesinde gösterdiği asgari miktar 6502 sayılı Kanunun 68., ilgili Yönetmelik’in 6. maddesinde düzenlenen parasal sınır dâhilindeyse başvurunun Kanun'un amacına uygun şekilde öncelikle Tüketici Hakem Heyetleri nezdinde yapılması gerektiği, aksi yönde bir kabul kanun koyucunun belli parasal sınırlar için zorunlu çözüm yeri olarak öngördüğü Tüketici Hakem Heyetlerini işlevsiz hâle getirerek, belirsiz/kısmi alacak davası olarak açıldığı belirtilen her ihtilâfın mahkemeler önüne getirilmesine ve bu suretle kanun koyucunun amacına aykırı şekilde Mahkemelerin iş yükünün artmasına, uyuşmazlıkların daha geç çözümlenmesine yol açacağı; bu hususun 6502 sayılı Kanun’un 72... . maddelerine dayanılarak Tüketici Hakem Heyetlerinin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin hazırlanması sırasında da dikkate alındığı ve Yönetmeliğin 22. maddesinde de açıkça düzenlendiği anlaşılmaktadır. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının dava değerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL olarak belirlediği belirsiz alacak davasında, Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılmadan doğrudan dava açılmış olduğunun bu nedenle dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5221, K. 2026/2400, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5221-e-2026-2400-k-5f69b8482a03