Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4834 E. 2026/1229 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4834
- Karar No
- 2026/1229
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1541 E., 2025/1678 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacıların eşi ve babaları olan ...'nın 19.01.2010 tarihinde reşit olmayan ... tarafından öldürüldüğünü, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/89 E. sayılı dosyası ile ...'in 24 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığını, küçük ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/268 E. sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, bu dava ile davacılardan ... lehine 270.271,80 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, ... lehine 14.656,16 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi, ... lehine 97.272,96 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, haksız fiilin asıl faili olan ...'in annesi ... ve babası ...'in, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 369. maddesi uyarınca oğullarının davacılara vermiş olduğu zarardan dolayı sorumlu olduklarını, haksız filin faili ...'in babası ...'in 05.11.2012 tarihinde öldüğünü, geride kanuni mirasçıları olan kızı ... ve oğlu ...'in kaldığını, davacıların olay nedeniyle uğramış oldukları maddi manevi zararın giderilmediğini ileri sürerek; şimdilik davacılardan ... için 100,00 TL, ... ve ... için 50,00'şer TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 5.000,00 TL, ... ve ... için 3.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.01.2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 437.074,34 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli kararıyla; davacıların desteği olan ...'nın davalıların oğlu/kardeşi olan ... tarafından tasarlanmış şekilde kasten silahla vurularak öldürüldüğü, söz konusu olayla ilgili ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hükmün kesinleştiği ve ...'in 24 yıl hapis cezası aldığı, ceza davasında haksız tahrik indirimi yapılmadığı, olayda ...'in tam kusurlu olduğu, Mahkemenin 2010/268 E., ve 2014/115 K. sayılı ilamı ile karara bağlanan ve kesinleşen tazminat tutarları da dikkate alınarak PMF 1931 yaşam tablosu uyarınca davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda davacılardan ... için bakiye 437.074,34 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmişken ... ve ... yönünden ilk kararda hükmedilen tazminatın mahsubundan sonra bakiye tazminat alacaklarının olmadığının tespit edildiği, davacılar vekili tarafından Mahkemenin 2010/268 E., ve 2014/115 K, sayılı ilamının sonuç doğurmadığı ve müvekkillerine hiçbir ödemenin yapılmadığı, dolayısıyla ilk ilamdaki tutarların yürütülen bu yargılamada mahsup edilmesine yer olmadığı beyan edilmiş ise de; davacılar lehine verilmiş ve kesinleşmiş bir hükmün icra veyahut tahsil edilememiş olmasının bu hükmün varlığını ortadan kaldırmayacağı; aksi durumun kabulü halinde davacılar yönünden sebepsiz bir zenginleşmenin meydana geleceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 437.074,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılar ... ve ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davacılardan ... için 5.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli kararıyla; küçüğün işlediği haksız fiilden kendisinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi gereği, anne babasının ise 4721 sayılı Kanunun 369. maddesi gereği ev başkanı sıfatıyla sorumlu olduğu, küçük ile anne babası zarardan müteselsilen sorumlu olup bunlara karşı ayrı ayrı veya birlikte dava açılabilir ise de hükmedilecek tazminatın tek olduğu, somut olayda davalı haksız fiil faili aleyhine 2010/268 E., ve 2014/115 K. sayılı ilamı ile maddi ve manevi tazminat talebinin hükme bağlandığı ve hükmün kesinleştiği, bu kez davacının aynı olaya ilişkin olarak 4721 sayılı Kanunun 369. maddesi kapsamında anne ve babaya ev başkanının sorumluluğu kapsamında yeniden dava açmasının mümkün olmadığı, öte yandan manevi tazminatın niteliği itibariyle bölünemez olduğu, bu nedenle 2010/268 E., ve 2014/115 K. sayılı kesinleşen dosyadan ayrı manevi tazminata da hükmedilemeyeceği, şu halde maddi ve manevi tüm tazminat taleplerin reddi gerekirken kabul kararının hatalı olduğu gerekçesiyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, diğer davalılar ... ile ... yönünden davacılar ... ile Velinin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davacılardan ... için 437.074,34 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 23.01.2024 tarihli ilamıyla; olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca küçük haksız eylemin faili olarak, ev başkanının ise 4721 sayılı Kanunun 369. maddesi uyarınca zarar görene karşı sorumlu olduğu, her iki sorumluluğun birbirinden farklı hukuki nedenlere dayalı olup zarar görenin, küçüğe ve aile başkanına karşı birlikte veya ayrı ayrı davalar açabileceği, aynı zarardan her ikisinin de kendi malvarlıkları ile ayrı ayrı sorumlu olacakları, bir davada zarara hükmolunmasının diğer dava yönünden zarar ödenmiş olmadıkça hukuki önem taşımayıp tahsilde tekerrüre sebep olunmaksızın aynı zarara iki ayrı davada hükmolunmasının olanaklı olduğu, hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; 4721 sayılı Kanunun 369 uncu maddesi uyarınca tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemek kaydıyla haksız fiilin failinin eylemi nedeniyle açılan davada belirlenen zarar tutarının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak 17.04.2024 tarihli kararıyla, davanın kısmen kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/268 E., 2014/115 K. sayılı sayılı kesinleşen ilamı ile hükmedilen tazminatın tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemek kaydıyla 437.074,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihi olan 09.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 08.04.2025 tarihli ilamıyla, davacılardan ... lehine haksız fiil failine karşı açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/268 E., 2014/115 K. sayılı davada hükmedilen maddi tazminat tutarı olan 270.271,80 TL'ye hükmedilmesi gerekirken uyulan bozma ilamına aykırı olarak sözü edilen davada belirlenen tazminat miktarını aşar şekilde 437.074,34 TL'ye hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; haksız fiilin işlendiği tarihde ...'in imam nikahı ile evli olup, eşinin hamile olduğunu, ... olay tarihinde ergin olduğu için husumetin ancak kendisine yöneltilebileceğini, aksi halde de sorumluluğun ancak ev başkanına yönelmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkile kalan mirasın borca batık olup olmadığının değerlendirilmesi yapılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında müvekkili lehine karar verildiğini ve dava değerinin temyiz sınırının altında kalması nedeniyle müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun göz ardı edildiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir B. Değerlendirme ve gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanunun 369 maddesi kapsamında ev başkanının sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edenin sıfatı gözetilerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 270/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.