Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6632 E. 2026/5976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6632
Karar No
2026/5976
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/174 E., 2016/53 K.

Mahkeme kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı Tavşanlı Madencilik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Yukarı Kaşıkara Kasabası 1 62... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde iki katlı evi ve besihanesi bulunduğunu, 17.10.2011 tarihinde tamamen kullanılmaz hale geldiğini, davalıların kömür arama işinde haksız ve hukuksuz olarak taşınmaza kadar heyelana sebep olduklarını, mahkemenin 2011/67 D.İş esasından delil tespiti yaptırdıklarını, Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/24 Esasında kayıtlı davada kasten bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel ve taşkına sebep olma ve mala zarar verme suçlarından olaya ilişkin ceza yargılamasının olduğunu, ... Valiliği İl Acil Afet Müdürlüğü'nün 13.11.2011 tarihli ve ... Kaymakamlığı'nın aynı tarihli ... sayılı yazıları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin afet bölgesi ilan edildiği ve taşınmazların tahliyesine karar verildiğini, davalıların izinsiz ve ruhsatsız maden arama faaliyetinde bulunduklarını, haksız fiil sebebiyle zarardan sorumlu olduklarını belirterek taşınmazın kullanılamaz hale gelmesi ile oluşan 105.000,00 TL maddi tazminat ile olay nedeni ile başka bir yere taşınmasından dolayı ödediği 763,43 TL kira parasının faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 10.06.2015 tarihinde talebini, taşınmazın kullanılamaz hale gelmesinden dolayı 124.004,85 TL, kira ödemesinden dolayı 3.298,49 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, olayın kendileri ile ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Şirketi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında hukuki bir ilişki olmadığını, haksız fiil zamanaşımı süresinin dolduğunu, söz konusu maden sahasının ruhsat sahibi olmalarına rağmen sahayı ... şirketine kiraya verdiklerini, sözleşmeye göre tüm sorumluluğun ... şirketine ait olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, maden sahası yakın yerde yapı yapılmasının yasak olduğunu, yapıların kaçak olduğunu, davacının kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğini, ... şirketi ile davacı arasında zararının giderilmesi için protokol yapıldığını, buna göre husumetin ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, afet bölgesinde zararı gidermenin devletin görevi olduğunu, bilirkişi tespitine göre madencilik faaliyetinden kaynaklanan bir hatanın olmadığını, talep edilen zararın fahiş miktarda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...Bilirkişilerin ibraz ettikleri raporlardan ruhsat sahibi ... Şirketi ve rödavansçının ... şirketi olduğu, işletmenin alanda kömür çıkarma faaliyetinde bulunduğu, maden işletmesinin 2001 yılından sonra doğuya ve güneye doğru ilerleyerek Yukarıkaşıkara beldesine yaklaştığı, sahanın kil zemin yapısı nedeni ile jeomorfolojik yapının bozulması sonucu potonsiyel heyelan riski taşıdığı, 2010 yılında maden işletme sahasında gölete dönüşmüş büyük bir çukurun bulunduğu ve bu çukurun güneydoğu kenarı boyuncu yamaç gerilemelerinin ve buna bağlı heyealanın başlamış olduğu, 2011 yılı ekim ayına kadar yapılan üretim faaliyetlerine bağlı olarak heyelanın gelişiminde hızlanma olduğu ve yaklaşık 200 m boyuncu kaymanın gerçekleştiği, davacıya ait taşınmazın heyelan nedeni ile zarar gördüğü, davacının ve çevresinde bulunan taşınmazların hasarlı hale gelmesinde kil zeminde yapılacak bir maden işletmesinde özel önlemler alınması zorunlu olan veya doğal afet bölgesi kapsamına alınması gereken zemin özellikleri nedeni ile yerleşime çok yakın bir sahada önlem alınmadan üretim yapılması açılan büyük çukur nedeni ile zemini yerinde tutan örtü - kaya basıncının ortadan kalkmış olması, ortamda bulunan yer altı suyu, yağışlar nedeni ile suya dolgunlaşan kil zeminde sürtünme, tutunmanın azalması nedeni ile heyelanın oluştuğu ve dava konusu yerleşim alanına zarar verdiği anlaşılmıştır. Maden ve jeoloji bilirkişilerin bu şekilde açıklanan raporları ile zeminin özelliklerine göre gerekli önlemler alınmadan maden üretimi yapılması ile heyelanın meydana geldiği bu şekilde davalılardan son olarak ... şirketinin madencilik faaliyeti ile heyelan arasındaki illiyet bağının mevcut olduğu, zararın bu nedenle meydana geldiği anlaşılmıştır. Zarar unsuru bakımından bilirkişilerin raporları incelendiğinde; taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın 2015 yılı değerinin 87.615,00 TL, arsanın 39.675,40 TL, iki katlı yapının hurda değerinin de 11.500,00 TL değerinde olduğu, inşaat bilirkişisinin raporunda taşınmazın üzerinde bulunan yapılar ile birlikte toplam 2011 yılı değerinin 108.082,79 TL olarak hesapladığı, bilirkişinin başvurduğu formül ile binanın 2011 yılı değerinin (87615*100/128) 68449,21 TL olduğu, arsanın da aynı formül ile (39675,40*100/128) 30.996,40 TL olduğu, iki katlı yapının 2011 yılı hurda değerinin de aynı formül ile (11500*100/128) 8.984,37 TL olduğu, ziraat bilirkişisinin 21.11.2015 tarihli ek raporu ile taşınmazın olay nedeni ile artık vasfında kullanılamayacağı, ancak tarım arazisi olarak kullanılabileceği, 2011 yılı tarım arazisi olarak taşınmazın değerinin 3.967,54 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu belirlemelere göre davacının olaydan sonra taşınmaz üzerindeki yapıların hurdasını kullanabileceği, hurdanın kendisinde kaldığı, taşınmazın arsa vasfını yitirse de halen mevcut olduğu ve tarım arazisi olarak kullanılabileceği, taşınmaz üzerindeki diğer yapıların zaten ruhsatsız olmaları nedeni ile hurda değeri dışında bir yapı değerlerinin bulunmadığı anlaşıldığından 2011 yılı arsa değeri olan 30.996,40 TL ile taşınmazın 2011 yılı tarım arazisi değeri olan 3.967,54 TL farkı ve ruhsatlı yapının 2011 yılı değeri olan 68.449,21 TL ile 2011 yılı hurda değeri 8.984,37 TL farkı toplamı olan 86.493,70 TL 'nin olay nedeni ile davacının gerçek zararı olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı olay nedeni ile kirada oturarak kira bedeli ödeyerek de zarara uğradığını belirtmiş ise de; bu zararın doğrudan doğruya haksız fiilden kaynaklanmaması nedeni ile zararın kapsamına dahil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Fiil ve zarar unsurları yukarıda açıklandığı şekilde belirtilmiş olup, davalılardan ... şirketinin heyealana sebep olacağını bile bile maden işletme faaliyetinin gerkçekleştiren, fiili işleyen olması nedeni ile TBK nın 49 ve devamı maddelerine göre kusura dayalı haksız fiil hükümleri uyarınca zararı gidermekle sorumlu olduğu, 2010 yılında maden işletme sahasında gölete dönüşmüş büyük bir çukurun bulunduğu ve bu çukurun güneydoğu kenarı boyuncu yamaç gerilemelerinin ve buna bağlı heyealanın başlamış olması nedeni ile ... şirketinin de kusurunun bulunudğu, bu davalının kusuru olmasa dahi maden işletmesinin mahiyeti gereği bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile ağır zararlar doğurmaya elverişli bir işletme olduğu hususunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığından ruhsat sahibi işleten olan ... şirketinin TBK nın 71 maddesi uyarınca da olayda kusuru olmasa bile kusursuz olarak müteselsilen sorumlu olduğu kanatine varıldığından bu davalılara yönelik davanın kabülü yönünde karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı ... şirketinin sorumluluğuna ilişkin fiilii tespit edilemediğinden bu davalıya yönelik davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. TCK nın 171. Maddesinde taksirle toprak kaymasına neden olmanın suç olarak düzenlenmesi nedeni ile olayda ceza zamanaşımının söz konusu olduğu anlaşıldığından davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı ve TBK nın 133/2 maddesi uyarınca mevcut bir borca ilişkin kambiyo taahhüdünde bulunulmasının yenileme sayılmaması nedeni ile ... şirketinin savunmasında suretini ibraz ettiiği, davalı ... ile davacı ... arasındaki bonoya ilişkin savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 86.493,70 TL'nin 10.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... Madencilik San ve Tic. A.Ş ile ... Turizm Yatçılık, Tekstil San ve Tic. Ltd Şti'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... Kömür ve Yenilenebilir Enerji San. Tic. LTd. Şti aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerek bilirkişi raporunda gerek tespit dosyasında düzenlenen raporda 2011 yılı itibariyle 124.004,85 TL değer hesaplandığını, talepten daha az tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin afet müdürülüğü kararı ile evini terk ettiğini, 3.298,49 TL kira ödediğini, bu zarara davalıların neden olduğunu, talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, ... Kömür Şti. hakkında davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir. Davalı ... Madencilik San ve Tic. A.Ş vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; zarar ile faaliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili şirketten önce ruhsat sahibi başka şirketlerin de olduğunu, bu şirketlerin araştırılıp davaya dahil edilmediğini, davacının evinin yıkım zarar hesaplanırken arazi bedel kamulaştırma yoluna göre hesaplanmadığını, yüksek hesaplandığını, köy yerleşim yerine göre yapı maliyetinin daha düşük hesaplanması gerekirken bayındırlık bakanlığı verilerine göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa bedeli ve yapı bedelinin tüm davalılar tarafından ödenmesine rağmen tapunun davacı üzerinde bırakıldığını, zararın icra sonucu ödendiğini, tapunun davalılar adına kaydının gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... Madencilik San ve Tic. A.Ş vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan mahkeme kararının 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş ve davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6632, K. 2026/5976, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6632-e-2026-5976-k-bbb4ca1616e8