Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5065 E. 2026/2429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5065
- Karar No
- 2026/2429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/746 E., 2025/760 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/117 E., 2025/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; katı atık düzenli çöp depolama sahasında metan gazından elektrik enerjisi üretilmesi işini ihale ile alan davacı ile davalı arasında imzalanan 16.01.2017 tarihli sözleşme uyarınca idarenin atıkları düzenli depolaması ve davacının üretimden elde ettiği brüt gelir üzerinden işletme bedeli ödemesinin kararlaştırıldığını, 22.10.2020 tarihi itibarıyla depolama alanının kapasitesini doldurarak düzenli depolama vasfını yitirdiğini, bu durumun metan gazı oluşumunu ve dolayısıyla elektrik üretimini azalttığını, durumun mahkeme aracılığıyla yapılan tespitte belirlendiğini, davalı Birliğin haksız olarak sözleşmenin (7.) maddesinde yer alan " İşletme ve kullanım bedeli işletmecinin işletme hakkına istinaden ürettiği elektrik enerjisi karşılığında elde ettiği brüt gelirin ilk dört yıl için %5 dört yıldan sonrası için %10, fazla 50 ton için %5'idir." hükmü kapsamında "ilave her 50 ton için %5" işletme bedelinin yalnızca tonaja bağlı olduğunu iddia ederek tahakkuklar yaptığını ileri sürerek; sözleşmenin taraflarca farklı yorumlaması sonucu oluşan muarazanın giderilmesini, sözleşmenin (7.) maddesinde belirtilen "ilave 50 ton için %5" işletme bedelinin, ilave katı atıkların sahaya getirilmesi ve düzenli depolanması halinde istenebileceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu doğrultusunda 19.12.2016 tarihinde yapılan ihale sonrası imzalanan 16.01.2017 tarihli ve 16 yıl süreli metan gazından enerji üretimi sözleşmesi kapsamında tesisin 01.01.2018 tarihinde elektrik üretimine başladığını, 2020 yılı itibarıyla firma kazancında düşüş olmadığını, buna rağmen sözleşme hükümlerine ve ihale ilkelerine aykırı nitelikte paydan vazgeçme, süre uzatımı ve yeni lot yapımı talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının eda davası niteliğinde bir isteminin bulunmadığı, taraflar arasındaki hukuki işlemlerin oluş biçimine göre hak iddiasına konu taleplerin eda davası kapsamında ileri sürülebileceği, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepler Davacı vekili; her tahakkuk için ayrı dava açılması ve keşif yapılması gerektiğini, eldeki davada ise keşif yapılmaksızın dosya üzerinden sözleşmenin ilgili maddesininin yorumuna ilişkin farklılığın giderilmesi ile muarazanın giderilebileceğini, uzun süre sonra yazılı şekilde karar verilmesinin zaman kaybına neden olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sözleşme maddesinin ne şekilde yorumlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 106. maddesi; "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." hükmünü içerir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı vekilinin talebinin tespite ilişkin olmasına, sözleşmenin ne şekilde yorumlanması gerektiği bakımından korunmaya değer güncel yarar bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.