Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4998 E. 2026/2127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4998
- Karar No
- 2026/2127
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/206 E., 2025/2311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/319 E., 2024/834 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin fason üretim ile giysi dikim işi ile uğraştığını, fason olarak çalıştığı için elektrik enerjisi tüketiminin farklılıklar gösterdiğini, elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödeyen müvekkilinin iş yerinde davalı şirket çalışanlarınca 03.05.2023 tarihinde elektrik sayacının kontrol edildiğini, akabinde müvekkiline ait cep telefonuna SMS olarak dava konusu iki adet kaçak elektrik faturası gönderildiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, müvekkili aleyhine düzenlenen kaçak elektrik faturalarında zorunlu olarak belirtilmesi gereken kWh/gün unsurunun yazılmadığını belirterek, müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen 236.030,36 TL bedelli ve 269.782,68 TL bedelli kaçak elektrik faturalarından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile tahakkuk ettirilen faturaların iptalini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirket çalışanları tarafından davalıya ait iş yerinde 03.05.2023 tarihinde yapılan kontrollerde "sayaca müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle" kaçak enerji tüketildiğinin tespit edildiğini, tespite istinaden kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, söz konusu kaçak elektrik kullanımının sunulacak olan video kaydında da açıkça görüleceğini, davalı aleyhine toplam 505.813,04 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve KDV ilave edilerek 516.258,09 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; müvekkili şirket çalışanları tarafından davalıya ait iş yerinde yapılan kontrollerde sayaca müdahale ile sayacın eksik kayıt yapmasına sebebiyet vermek sureti ile elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 42/1-c maddesi kapsamında kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden 154A x 0,22 / 0,6 = 56,46 kw esas alınarak tespit edilen (02.02.2023-03.05.2023=90 gün; 90 gün x 56,46 kw x 0,6 x 14h üzerinden) 42.683 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak Yönetmeliğinin 46/1-2. maddesi kapsamında 269.782,68 TL kaçak elektrik ve (03.05.2023-02.02.2023=275 gün; 275 gün x 56,46 kw x 0,6 x 14h üzerinden) 130422 kwh'dan, 307 - 260 47... = 70305 kwh endeks düşümü yapılarak neticeden 60117 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 236.030,36 TL kaçak ek faturası tahakkuk edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile davacı/birleşen davada davalı abonenin kaçak elektrik kullandığının, ancak davalı şirket tarafından faturalandırma işleminin hatalı yaptığı, yapılan hesaplama uyarınca asıl davada elektrik şirketinin asıl alacağının 287.731,60 TL, gecikme zammı ve KDV toplamı olmak üzere alacak miktarının 292.697,92 TL olduğu, yine birleşen dava yönünden de aynı faturanın takibe konulması nedeniyle alacağının 292.697,92 TL olduğu, dolayısıyla tarafların alacak ve borçlu olmadıkları kısımlarının tespit edilen bu alacak üzerinden hesaplandığı, düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli, denetlenebilir ve teknik veri içermesi nedeniyle hükme esas alındığı, birleşen dosya yönünden her ne kadar davacı vekili icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, alacak miktarlarının tespitine ilişkin bilirkişi değerlendirilmesi yapılarak alacağın tespit edildiği, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedildiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının icra dosyasında 213.115,12 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında 287.731,60 TL asıl alacak, 4.208,75 TL gecikme zammı 757,57 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 292.697,92 TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, koşullar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, alacağın bilirkişi raporuyla belirlenip likit olmadığı, Mahkemece rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/birleşen davada davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, birleşen dava yönünden kısmen red edilen kısım üzerinden müvekkili lehine dava vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı/birleşen davada davacı vekili; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, davacı tarafın ilgili kaçak elektrik tespit tutanağına kaşe basılarak kaçak kullanımını ikrar ettiğini, bilirkişi raporunda kaçak elektrik tüketim hesaplamasında esas alınan sürenin hatalı tespit edildiğini, faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini, icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, kaçak elektrik kullamı sabit olduğundan tedbirin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, asıl dosya yönünden kaçak tespitine dayalı yapılan tahakkuk nedeniyle menfi tespit, birleşen dosya yönünden ise aynı tahakkuka dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığı gibi denetime ve hüküm kurmayada elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin tüm, davacı/birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesince birleşen davada davalı lehine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı/birleşen davada davacı vekilinin tüm, davacı/birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak ''(13) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince 34.098,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı/birleşen davada davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacı/birleşen davada davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.