Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2946 E. 2026/4185 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2946
Karar No
2026/4185
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2706 E., 2025/4756 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/268 E., 2025/321 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine dayalı olarak ilk kez 15.08.1997 tarihinde çalışmaya başladığını ve sigortalılığının 42-01-.. sigorta sicil numarasıyla tescil edildiğini, davacının hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başlaması ile işe giriş bildirgesi verildiğini, davalı Kurum kayıtlarında da davacının ilk işe giriş tarihi olarak 01.08.1997 tarihi olduğunu, dava konusu çalışmanın .. sicil numaralı .. . ... Merkezi Müdürlüğü'ne ait iş yerinde olduğunu belirterek davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının 15.08.1997 tarihinde başladığının tespiti ile ayrıca 01.08.1997 tarihi itibari ile 1 gün hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun hizmet tespiti istemini içeriyor olması nedeniyle davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlere ilişkin dava dışı işverene karşı da dava açması ve iş bu dava da taraf olması gerektiğini, dava dilekçesinde davacının dava konusu iş yerinde hangi unvanla çalıştığının belirtilmediğini, davacının ... Halk Merkezi Müdürlüğünde Halıcılık Kursu ile iştirak eden çırak öğrenci olduğunu, dava konusu dönemde yürürlükte bulunan özel kanun olan 3308 sayılı Mesleki ... Kanunu'nun 3. maddesi, çırağı; “çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen kişi” olarak tanımlandığını, Kurumun davaya fer'i müdahil olarak katılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olduğu, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen (B) bendinde yer alan “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler” düzenlemesine yer verildiğini, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş ise de yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, 06.08.2003 tarihi öncesi dönem bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarından davacının hizmet akdiyle "usta" sıfatıyla "üretime yönelik" çalıştığı ve ücret aldığının belirgin olduğunu, verilen karar ile hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/2946, K. 2026/4185, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-2946-e-2026-4185-k-3b57ddc16ca8