Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3615 E. 2026/515 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3615
Karar No
2026/515
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1442 E., 2025/841 K. DAVA TARİHİ : 30.09.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/65 E., 2022/81 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil; abisi olan davalı ile birlikte İstanbul ili, Beykoz ilçesi ...mahallesi, 17 01... parsel sayılı taşınmazın hissedarlı maliki olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin dava dışı inşaat şirketi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için diğer kardeşiyle birlikte davalıya vekâletname verdiklerini, müteahhit firma ile yapılan anlaşmada dava konusu taşınmazın 3.000 m²'sinin firmanın gösterdiği kişiye satılacağının kararlaştırıldığını, dava dışı müteahhit firmanın gösterdiği H.Y. isimli şahsa dava dışı abisi ile birlikte kendilerine ait 1.500 m² olmak üzere toplamda 3.000 m² yeri Noter muvafakatnamesi ile sattıklarını, devir bedeli olan 1.200.000,00 TL'nin aralarındaki sözleşme gereğince davalı hesabına yatırıldığını, davalının dava konusu taşınmazdan devretmesi gereken 500 m² yeri devretmediği gibi devir bedelinden payına düşen miktar olan 575.000,00 TL'yi de ödemediğini ileri sürerek; davalıya ait yerin 1500 m² lik kısmının tapusunun iptali ile kendi hissesine eklenmesini, tapu iptal ve tescil talebi yerinde görülmezse, satış bedeli 1.200.000,00 TL'den 50.000,00 TL emlakçı komisyonunun düşülmesiyle kalan 1.150.000,00 TL'nin kendi payına tekabül eden 575.000.00 TL'sinin denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihindeki karşılığının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.11.2021 tarihli dilekçesiyle alacak talebini 295.000,00 TL olarak değiştirmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin, dava konusu taşınmazın 2B bedellerinin ödenmesini temin etmek ve taşınmazı kat karşılığı sözleşme yaparak değerlendirmek üzere davacının da bilgi ve onayı ile dava dışı firma ile görüştüğünü, davacının ve diğer kardeşlerinin vekâletleri ile firma ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, müteahhit firmanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve 2B bedellerinin ödenmesi için taşınmazın 3.000 m²'lik kısmın H.Y. isimli şahsa bedeli karşılığında devredilerek satılmasını ön koşul olarak sunduğunu, bu talebin davacı ve dava dışı kardeşleri tarafından 1.200,000,00 TL bedel ile kabul edildiğini, devredilecek 3000 m²'lik kısmın 1500'er m² olarak davacı ve diğer kardeşi tarafından devredilmesi, çoğunluk hissenin müvekkilinde kalması hususunda anlaşıldığını, satıştan müvekkiline gelen 1.200,000,00 TL'nin 135.000,00 TL'sinin ortak iş ve masraflar için sarf edildiğini, bu masrafların davacının da bilgisi dahilinde olduğunu, ayrıca davacının müteahhit firmayla inşaat tamamlana kadar sürecek toplantılar ve dava süreçlerinde işinden, ailesinden ve zamanından feragat ederek arabasıyla işlerine koşturan müvekkiline hizmet bedeli olarak 50.000,00 TL bırakmayı kabul ettiğini, davacı payından masraf ve ödemeler düşüldüğünde müvekkilinde 245.000,00 TL emanet parası bulunduğunu, davacının dava açılana kadar müvekkilinden herhangi bir talepte bulunmadığını, temerrüt gerçekleşmediği gibi davacının denkleştirici adalet ilkesine göre talepte bulunamayacağını, 500 m² yerin ise inanç sözleşmesi gereği müvekkilinde olduğunu, müvekkilinin tapuda devir yapmaya hazır olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kardeş olan tarafların İstanbul ili, ... ilçesi .... mahallesi, 17 01... parsel sayılı taşınmazın hissedar maliki oldukları, dava konusu taşınmaza ilişkin davacının da bilgi ve onayı ile davalı tarafından dava dışı şirket ile görüşüldüğü, davacının ve dava dışı diğer kardeş Muzaffer'in vekâletleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, taşınmazdan 3.000 m²'lik kısmın dava dışı H.Y. isimli şahsa bedeli karşılığında devredilerek satılmasını ön koşul olarak sunmuş olduğu ve bu talebin taşınmaz hissedarı kardeşlerce 1.200,000,00 TL bedel ile kabul edildiği, dava öncesinde tarafların görüş birliği neticesinde bu 3.000 m² satışın 1.500'er m² olarak davacı ve dava dışı ....'in taşınmazdaki hisseleri üzerinden devredilmesi ve çoğunluk hissenin davalıda kalmasını kararlaştırdıkları, davalının cevap dilekçesinde davacı istediği zaman kendisine 500 m² yerini vermeye hazır olduğunu beyan ettiği, davanın tapu iptali ve tescili yönünden davalının davayı kabulü sebebiyle kabulünün gerektiği, davacının alacak istemi yönünden ise; uyuşmazlığın, davalının taşınmazlarla ilgili bu süreçte yapmış olduğu emek ve mesaisine karşılık hizmet bedelinin talep edilip edilemeyeceği ve bu hususta kardeşler arasında bir anlaşma olup olmadığı noktasındaki toplandığı, diğer alacak kalemlerinde ise taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmadığı, davacının dava dilekçesi ile birlikte talep etmiş olduğu 575.000,00 TL'yi 295.000,00 TL olarak ıslah ettiği, ihtilaf konusu olan davalının hizmet bedeli talebini ispat külfetinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince davalıya düştüğü, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi de dikkate alındığında davalının davacı ile hizmet bedeli konusunda anlaştığı ve kararlaştırıldığı üzere 50.000,00 TL'yi almayı hak ettiği hususunda tanık ve başkaca bir delile dayanmadığı nazara alındığında davalının alacağını ispat edemediği, bunun yanında davacının, satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihindeki değerini talep ettiği, talebin TBK’nın 117. maddesi uyarınca yerinde olmadığı, davalının dava öncesinde temerrüde düşürülmediği, bu durumda davacının ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle; davanın, tapu iptali ve tescili yönünden davalının kabulü sebebiyle kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi .... mahallesi, 17 01... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olan 241614/966455 hissesinin iptali ile 50000/966455 hissesinin davacı adına, geriye kalan 191614/966455 hissesinin davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, alacak istemi yönünden 295.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, ortak taşınmaz alım satımı ve kâr paylaşımı için satış bedelini davalıda bıraktığı iddiasını ve davalının kötüniyetli olduğunu ispat edemediği, bu sebeple denkleştirici adalet ilkesinin olayda uygulama yeri bulunmadığı, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belge sunulmadığından, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulüne dair Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin, satıştan gelen parayı vekâleten satışı yapan davalıya ortak yatırım olarak taşınmazlar alması için bıraktığını, davalının müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak taşınmazlar üzerindeki hakkını vermediğini, müvekkilinin alacağının hak ve hakkaniyet çerçevesinde denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanarak ödenmesi gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden bahisle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekâlet ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, somut olayda denkleştirici adalet ilkesinin uygulanamayacak olmasına, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3615, K. 2026/515, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3615-e-2026-515-k-ffc6321dd22e