Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3509 E. 2026/1938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3509
- Karar No
- 2026/1938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1996 E., 2025/1188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/863 E., 2022/338 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1- (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin eldeki davada; davalı ... yönünden kabul edilen miktar 67.050,00 TL olup, (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi 27.10.2021 itibari ile (temyiz) kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı ... vekili Avukat ... ... 'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu, davalılardan ...'in kambiyo senedini takibe koyması ve tahsili amacıyla müvekkiline vekalet verdiğini, alacak miktarının %10'u oranında akdi vekalet ücreti ile sözlü olarak anlaştıklarıı ve senedi takibe koyduğunu, tahsil aşamasına geçildikten sonra 24.09.2021 tarihinde davalı ... tarafından haksız yere azledildiğini, azil tarihinden 3 gün sonra icra dosyasının feragat ile kapatıldığını öğrendiğini, borçlu ile haricen anlaşıldığını, takibe konulan senet bedeli üzerinden %10 oranında akdi vekalet ücretinin davalı ...'ten, yasal vekalet ücretinin de her iki davalıdan birlikte tahsili gerektiğini ileri sürerek; Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün 2021/12714 E. sayılı dosyasındaki itirazın ... yönünden tamamı üzerinden, diğer davalı ... yönünden 67.050,00 TL ve ferileri için iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davacı avukatın Avukatlık Kanunu'na aykırı hareketler sergilediğini, davacının müvekkili ve annesinden harç masrafı olarak 31.500,00 TL istediğini, bu miktarın gönderildiğini, ancak böyle bir harcın ödenmediği tespit edilince güven ilişkisinin zedelendiğini, azlin haklı olduğunu, avukatın kusuru sebebiyle yapılan azil halinde avukatlık ücreti ödenmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; diğer davalı ...'in müvekkilinin oğlu olduğunu, müvekkili adına takibe başlanılmasının diğer davalı ...'e huzursuzluk vermiş olabileceği gibi müvekkilinin bilgisi olmaksızın takipten asaleten feragat etmesinin sebebinin de bu olabileceğini, davacının müvekkili ile diğer davalı arasında haricen bir anlaşma olduğuna yönelik iddialarının herhangi bir dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... ile davacı arasında bir başka İcra Hukuk Mahkemesindeki davadan dolayı vekalet ilişkisi bulunduğu, bahsi geçen ödemenin, bu vekalet ilişkisine ait bir ödeme olduğu, sunulan dekontlardan da kendi vekalet ilişkisine yönelik ödenen masraflara ilişkin olduğu hususunda davalının haklı azle dayanak gösterdiği olgunun ispatlanamadığı, azlin haklı bir nedene dayanmadığı, azil tarihine kadar davacı avukatın herhangi bir kusur ya da ihmalinin bulunmadığı, görev gereklerini yerine getirdiği, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca, müddeabihin %10 ile %20'si arasındaki bir miktarın vekalet ücreti olarak takdir edileceği düzenlendiğinden, davacı vekilin %10 oranındaki vekalet ücreti ile anlaştıkları yolundaki beyanı da dikkate alınarak, icra takibine konu senet miktarının %10'una tekabül eden 100.000,00 TL vekalet ücreti alacağının bulunduğu ve bu miktardan akit tarafı olan davalı ...'in sorumlu olduğu, karşı yan vekalet ücreti yönünden, davalıların kendi aralarındaki sulh oluşları sonucu takipten feragat edildiği, Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi uyarınca her iki tarafın müteselsilen sorumlu olduğu, haciz tarihinin akabinde ilk iş gününde takipten feragat edilmiş olması ve tarafların baba- oğlu olması ile savcılığa yapılan evrakta sahtecilik suçlamasından vazgeçilmiş olmasının takip alacaklı ve borçlusu arasında sulhen anlaşma yapılmak suretiyle takibin feragat ile sonuçlandığı kanaatini oluşturduğu, 67.050,00 TL karşı yan vekalet ücretinden her iki davalının müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün 2021/12714 E.sayılı dosyasındaki takibin 67.050,00 TL yasal vekalet ücreti (her iki borçlu müteselsil sorumludur) ve 100.000,00 TL akdi vekalet ücreti (sadece ... sorumludur) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takipteki 67.050,00 TL'lik alacak kısmı likit ve hesaplanabilir kabul edildiğinden bu miktar üzerinden davacı lehine %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmesel ilişkinin temelindeki işlemin bononun tahsili işleminin tüketici işlemi niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, açıklama içermeyen ödemelerin avukatın ücretine karşılık ödendiğinin kabulünün gerektiği, davalı ...'in ileri sürdüğü azil sebebine göre takdiri delil olan tanık anlatımının dosyaya katkısının olmayacağı, davacı avukat tarafından takip edilen takip dosyasında davalı ...'in güvenini sarsacak her hangi bir kusurlu eylemi bulunduğu hususu ileri sürülmediği gibi dosya kapsamı ile davacı avukatın kusurlu eyleminin bulunmadığı, davalı ...'in sözleşmesel vekalet ücretinden sorumlu olduğu, azil tarihinden kısa bir süre sonra takip dosyasından feragat edilmesi nedeni ile baba-oğul olan davalıların sulh olduklarının kabulünün gerektiği, sulh olmaları nedeni ile davalıların karşı yan (yasal) vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davaya bakmakla görevli mahkemelerin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, müvekkili tarafından yapılan azilin haklı olduğunu, davacı vekilin aldığı 31.500,00 TL bedel karşılığında makbuz düzenleyip düzenlemediği hususunda vergi dairesine müzekkere yazılmadığını, azlin haklı olup olmadığı hususunda tanık dinlenmediğini, Baroya yapılan şikayet başvurusunun celp edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili; takipten feragat eden kişinin oğlu olan diğer davalı ... olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacı vekil tarafından takip edilen icra dosyasının davalıların sulh olması ile sonuçlandığı, davalı ... tarafından yapılan azlin haklı nedenle yapıldığı hususunun ispatlanamadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...'ten alınıp davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.