Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/911 E. 2026/1152 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/911
- Karar No
- 2026/1152
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/911 KARAR NO: 2026/1152 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 05/03/2024 NUMARASI: 2023/122 E. - 2024/67 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) |Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket uzun yıllardan beri Türkiye ve yurt dışı piyasasında kozmetik sektöründe faaliyet göstermekte olup, bir takım kozmetik cihazlarının üretimi, ithalat ve ihracatını yapmakta olduğunu, Müvekkilinin satışını yaptığı ürün görseli ekte verildiğini, Ayrıca yurt içi ve yurt dışında kozmetik ve medikal sektöründe Faaliyet gösteren birçok firmanın tarafından da bu tasarım kullanılmakta ve tasarım ürüne çeşitli isimler verilerek cilt bakım cihazı olarak satışı yapılmakta olduğunu, Müvekkili şirketin kendisine ait marka ve tasarım tescilleri olmasına rağmen herkes tarafından kullanılan, yeni ve ayırt edici olmayan bu tasarımın kendi adına tescil yaptırma gereği dahi duymadığını, Kaldı ki dava konusu tasarım kamuya mal olmuş, herkes tarafından üretilebilen ve kullanılabilen bir tasarım olduğunu, Davalı ..., Çin ... kurulmuş, kozmetik sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Davalı şirket tarafından; ABD'de zaten üretilmiş ve piyasada varlığını sürdüren, yeni ve ayırt edici olmayan dava konusu tasarım ürün için; 06.08.2018 tarih, ... tescil numarası ile Türkiye Patent ve Marka Kurumu nezdinde '...’ adı altında tasarım tescili yapıldığını, İşbu davayı açmalarındaki temel sebebin davalı şirketin, İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2023/70 Değişik İş sayılı dosyasıyla müvekkil şirkete karşı tasarım hakkına tecavüzün tespiti talebiyle yargıya başvurması, üstelik ihtiyati tedbir talep etmesi neticesinde müvekkil şirketin ciddi bir mağduriyeti oluşmuş ve ticari itibarının zedelenmesi riskiyle karşı karşıya kalmış olması olduğunu, Çin firması olan davalı şirketin Türkiye piyasasında bu tasarımın satışını yapıp yapmadığını araştırmak istemeleri neticesinde ise dava dışı şirket olan ... Limited şirketinin dava konusu tasarımın birebir aynısını kullandıkları '..." ismi verilen bir cilt bakım cihazının satışını yaptığı ve üstelik patentli bir teknolojiyle (cilt temizlemesi için başlık ve solüsyonlar) bu tasarımı kullandığı, dava konusu tasarımın 2010 yılından günümüze zaten piyasada olduğunu, hatta ABD'de üretildiği tespit edildiğini, İlgili ürüne https://www...com.tr/ adresinden ulaşılabileceğini, Ekteki görsellerdeki tarihler dikkate alındığında davalı şirketin tasarım tescil tarihi olan 06.08.2018 tarihinden çok daha öncesinde; bu tasarımın piyasada olduğu, 2010 yılında özel bir teknolojiyle ABD'de üretilen bir cihaz için gövde tasarımı olarak dava konusu tasarımı kullandıkları, üstelik 2011 yılında ABD haber kanalı olan ...'te bu tasarımın kullanıldığı cihaz ve teknolojisi hakkında haber yapıldığı ve ... .... yılından günümüze ABD’de her yıl üst üste “...” aldığının görüleceğini, ... ... kanalında bulunan haber linkinin https://www....... olduğunu, ayrıca https://www.... adresinde ilgili ürünün yer aldığını, davalı şirketin, dava dışı şirket veya şahıslara ait ve aslen ABD teknolojisi olan, aynı zamanda yeni ve ayırt edici olmayan tasarımın fazlasıyla benzerini Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiş ve piyasaya sunduğunu belirtmiş ve Yeni ve ayırt edici hiçbir biçimsel işlevsel özellik taşımayan dava konusu tasarımın yeni ve özgün olmaması, harcıalem olması nedeniyle davalı adına tescilli 06.08.2018 tarih, ... sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini'ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2008 yılından bu yana dünyanın dört bir yanına en yeni teknolojilerle güzellik cihazları satmakta olup alanında tanınan maruf bir şirket olduğunu, davacının, işbu davası ile Müvekkilinin tasarımının 2010 yılından bu yana piyasada olduğunu iddia etmekte olup birtakım görseller sunmuş ve Müvekkilinin tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiğini, Davacının, söz konusu tasarımın 2010 yılından bu yana piyasada bulunduğunu iddia etmişse de buna ilişkin hiçbir delili bulunmadığı gibi, sunmuş olduğu katalogların tarihi saptanamamakta olduğunu, Davacı'nın sunmuş olduğu diğer ... videolarındaki cihazın ise Müvekkilinin tasarımından ciddi oranda farklılık taşımakta olduğunu, böyle bir cihazın Müvekkilinin cihazı ile aynı kabul edilmesi ve bu surette kamuya daha önceden sunulduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tasarımı ile ... videolarında yer alan tasarımların birçok özelliği itibariyle birbirinden farklılık göstermekte olduğunu, şekil olarak benzerliği ise güzellik cihazlarının kullanım şekli gereği olması gereken şekil serbestisi ölçüsünde benzerlik taşıdığını, Yüz bakım cihazları kullanımları gereği; dikdörtgen bir gövdeye sahip, yüze uygulanan başlıkların tutulması için kolları bulunan, ekran paneli ve düğmeleri olan cihazlar olduğunu, dolayısıyla, bu yönleriyle benzerlik, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğü dikkate alındığında gayet makul olduğunu, ancak, tasarımların ayırt ediciliğinde bilgilenmiş kullanıcı dikkate alınması gerekmekte olup, bilgilenmiş kullanıcı olan bir estetisyen veya güzellik uzmanı söz konusu tasarımların aynı olmadığını, birçok özelliği itibariyle farklılaştığını kolayca görebileceğini, müvekkilinin tasarımı, güzellik cihazlarının genel tasarımına ilişkin şekil serbestisi içerisinde, sunulan görseldeki cihazlardan ciddi oranda farklıdır, bilgilenmiş kullanıcı tarafından kolayca ayırt edilebileceğimi, müvekkilinin tasarımının Avrupa Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde de tescilli olup, Avrupa Mülkiyet Ofisince denetimden geçtiğini, TPMK nezdindeki başvuru da da bu tescilden dolayı rüçhanlı olduğunun belirtildiğini, Davacı davasını yaklaşık ispat oranında ispatlaması gerekirken sunmuş olduğu delillerle bu ispatın sağlanamadığını belirterek işbu haksız davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...somut olaya bakıldığında dava konusu tasarımın yenilik unsurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi için TPMK kayıtları, alınan raporda; 06.08.2018 başvuru tarihli 2018 04856 numaralı tasarım tescili ile 06.08.2014 tarihli kamuya sunulan ve https://www...com/watch?v=g7oYS4RJk0c internet sitesinde sergilenen ürünün Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimdedir. Özellikle tasarıma ana karakterini veren gövde yapılarının, ön yüzde yer alan pencere biçim ve oranlarının, kaidelerin kavisli çizgilerinin benzer olduğu görülmüştür. Tasarımlarda tercih edilen gövde ekran ilişkileri aynı olup, her iki üründe de gövde arka yüzeyinde gövdeye bağlanmış dik konumda silindir öğe yer almaktadır. Tasarımlar arasında bulunan fark el üniteleri ve kontrol düğmelerinin biçimleri olup bu fark bütüncül algı içinde küçük ayrıntı olmakta, tasarımlar aynı kök tasarımın versiyonu olarak algılandığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 06.08.2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06 Ağustos 2014 kamuya sunum tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları bu haliyle davalı tarafa ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olmadığı dikkate alındığında SMK'nın 77 ve 56. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın menfi tespit talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ürünü yönünden İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından alınan 2022/170 D. İş sayılı dosyasında tespit edildiği üzere davacı ve davalı tarafa ait ürünlerin iltibas oluşturacak derecede benzer oldukları dikkate alındığında davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin yıllardır dünyanın dört bir yanına en yeni teknolojilerle güzellik cihazları satmakta olup alanında tanınan maruf bir şirket olduğunu, Davacının, işbu davası ile Müvekkilinin tasarımının 2010 yılından bu yana piyasada olduğunu iddia etmekte olup birtakım görseller sunduğunu ve Müvekkili tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiğini, söz konusu tasarımın 2010 yılından bu yana piyasada bulunduğunu iddia etmişse de buna ilişkin hiçbir delili bulunmadığı gibi, sunmuş olduğu katalogların tarihi saptanamadığını, bu iddianın aksine, Müvekkilinin ilk kez bu tasarımı kendi cihazlarında kullandığını ve ileri teknolojisi sebebiyle piyasada çok sevilmiş, ancak çok taklidi yapılmaya başlanmış olduğunu, Davacı'nın sunmuş olduğu diğer ... videolarındaki cihaz ise Müvekkili tasarımından ciddi oranda farklılık taşıdığını, böyle bir cihazın Müvekkili cihazı ile aynı kabul edilmesi ve bu surette kamuya daha önceden sunulduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, -Müvekkilinin tasarımı ile ... videolarında yer alan tasarımlar birçok özelliği itibariyle birbirinden farklılık gösterdiğini, şekil olarak benzerliği ise güzellik cihazlarının kullanım şekli gereği olması gereken şekil serbestisi ölçüsünde benzerlik taşıdığını, yüz bakım cihazları kullanımları gereği; dikdörtgen bir gövdeye sahip, yüze uygulanan başlıkların tutulması için kolları bulunan, ekran paneli ve düğmeleri olan cihazlar olduğunu, bu yönleriyle benzerlik, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğü dikkate alındığında gayet makul olduğunu, ancak, tasarımların ayırt ediciliğinde bilgilenmiş kullanıcı dikkate alınması gerekmekte olup, bilgilenmiş kullanıcı olan bir estetisyen veya güzellik uzmanı söz konusu tasarımların aynı olmadığını, birçok özelliği itibariyle farklılaştığını kolayca görebileceğini, müvekkili tasarımında, vakum ve yüksek frekans özelliği olduğundan buna özel panel üzerinde düğmeler mevcut olduğunu, lifting kırışık açma özelliği olduğu için elektrik akımı farklı, Lenf drenaj özelliği ve Hydra cilt soyma özelliği olduğunu, yanlarda 9 adet başlık tutma alanı olduğunu, raf teşkilatı farklı olduğunu, sunulu görselde ise Vakum özelliği var ancak, düğme yok, ekrandan ayarlama yapılmakta, yüksek frekans özelliği yok, Lifting ve kırışık açma özelliği yok, Lenf drenaj yok, vakumla beraber masaj var, Hydra cilt soyma özelliği yok , yanlarda 4 adet başlık tutma alanı olduğunu, Yargıtay konuya ilişkin kararında yararlanma ve benzetme serbestisi içinde küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olmasını gerekli ve yeterli bulduğunu, sayılan özelliklerin, küçük ayrıntıları aşar nitelikte farklı özellikler olduğunu, bu yönüyle delil olarak sunulan tasarımdan farklı olduğunu, müvekkilinin tasarımında üç adet yuvarlak çevirerek ayarlamalı buton bulunmakta iken videodaki cihazın 4 adet tuş yeri bulunduğunu, boyut, şekil ve fonksiyon olarak tamamen farklı olduğunu, Müvekkilinin tasarımının, güzellik cihazlarının genel tasarımına ilişkin şekil serbestisi içerisinde, sunulan görseldeki cihazlardan ciddi oranda farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı tarafından kolayca ayırt edilebileceğini, tasarımların ön gövdesindeki mavi cam haricinde tüm özellikleri farklı olduğunu, bu sebeple, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurunu haiz olduğunu, ortak özelliklerin yalnızca gövdede bulunan mavi cam iken, farklı özelliklere bakıldığında tuş sistemi, yandaki kol tutma alanı, dijital ekranı, solüsyon hazneleri gibi bir çok özelliğin farklı olduğunu, Davacı nezdinde bulunan tecavüze konu cihazlar delil olarak sunduğu cihaz olmayıp Müvekkilinin tasarımının aynısı olan cihazlar olduğunu, -Bilirkişi Raporu'nda "Tasarımlarda tercih edilen gövde ekran ilişkileri aynı olup, her iki üründe de gövde arka yüzeyinde gövdeye bağlanmış dik konumda silindir öğe yer almaktadır." ifadesi de doğru olmadığını, yukarıda görseline yer vermiş oldukları gövde ekran bağlantıları Müvekkilinin tasarımında tek ve daha uzun parça ile sağlanmakta iken, görseli yer alan tasarımda iki ve daha kısa bağlantı yeri mevcut olduğunu, Bilirkişi Raporu'ndaki bir başka eksik inceleme ise "Davalıya ait ürünün de davacıya ait ürünün de vakum, yüksek frekans, lifting, lenf drenaj özelliği, hydra gibi özelliklerinin olduğu, her iki cihazda da sahip olduğu özelliklerin kontrolü için ekran ve cihaz üzerindeki düğmeler kullanılmıştır. Cihazların fonksiyonları da birbirinin aynıdır." ifadesi olup, Davalı uhdesinde bulunan cihaz gerçekten de Müvekkilinin cihazı ile her yönüyle aynı olup dava dilekçesinde görsellerini sunduğu ve bilirkişi raporunda da karşılaştırılan tasarım davalı uhdesindeki cihaz olmadığını, bu sebeple fonksiyonları da aynı olmadığını, bu husus, İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2023/70 Değişik İş sayılı dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile sabit olup, cevap dilekçesinde de özellikle belirtildiği halde dikkat edilmediğini, görselleri sunulan ve bilirkişi raporunda yer alan cihazda hiçbir surette söz konusu özellikler yer almadığını, -Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tasarımlar arasındaki farklar yeterince irdelenmediğini, bu farklılıklara da eksik şekilde raporda yer verildiğini, gerekçe yazılmaksızın fonksiyon farklılığı olmadığı belirtildiğini, Davacı'nın kullandığı cihaz tasarımı ve işlevleri Müvekkilinin tasarımı ile birebir iken Davacı'nın dava dilekçesinde dayanak gösterdiği 2014 tarihli görsellerdeki tasarım Davacı'nın kullandığı tasarım olmadığını ve Müvekkilinin tasarımı ile hem görsel hem işlevsel ciddi farklılıklara sahip olduğunu, tasarımlarda yer alan 6 ayrı başlıkta belirttikleri işlevsel farklılığa hiçbir surette değinilmediğini, adil yargılanma hakkı gereğince; cevap dilekçesinde belirttikleri halde dosya esasına etkili hususların bilirkişi raporunda incelenmemesi ve itirazları neticesinde denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınmadan bu raporun hükme esas alınması hukuka aykırı olduğunu bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir., Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu tasarımın; tescil ve rüçhan tarihinden önce yeni ve ayırt edici olmadığını, dava konusu hükümsüzlüğüne karar verilen tescilli tasarımın TPE nezdinde tescilinin hukuki koruma sağlaması için yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olması gerektiğini, dava konusu tasarımın piyasaya daha önce sunulmuş olması, tanıtımının yapılmış olması, mutlak yenilik özelliğine haiz olmaması ve ayırt edici olmaması sebepleriyle; yerel mahkemenin tescilin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini kararı hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, Davalı yabancı şirketin, dava dışı şirket veya şahıslara ait ve aslen ABD teknolojisi olan, aynı zamanda yeni ve ayırt edici olmayan tasarımın fazlasıyla benzerini Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiş ve piyasaya sunmuş olduğunu, tasarım uzmanı bilirkişilerce hazırlanan 31.01.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu'na göre;'Açıklanan hususlar, dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda; Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 06.08.2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06 Ağustos 2014 kamuya sunum tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Cihazların fonksiyonları birbirinin aynı olduğu, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 06.08.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı'' sonuç ve kanaatine varıldığını, Bilirkişi raporunda uzmanlarca karşılaştırılan tasarımlara ana karakterini veren gövde yapılarının ve fonksiyonlarının aynı kök tasarıma ait olduğu ve tasarımların bütün öğelerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu tespiti yapıldığını, tescil tarihi olan 2018 yılı itibari ile yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davalı şirketin İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2023/70 Değişik İş sayılı dosyada tasarım hakkına tecavüzün mevcut olduğunun tespiti talebinde bulunduğunu ve süresi geçtiği halde asıl davayı açmadıklarını, davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava davalı taraf adına tescilli bulunan 2018 04856 numaralı 06.08.2018 tarihinden itibaren tescilli endüstriyel tasarımın tescilinin yenilik unsuru bulunmadığından bahisle SMK'nın 77. Maddesine göre tasarım hükümsüzlüğü davasıdır. İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2023/70 Değişik iş sayılı dosyasının incelenmesinde; "Tespit isteyen tarafa ait ... numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenene ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları' tespit ve görüşlerine yer verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi heyetinden Hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda rapor aldırılmış olup, heyet rapor içeriğine göre; "Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 06.08.2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06 Ağustos 2014 kamuya sunum tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Cihazların fonksiyonları birbirinin aynı olduğu, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 06.08.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI" yönünde görüş bildirilmiştir. SMK 56/1. maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak ve farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmek suretiyle değerlendirme yapılmalıdır. Dosya kapsamına göre, Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımın “...” tasarımı olduğu, davalının fonksiyonlara ve işlevsel farklılığa ilişkin istinaf isteminde bulunduğu ancak tasarım korumasında fonksiyonların dikkate alınamayacağı gibi, ... numaralı tasarım tescilinde en üstte siyah zemin üzerinde ... bir ekran yer aldığını, her iki yanında gövdeye hortumlar ile bağlı el üniteleri yer aldığı, ekran altında gövdenin ön ve arkasını dönen gri renkli bir tutma kolu bulunduğu, gövde tutma kolu altında ön yüzeyde siyah zemin üzerinde ayar düğmeleri yer almakta olup ... numaralı tasarım tescilde üç adetken diğer üründe dört adet olduğu, tasarımların gövdeleri dikdörtgen prizma oranlarda olup kontrol düğmeleri altında yaklaşık gövdenin yarısına kadar inen ve yan yüzeylerde açılı biçimde yukarı kırılan şeffaf bir kapak ve altında görülen dik konumlanmış tüpler bulunduğu, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, oran ve yerleşimde olup, tasarımın görünüş itibariyle ön yüzde yer alan pencere biçim ve oranlarının, kaidelerin kavisli çizgilerinin benzer olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yenilik değerlendirilmesinde esas alınacak tarih tasarımın başvuru tarihi olup somut olayda dava konusu tasarımın başvuru tarihinin 06/08/2018 olduğu, SMK 57/1'e göre sergileme, satışa sunma, tanıtım, yayım veya benzeri yollarla açıklama kamuya sunma olduğundan sosyal medya üzerinden ticari nitelikte yapılan paylaşımların da kamuya sunma niteliği taşıdığı ve hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 10 Ekim 2011-06 ağustos 2014 tarihli kamuya sunum tarihli ürün www...com adresinde bulunduğu, bilirkişi heyetinin, her bir görselin ait olduğu ... hesabını paylaşım zaman bilgisini, bağlantılı web sitelerini ayrıntılı biçimde tespiti ile kamuya sunma tarihlerinin belirlendiği , uzman heyet tarafından düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunda tasarımların kesim, biçim, oran, yüzey ve parçaların yerleşimi bakımından önceki tarihli ürün görselleri ile karşılaştırıldığında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenimde tescilli tasarımlar ile önceki tasarımlar arasında belirgin bir farklılık bulunmadığı, Davacı'nın dava dilekçesinde dayanak gösterdiği 2014 tarihli görsellerdeki tasarım Davacı'nın kullandığı tasarım olmadığını ileri sürmüş ise de, bu konuda herhangi bir delil sunmadığı, yasal mevzuata uygun şekilde tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle inceleme yapılan bilirkişi heyeti raporlarının dayanaklı, denetime elverişli ve bilimsel olup rapora itibar edilerek davacıya ait dava konusu tasarımların yeni ve ayırtedici olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği, yenilik ve ayırt edicilik incelemesinin, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiği, yenilik ve ayırt edicilik unsurunun incelemesinin genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan bir durum olduğu, ve Mahkemece de, alınan raporlar ile farklılıkların küçük ayrıntı düzeyinde kaldığı ve benzer algılandığı tespit edilmiş olup, yeniden rapor alınması gerekmediği, davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı bu nedenle SMK 77. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre davanın kabulü yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 675,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 56,70-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026