Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5068 E. 2026/2128 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5068
- Karar No
- 2026/2128
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1385 E., 2025/1170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/194 E., 2021/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 E., 2015/780 K. sayılı kararı ile davaya konu jeneratörü davalının 2000 yılından bu yana kendilerine ait olduğunu iddia ederek kullandığının ve hiçbir kira bedeli ödenmediğinin, ancak esasen müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, söz konusu karardan sonra davalı site yönetiminin müvekkilini arayarak müvekkilinin de borçlu olduğu Mersin 7. İcra Dairesinin 2015/2350 Esas sayılı dosyasından alacaklı dava dışı M.Y.'nin haczinin de olmasından dolayı dava konusu jeneratörü üçlü protokol ile müvekkilinden satın almak istediklerini beyan etmeleri üzerine dava konusu olan jeneratörü 22.02.2016 tarihli protokol ve 28.03.2016 tarihinde noterde düzenlenen Taşınır Mal Sözleşmesi ile satın aldığını, jeneratörün piyasa koşullarına göre aylık kira bedelinin 3.980,00 TL (+)(-) %10 olarak tespit edildiğini, davalı aleyhine ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin dava konusu jeneratörü 08.05.2002 tarihli fatura ile satın aldığını, jeneratörün davalı siteye kurulduğunu belirterek, 08.05.2002 tarihinden davalı site yönetimi ile yapılan protokol ile satışın gerçekleştiği 22.02.2016 tarihine kadar müvekkiline ait olduğunun tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davanın kat maliklerinin tümüne karşı açılması gerektiğini, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının takibe dayanak yaptığı Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı istihkak davasının henüz kesinleşmediğinden bekletici sorun yapılması gerektiğini, taraflar arasında davacıya kira bedeli verilmesini gerektirecek sözlü ya da yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığını, Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı dosyasının 10.07.2015 tarihli duruşmasında davacının 2001 yılında işlerini bozulması üzerine Jeneratörü kendisinin siteye emanet bıraktığını iddia ettiğini, jeneratörün davacının iddialarının aksine davacıya ait olmayıp 24.11.2000 tarihinde 18 kat malikinin ödemesi ile alındığını, davacının jeneratörün kullanımına 15 yıl boyunca karşı çıkmadığını, herhangi bir bedel talebinde bulunmadığını, kendilerine ait olarak bildikleri jeneratörü kullanan site yönetimini kötü niyetli olarak kabul etmenin olanağı bulunmadığını, dava konusu jeneratörün 28.03.2016 tarihli sözleşme ile davacıdan 30.000,00 TL bedelle satın alınmasının müvekkili site yönetiminin icra baskısı ve muhafaza tehdidi altında olması nedeniyle gerçekleştiğini, davacının, jeneratörün sitede muhafazasından dolayı sağladığı faydayı da dikkate almayarak kira talebinde bulunmasının iyi niyetli olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/851 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, davacının kira akdini ispat edemediği, Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı dosyasında istihkak iddasında bulunan davalının istihkak iddiasının kabul edildiği, dava konusu jenaratörün mülkiyetinin davalıya ait olduğunun kabul edilerek kararın 31.12.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça 28.03.2016 tarihli satış sözleşmesi delil olarak ileri sürülse de Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2015/2350 sayılı dosyasında 31.03.2015 tarihinde yapılan haczin tarihi ve Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı dosyası dava tarihi dikkate alındığında dava konusu jenaratörün haricen davacı tarafından davalıya satıldığı, 28.03.2016 tarihli satış sözleşmesinin ise fiili durumu yazılı duruma tahvil olarak mahkememizce değerlendirildiği, davacının dava dilekçesi ve yargılama esnasındaki beyanları dikkate alındığıda dava konusu jeneratörü rıza ile davalıya teslim ettiği ve kullanımına katlandığı, satış sözleşmesi esnasında hiçbir hakkını saklı tutmadığı nazara alındığında davalı ile bila bedel ariyet sözleşmesi akdettiği, ecrimisil bedeli isteyemeyeceği, birleşen dava yönünden, dava konusu jeneratörün noter huzurunda 28.03.2016 tarihinde satışın yapıldığı hususu yazılı delil ile ispat olunduğundan birleşen davada davacının talep ettiği tespit yönünden satışın gerçekleşmiş olması nedeni ile davacının davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, taraf vekillerinin tazminat taleplerinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, taraflar arasında jeneratör kullanımına dair mevcut olduğu ispat edilen herhangi bir kira ilişkisi bulunmadığı, Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı dosyasında istihkak iddasında bulunan üçüncü kişi davalının istihkak iddiası kabul edilerek dava konusu jenaratörün mülkiyetinin davalıya ait olduğundan bahisle üzerindeki haczin de kaldırıldığı, kararın 31.12.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, yine istihkak davası sonucu verilen hükümlerin kesin hüküm niteliğinde olması karşısında Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2015/2350 sayılı dosyasındaki haczin 31.03.2015 tarihli olması ile Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı dosyasının 03.06.2015 olan dava tarihi de dikkate alındığında davacının ileri sürdüğü 28.03.2016 tarihli satış sözleşmesinin haricen davacı tarafından davalıya yapılan önceki tarihli satışın yazıya dökülmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafça dava konusu jeneratörün rıza ile davalıya teslim edilip kullanımına katlanıldığı, satış sözleşmesi esnasında hiçbir hakkın saklı tutulmadığı, davalı ile bila bedel ariyet sözleşmesi akdettiği, davacının ecrimisil bedeli isteyemeyeceği, birleşen dava yönünden, davaya konu jenaratöre ilişkin Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas sayılı dosyasında istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi davalının istihkak iddiası kabul edilerek jenaratör mülkiyetinin davalıya ait olduğu gerekçesiyle üzerindeki haczin kaldırılması ve bu kararın kesinleştiğinin anlaşılması, İcra Mahkemesince istihkak davalarında verilen kararların kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesi ile dava konusu jenenatörün artık noter huzurunda 28.03.2016 tarihinde davalıya satışının yapıldığı, davacının birleşen dava açısından dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu jeneratörün müvekkiline ait olduğunun fatura ve vergi dairesi kayıtları ile sabit olduğunu, davalı tarafça noterde yapılan satış sözleşmesi ile müvekkilinden satın alınmış olmasıyla jeneratörün müvekkile ait olduğu hususunun davalı tarafça da noter huzurunda kabul edildiğini, Mahkemece müvekkilinin davalı taraftan defalarca sözlü olarak kullanım bedeli talep ettiğine ilişkin beyanlarının göz ardı edildiğini, davalı tarafça sunulmuş hiçbir yazılı delil olmamasına karşın müvekkili tarafından dava konusu jeneratörün rızaen ve bila bedel davalı tarafa verildiğinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; asıl davada jeneratörün davacıya ait olduğu iddiasına dayalı kullanımdan kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali, birleşen dava ise jeneratörün davacıya ait olduğunun tespitine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.