Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4822 E. 2026/1941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4822
Karar No
2026/1941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1 E., 2025/1 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrası ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince görüşmenin bırakıldığı 07.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden doğan uyuşmazlığın çözümü için Tahkim Heyetine başvurulduğunu, ancak sözleşmede düzenlenen tahkim şartının geçersiz olduğunu, adi ortaklıkta tahkimin yer almadığını, Hakem heyetinin seçiminde sözleşmede belirtilen usule uyulmadığını, tahkim süresinin yanlış hesaplandığını, tahkim sürecinin 26.08.2022 tarihinde başlamasına rağmen kararın süresinde verilmediğini, yetkili olunmayan taşınmazın devri yerine paraya çevrilmesi konusunda karar verildiğini, yargılama sırasında delillerin toplanması, kamu düzeni gibi konularda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) hükümlerine uyulmadığını, eşitlik ilkesine dikkat edilmediğini, hukuki dinlenilme haklarına riayet edilmediğini, tahkim heyetinde yer alan kişilerin aynı zamanda taraf olarak belirtildiğini, ticaret şirketi kurulduğundan adi ortaklık kalmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının çözülmediğini, Hakem heyeti kararının Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ve 32 numaralı tebliğe aykırı olduğunu, dövize endeksli sözleşmenin düzeltilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin döviz cinsinden yapılması zorunlu olmadığından emredici hükümlere aykırılık nedeniyle döviz olarak karar verilemeyeceğini, adi ortaklığın feshedildiğine dair beyan bulunmadığı gibi adi ortaklığın tasfiyesine de karar verilmediğini, tasfiyeye karar verilmeden tasfiye sonuçlarına dair hüküm kurulduğunu, kazanç ve zarar hesaplaması sonucunda karar verilmesi ve bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, soyut beyan ile araştırma yapılmadan tasfiye edilecek mal varlığının bulunmadığının tespit edildiğini, tahkim yargılamasında davacı/karşı davalı tarafın 01.05.2024 tarihli oturumda taşınmazların devrini kabul etmesine rağmen paraya çevrilmesinde ve pay oranında indirime gidilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, kararın hüküm kısmının infazda tereddüt ve çelişki içerdiğini, Ardem ortaklığı kapsamında araştırma yapılmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; 01.11.2024 tarihli hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; iptal davasında maddi hukuka dair değerlendirme yapılamayacağını, 30.09.2020 tarihli ortaklık sözleşmesinde tahkim şartı getirildiğini, tarafların karşılıklı mutabakatı ile tahkim yargılaması yapıldığını, davacı tarafın hakem seçimine itirazı olmadığını, tahkimin öngörülen sürede sonuçlandığını, yetkili olunan hususlarda tarafların taleplerinin dikkate alındığını, usuli işlemlerin yerine getirildiğini, hukuki dinlenilme hakkına dikkat edildiğini, hakemlerin ortaklık sözleşmesinde taraf olmadıklarını, adi ortaklığın mal varlığı bulunmadığından tasfiyeye karar verilmediğini, davacının ek süre talebinin değerlendirildiğini, birlikte ifayı kabul etmeyen, ödeme yapmayan davacının iddiasında samimi olmadığını, taşınmazın aynına karar verilemeyeceğinden davacının yararı da gözetilerek bedelin dikkate alındığını, hükmün infaza elverişli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen 30.09.2020 tarihli sözleşmeyle davacının Karaman tarafını, davalıların Kayseri tarafını oluşturduğu elektrik tesisi kurulması ve piroliz tesisinin faal duruma getirilmesi amacıyla adi ortaklık kurulduğu, ihtilafların çözümüne dair 21. maddede, sözleşmede yediemin olarak belirlenen... ve...'in ve tarafların belirleyeceği birer uzmandan oluşan 4 kişinin hakemliğine başvurulacağının belirtildiği, davalılar tarafından davacı aleyhine Hakem heyetine başvurulduğu, Hakem heyetinin 01.11.2024 tarihli kararıyla; asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verdiği, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının yer aldığı, Hakem heyeti tarafından süresi içerisinde karar verildiği, Hakem heyetinin seçiminde sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, hakem olarak görev yapan... ve...'in sözleşmede yediemin ve hakem olarak belirlendiği, ayrıca kararın esası yönünden yapılan itirazlara ilişkin hukuka uygun ve yerinde olup olmadığının incelenmesinin mümkün olmadığı, tahkim dosyasındaki bilgi ve belgelerden, hakemlerin taraflara iddia, savunma ve itirazlarını ileri sürme imkanı tanıdığı, usulüne uygun olarak dilekçeler aşamasının tamamlandığı, tahkim yargılamasının yasada öngörülen usul kurallarına uygun olarak yürütüldüğü, her ne kadar kararın 30. sayfasında delillerin toplanmadığına yönelik talebin oy çokluğuyla reddine karar verilmiş ise de, ret kararının gerekçesinde dosyanın hüküm kurmaya yeterli olduğunun ifade edildiği, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olduğu dikkate alındığında davacının iptal sebeplerinin yerinde görülmediği, iptal sebepleriyle ve kamu düzenine aykırılık hususları sınırlı yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, hakem kararının usul ve yasaya uygun olduğu, 6100 sayılı Kanunun 439. maddesinde sayılmış olan iptal sebeplerinden hiçbirinin somut davada gerçekleşmediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'na ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan 32 nolu tebliğe de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, belirsiz alacak davasında alacağın belirlenmesi için süre verilmeden karar verildiğini, deliller toplanmadan, tahkikat sona ermeden karar verildiğinden kamu düzenine aykırılık oluştuğunu, davalı tarafın 01.05.2024 tarihli oturumda taşınmazların devrini kabul etmesine rağmen, kanuna aykırı hareket edilerek taşınmazın paraya çevrilmesine ve pay oranında indirime gidilmesine karar verildiğini, Hakem Kararının hüküm kısmının infazında tereddüt ve çelişki bulunduğunu, adi ortaklık sözleşmesinde hakem şartının geçersiz olduğunu, hakem kurulunun seçiminde sözleşmede belirtilen şartlara uyulmadığını, hakemin süresinde karar vermediğini, hakemin yetkili olmadığı konularda karar verdiğini, deliller toplanmadan ve eşitlik ilkesine aykırı davranılarak hukuki dinlenilme haklarına riayet edilmediğini, hakemlerin usulüne uygun olarak seçilmediğini, dava konusunun çözümünde hakemlerin yetkili olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dava dosyasının incelenmesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan tahkim şartının geçerli olmasına, taraflara tahkim yargılaması süresince eşit olarak iddia, savunma ve itirazlarını ileri sürme imkanının tanınmış olmasına, istemin tamamı hakkında karar verilmesine, yargılamanın yasada öngörülen usul kurallarına uygun olarak yürütülmesine, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olmamasına, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olmasına, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4822, K. 2026/1941, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4822-e-2026-1941-k-c72cce081a4e