İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/54 E. 2026/111 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/54
- Karar No
- 2026/111
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/54 Esas KARAR NO : 2026/111
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2025 KARAR TARİHİ : 01/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil şirket .... ve grup şirketi .... 1890 yılına dayanan geçmişi ile Türkiye ve dünyanın önde gelen pırlanta markalarından olan markalarının yaratıcısı olup, 2019 yılında devraldığı "..." markası ile Türkiye ve Dünya’ya yeni markasını sunduğunu, ... ve ... bilindiği üzere, Türkiye'de pırlanta denildiğinde akla ilk gelen markaların başında yer aldığını, müvekkil şirket ...'ın, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “...” , “...” , “...”, “...” ve “...” olmak üzere, onlarca marka tescili bulunduğunu, davaya konu somut olayda; müvekkil şirket ... Pırlanta'ya ait "..." alan adlı sitenin birebir kopyasını oluşturan davalı .com uzantısından sonra gelmek üzere "..." uzantısı eklemek suretiyle birebir şekilde yalnızca uzantısını değiştirerek bir site açtığını, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek ...../ alan adına erişimin engellenmesini davalının tespiti için Bilgi Teknolojileri Kurumu ve Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne ve mahkemenizce gerekli görülecek diğer kurumlara müzekkere yazılmasını, müvekkil şirketler adına tescilli markaların ve internet sitesinin aynen kopyalanması sebebiyle meydana gelen haksız rekabet ile marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sona erdirilmesi ile kesinleşmiş mahkeme kararının ilanı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin haksız fiilleri ile işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı üzerine bırakılması kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na "...../" alan adının sahiplik bilgilerinin celbi için müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazının incelenmesinde, "İnternet adreslerine ait içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, alan adı/IP adresi kimlik bilgileri gibi bilgilere, internet açık kaynaklarından elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan internet.btk.gov.tr adresinde yer alan site bilgileri sorgu sayfasından veya diğer açık kaynaklardan (...,..., ..., ..., ....) ulaşılabilmektedir. Ancak; internetin doğası gereği, açık kaynaklardan elde edilen bu bilgilerin doğruluğu ve güncelliği taahhüt edilemeyeceğinden, söz konusu bilgilerin bu husus göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği" yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır. Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne "...../" alan adının sahiplik bilgilerinin celbi için müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazının incelenmesinde, "651 sayılı Kanun'un 6/A maddesi uyarınca Birliğimiz, aynı Kanunun 8 ve 8/A maddeleri kapsamı dışındaki içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanması konusunda koordinasyon görevine sahiptir. İlgide kayıtlı yazı ile talep edilen hususlarda Birliğimizi: görev ve yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca söz konusu bilgiler Birliğimizde mevcut da değildir. Bu nedenle, ilgide kayıtlı yazı ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesis edilememiştir." yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır. Davalının kimlik bilgilerinin tespiti hususunda rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli raporu ile, "....." web sitesinin güncel durumda kapalı durumda olduğu, ...../web sitesinin ... üzerinde ... ile ... tarihleri arasında kayıt edilmiş 6 adet geçmiş sürümünün bulunduğu, .... tarihli arşiv kaydından alınan ekran görüntüsünde, web sitesinde “....” ile .... şeklinde incelenen alan adı dışında davacıya ait alan adını ihtiva eden (davacıya ait) iletişim adresinin yer aldığı, arşiv kaydında görülen Ürün Detay sayfaları, Mesafeli Satış Sözleşmesi, Banka hesapları, İletişim, Kişisel Verilerin Korunması başlıklı alt sayfalar başta olmak üzere tüm alt sayfalar tek tek gezilerek yapılan incelemede bu sayfaların tamamının güncel durumda kapalı durumda olduğu gibi geçmiş tarihli arşiv kayıtlarının da bulunmadığı, yalnızca web sitesi ana sayfası üzerinde yapılabilinen incelemelerde herhangi bir şirket unvanı ya da şahıs ismine rastlanılmadığı, ..... alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının ... ülkesi merkezli ... isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden kayıt edildiği, alan adının 28.01.2025 tarihinde tescil edildiği, alan adının sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle kamuya açık verilerden alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Mahkememizin .... tarihli ara kararı ile davalının kimlik bilgilerinin tespiti amacıyla "..." adresinde kayıtlı olduğu bildirilen dava dışı ... firmasından istinabe talep edildiği, T.C. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü müzekkere cevabı ile ... Merkezi Makamlarına istinabe talepnamesinin iletildiği, ...'nın ... tarihli, ... sayılı cevabi yazısını ekte gönderdiği Almaya Merkezi Makamı'nın cevabi yazısında .... medeni usul hukukunda re'sen araştırma ilkesi bulunmadığından istinabe talebinin iade edildiği görülmüştür. Her ne kadar doktrin ve Yüksek Yargıtay'ın içtihatlarına göre HMK 119/1-b bendi uyarınca münhasıran davalının adres bilgilerinin eksik olması durumunda, mahkemece res'en araştırma yapılması gerektiği, res'en araştırma sonucunda da adres bilgileri bulunmazsa ilanen tebligat yoluna gidilmesi gerektiği mahkememizin malumu ve uygulaması olsa da, somut olayda sadece davalının adresi değil davalının hiçbir kimlik bilgisinin mahkememize sunulamadığı, gerçek ya da tüzel kişi olup olmadığının dahi bilinmediği, bu hali ile mahkememizce res'en nazara alınması gereken taraf ve davalı sıfatı ve ehliyetinin dahi kontrol edilemediği, tüzel kişiliği bulunmayan internet adresinin "yetkilisi" sıfatının yazılan müzekkereler ile net bir şekilde tayininin mümkün olmadığı, davacı talebinin HMK 119.maddesi ile sağlanmak istenen usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı ve makul sürede sonuçlandırılması ilkelerine ve söz konusu maddenin lafzı ile ruhuna uygun olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Aksi halin kabulü, yani, davacının dava açmadan önce belirleyemediği, kim olduğunun sunulan dava dilekçesine göre mahkememizce de net bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı her durumda, müphem ve anonim kişilere esas hakkında açılan davaların senelerce uzamasına ve sağlıklı bir sonuca ulaşılamamasına yol açar. Mahkememizce bir araştırma ile net bir şekilde tayini mümkün olanlar hariç (Bir anonim şirketinin kurucu ortağı, dava tarihi itibariyle temsile yetkilisi, gibi) davaya konu olayda olduğu gibi, internet adresinde tecavüz oluşturduğunu iddia edilen fiilden ne derece kimin sorumlu olduğunu iddia ederek söz konusu fiillerle ilişkilendirdiği kişileri, talep ve dava ile bağlı olan mahkememize sunmak, davacının asli görevidir. Yoksa mahkememizin görevi, sorumlu olabilecek kişileri araştırarak davacının seçimine sunmak değildir. Mahkememizin ... tarihli ele alma tutanağı ile, davacılar vekiline, davalının açık kimlik bilgileri ve adresini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonunda kimlik bilgileri ve adres bildirilmediği takdirde davanın HMK 119/1-b, HMK 114 ve 115 maddeleri uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacılar vekiline işbu tebligatın .... tarihinde e-tebliğ aracılığıyla tebliğ edildiği, verilen kesin sürenin dolduğu ancak beyanda bulunmadığı anlaşıldığından davanın HMK 119/1-b, HMK 114 ve 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır