Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3549 E. 2026/2383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3549
Karar No
2026/2383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/128 E., 2025/864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/288 E., 2024/159 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılardan Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalılar vekili Avukat ...'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacıların murisi ...'ın, 27.04.2018 tarihinde ... Mahallesi, ... Mevkii, 1010 Sokak üzerinde ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ... Nakliyat firmasına ihale edilen yol yapım ve kazı çalışmalarında, davalı ...'a ait nakliye firmasına bağlı olarak çalışan ve davalı ...'e ait ekskavatör hidromak iş makinesini kullanan davalı ...'un kullandığı iş makinesinin kovasının çarpması sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarını ileri sürerek; şimdilik davacılardan eşi ... için 5.000,00 TL, çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50,00 TL olmak üzere toplam 5.200,00 TL maddi tazminatın, eşi ... için 100.000,00 TL, çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, meydana gelen olayda sorumlunun yüklenici olduğunu, davalı ... sadece ihale makamı olduğunu, davacının iddialarının aksine davalı şirket ile davalı ... arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunmadığını, uyarılara uymayarak çalışma alanına giren murisin olayın meydana gelmesine kendi kusuru, ihmaliyle dikkatsizliğiyle sebebiyet verdiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili; davalıların meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığını, murisin olay meydana geldiğinde 63 yaşında olduğunu, yaşı itibariyle murisin kendisi bakıma muhtaç durumda iken ve kendi geçimini zar zor sağlarken dava dilekçesinde iddia edildiği gibi çocuklarına maddi destekte bulunabilecek bir ekonomik durumunun mevcut olmadığını, murisin iş makinesinin manevra alanında bulunması ve kepçenin kovasının vurması sonucu öldüğünü, gerçekleşen ölümde murisin ağır kusuru bulunduğunu, zarar görenin ağır kusurunun zarar vereni sorumluluktan kurtardığını, kazaya sebebiyet veren iş makinesinin kullanıcısı olan davalı ...'un iş makinesinin sahibi ...'in yanında işçi olarak çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Belediyenin işveren olması sebebi ile tazminattan sorumlu olacağı, diğer davalıların da İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri kapsamında kusurlu oldukları, vefat eden desteğin ise kazı alanındaki fındık dallarını ve kazıkları topladığı, yapılan tehlikeli olduğunu bilmesine rağmen kendini tehlikelerden koruyacak şekilde hareket etmediği, tehlikeli davranışlarda bulunduğu, çevredekiler tarafından uyarılmasına rağmen çalışma alanında aralıklı sürelerde devamlı girdiği anlaşıldığından %30 kusurlu olduğu, güncel asgari ücret esas alınarak davacılardan ...'nin 874.794,30 TL, ...'in 565,85 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabileceğinin hesaplandığı, davacıya kaza sebebi ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan bir gelir bulunmadığı, hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamanın hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, desteğin vefat tarihinde ergin olan çocukları ..., ... ve ...'nin destek aldıkları somut delillerle ispat edilemediğinden tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, olayın meydana geliş şekli, kazadaki kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacılarda oluşan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacılardan ... için 874.794,30 TL ve ... için 565,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ..., ... ve ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 45.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL ve ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; gerek ceza dosyası kapsamında gerekse eldeki dosyada alınan 22.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında, desteğin meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu bulunduğu, alınan bilirkişi raporları ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında, davalıların da olayın meydana gelmesinde kusurlu oldukları, desteğinin kusuru dışında kalan %70 kusur oranının ne kadarının hangi sorumluya ait olduğu hususunun müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, olayın meydana geliş şekli, olay tarihi itibariyle paranın alım gücü ile tarafların kusur durumları dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın da yerinde bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı Belediyenin hiçbir kusuru olmadığını, çalışma sırasında ki her türlü emniyet ve tedbirlerinin alınması, trafik levha ve cihazların dikilmesi, şayet levhalarının işaretlemeye gerek duyulmayana kadar yolda tutulması işinin yükleniciye ait olduğunu, işaretleme nedeni ile doğabilecek her türlü cezai yükümlülüklerinden yüklenicinin sorumlu olacağını, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, desteğin çocuklarına maddi destekte bulunabilecek bir ekonomik durumunun mevcut olmadığını, tazminat hesabının hatalı olduğunu, uyarılara uymayarak çalışma alanına giren desteğin olayın meydana gelmesine kendi kusur, ihmal ve dikkatsizliğiyle sebebiyet vererek asli kusurlu olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili; olay nedeniyle davacıların maddi ve manevi bir zararının olmadığını, olayın meydana geldiğinde 63 yaşında olması nedeniyle, yaşı itibariyle bakıma muhtaç durumda olduğunu, çocuklarına maddi destekte bulunabilecek bir ekonomik durumunun bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde desteğin ağır kusurlu bulunduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davacılar vekili; davalıların iş düzeni, güvenliği ve denetimi ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmemeleri nedeniyle olayın meydana gelmesinde asli ve birinci derecede sorumlu olduklarını, olayın gerçekleşmesinde desteğin hiçbir kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporlanın yeterli olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların murisinin yol çalışması sırasında meydana gelen kazada vefatı nedeniyle oluşan zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm vermeye yeterli olmasına, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ... Belediyesinden alınıp davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3549, K. 2026/2383, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3549-e-2026-2383-k-bd3b71e710ad