Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3742 E. 2026/517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3742
- Karar No
- 2026/517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/105 E., 2025/1305 K. DAVA TARİHİ : 04.01.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/238 E., 2024/666 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 2.757,78 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarıca kesinlik sınırı olarak belirlenen 47.530,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketin 3300913 tesisat numaralı abonesi olduğunu, söz konusu aboneliğinin bulunduğu yerde 18.05.2015 tarihinde dava dışı şirket ile un fabrikası kurumu nedeniyle makinelerin temini ve montajı için sözleşme imzaladığını, un fabrikasının kurulmasından sonra kurulumun sözleşmeye uygun olmaması nedeniyle dava dışı şirket ile hukuki süreç başladığını, müvekkilinin fabrikayı tam randımanlı ve kapasitesine uygun kullanamadığını, ancak davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla 28.12.2017 tarihinde 95.713,73 TL ceza tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek; müvekkilinin tahakkuk ettirilen tutarda davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya ait abonelikte yapılan incelemede kaçak elektrik kullandığı tespit edilip kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, yapılan tahakkukun da mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirkete ait iş yerinde kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 95.713,73 TL kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle davalı şirkete 30.477,49 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli kararıyla; kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan Yönetmelik hükmüne uygun olarak dosyanın rapor sunan bilirkişi heyetine yeniden tevdi edimesi, tarafların bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılar şekilde davalının, davacıdan isteyebileceği kaçak kullanım bedelinin, tutanak tarihindeki Yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli kararıyla; davacıya verilen iki haftalık kesin süre içerisinde gider avansı ve bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece davacı vekiline çıkartılan tebligatta, usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davacının, 95.713,73 TL kaçak elektrik tahakkukundan dolayı davalı şirkete 2.757,78 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğunu, raporda dosyada yer alan bilirkişi raporları, Kaymakamlık tespit tutanakları ve fabrikanın teknik eksiklikler nedeniyle randımanlı çalışmadığına ilişkin somut delillerin değerlendirilmediğini, raporda yapılan hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olmadığı, hatalı olarak günlük çalışma saatinin 21 saat üzerinden hesaplandığını, ancak müvekkili firmanın hiçbir şekilde tam kapasiteli bir çalışma yapmadığını, Mahkemece yalnızca bilirkişi raporuna atıfta bulunularak verildiğini, kararın gerekçesiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur. Dava dosyasının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu tahakkuk yönünden davalı şirket tarafından Yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmiş bir kaçak tahakkuk tutanağının dosyaya ibraz edilmediği, kaçak tespit tutanakları düzenlenmiş ise de bilirkişi raporunda vurgulandığı üzere davacının kaçak elektrik kullandığını destekleyecek herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, görüntü olduğuna dair tutanak beyanı olmasına karşın davalı vekili tarafından usulüne uygun olarak verilen süre içerisinde dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; gerekçenin devamında davacı tarafından kaçak kullanım yapıldığının ispat külfetinin davalıda olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan belgelerden tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle bilirkişi tarafından yapılan tespit neticesinde davacının 92.955,95 TL kaçak kullanımının ispat edildiğinin belirtildiği, gerekçenin az yukarıda değinilen ilk bölümünün sehven karara geçirildiği anlaşılmıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/4 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde, peşin alınan temyiz harcının davacıya, temyiz harçlarının ise davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.