Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4422 E. 2026/2427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4422
- Karar No
- 2026/2427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/872 E., 2025/1050 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/447 E., 2025/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacılar ... ile ...'in müşterek çocuğu, ...'nin eşi ve ... ile ...'in babası olan ...'in ... Belediyesinde şoför olarak çalışmakta iken 10.03.2020 tarihinde amiri ile şehit mezarı yakınında bulunan Türk Bayrağı'nın yıpranması nedeniyle bayrak değişimi yaptıkları sırada, davalıların sorumluluğunda olan yüksek gerilim hattından geçen elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, alınması gereken önlemlerin davalılarca alınmadığını, uyarı işaret ve levhası bulunmadığını, sigortanın görev yapmadığını, denetim yapılmadığını, davalıların kusursuz sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek; her bir davacı için 1.000,00'er TL maddi tazminat ile davacılar ..., ... ve ... için 100.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 13.06.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini ... için 777.000,00 TL'ye, ... için 119.000,00 TL'ye, ... için 147.000,00 TL'ye, ... için 112.000,00 TL'ye, ... için 251.000,00 TL'ye yükseltmiş; 12.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini ... için 1.500.000,00 TL, ... için 167.000,00TL, ... için 204.000,00 TL, ... için 157.000,00 TL ve ... için 367.000,00 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; zamanaşımı def'inde bulunduktan sonra, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu, özelleştirme kapsamına alınması sonrası diğer davalı ile imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca olay tarihi itibariyle hukuki ve cezai sorumluluğunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... ... vekili; görevi dışında bayrak değiştirmeye çalışan davacıların murisinin asli kusurlu olduğunu, şirketin kusuru olmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, maddi tazminat talebinin hangi zarara ilişkin olduğunun belirtilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında vefat eden davacı ... mirasçıları tarafından davaya devam edildiği, davalıların zarardan kusursuz sorumlu oldukları, desteğin kazanın meydana gelişinde %10 oranında müterafik kusuru bulunduğundan hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu oranında indirim yapılması ve iş kazası olarak değerlendirilen olay nedeniyle SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemelerinin mahsubu gerektiği, kaybın büyüklüğü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusursuz sorumluluk hali ile somut olayın özelliği dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle; davacılardan ... için 901.298,78 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, ... için 150.250,44 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, ... için 183.458,44 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, ... için 141.897,15 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, davacı ... mirasçıları için payları oranında toplamda 331.024,92 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edimiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, davacılara yapılan İlK Peşin Sermaye Değerli ödemelerinin mahsup edildiği, %10 oranında kusurlu olduğu anlaşılan desteğin kusuru oranında indirim yapıldığı, kusursuzluk sorumluluğa dayalı dava açıldığından davalıların kusur oranının rücu ödemelerinde dikkate alınabileceği ve bu anlamda davalı şirketin %30 kusurlu oldukları yönündeki itirazının yerinde olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, kabul ve reddedilen değerler üzerinden yapılan yargılama giderlerinde hata bulunmadığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ancak, Akçaabat 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinde işveren ... Belediye Başkanlığına karşı açılan ve halen derdest olan tazminat dosyasının dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacılar ..., ... ve ... yönünden "Akçaabat 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2024/366 E sayılı dosyası dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ... için 901.298,78 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, ... için 150.250,44 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, ... için 183.458,44 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, ... için 141.897,15 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, davacı ... mirasçıları için payları oranında toplamda 331.024,92 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edimiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; özelleştirme sonrası işletme hakkının devri ile davalının sorumluluğunun kalmadığını, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacı ...'nın dava açılmadan önce ve kazadan 6 gün sonra vefat ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatı kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan mirasçılar tarafından açılamayacağını, şirkete yalnız %30 kusur izafe edilmişken tüm tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ölüm geliri mahsubunun hatalı yapıldığını, hem ıslah hem bedel artırımı yapılamayacağını, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, desteğin anne babasına ne şekilde destek olduğunun ispat edilemediğini, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, gerekçesiz fahiş manevi tazminata hükmedildiğini, şirket yetkililerinin ceza davasında beraat ettiğinin dikkate alınmadığını, illiyet bağının desteğin kusuru ile kesildiğini, bakiye karar harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... ... vekili; hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacı ...'nın dava açılmadan önce ve kazadan 6 gün sonra vefat ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatı kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan mirasçılar tarafından açılamayacağını, şirkete yalnız %30 kusur izafe edilmişken tüm tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ölüm geliri mahsubunun hatalı yapıldığını, hem ıslah hem bedel artırımı yapılamayacğını, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, desteğin ...'in anne babasına ne şekilde destek olduğuunun ispat edilemediğini, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, gerekçesiz fahiş manevi tazminata hükmedildiğini, şirket yetkililerinin ceza davasında beraat ettiğinin dikkate alınmadığını, illiyet bağının desteğin kusuru ile kesildiğini, bakiye karar harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, elektrik çarpması nedeniyle meydana gelen ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davalılarca bildirilen temyiz sebeplerine, davalılar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi hükümlerinin üçüncü kişi konumundaki davacılara karşı ileri sürülemeyeceğinin ve enerji nakil hattının maliki olan davalı ... ile işletici konumundaki diğer davalının zarardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca birlikte sorumlu bulunmalarına, desteğin kusur oranının denetime elverişli ve somut olaya uygun şekilde belirlenmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile maddi tazminat tutarlarının denetime elverişli ve yerleşik içtihatlara uygun şekilde hesaplanmış olmasına, olayın meydana geliş şekli, davacıların yaşadığı elem ve ızdırabın derecesi ile sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.