Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3584 E. 2026/514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3584
Karar No
2026/514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/701 E., 2025/840 K. DAVA TARİHİ : 15.06.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/478 E., 2024/371 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, kendisine miras yoluyla kalan ve adına tescilli 26... plaka sayılı ...markalı 2018 model dizel kabinli traktörü 04.04.2023 tarihinde Eskişehir 11. Noterliğinin ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile davalıya satış yoluyla devrettiğini, ancak satış bedeli olarak gösterilen 1.400.000,00 TL'nin davalı tarafından müvekkile ödenmediğini, dava konusu traktörün gerçek değerinin 4.000.000,00 TL civarında olduğunu, davalının müvekkiline yardımcı olabileceğini, traktörü kendisine devretmesi halinde satışını yaparak bedelini kendisine ödeyeceği vaadiyle müvekkilin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanmak suretiyle dava konusu traktörün kendisine temlikini sağladığını ileri sürerek; araç satış sözleşmesinin iptali ile aracın müvekkili adına tescilini, ilk talepleri kabul görmez ise traktörün güncel değerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.04.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 3.960.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının, ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesinde teslim ettiği traktörün bedelini tamamen aldığını beyan ettiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesi uyarınca senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu, aşırı yararlanma iddiasının ispatı yönünden tanık deliline muvafakat etmediklerini, aşırı yararlanmanın objektif ve subjektif unsurların gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, dava konusu 26... plaka sayılı J... marka 2018 model dizel kabinli traktörü 04.04.2023 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle davalıya devrettiği, davacı tarafından, traktörle ne yapacağını bilmez halinden yararlanmak suretiyle hiçbir bedel ödenmeksizin dava konusu traktörün davalıya satış yoluyla temliğinin sağladığı iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında dinlenen tanıklar .... ve ...'un beyanlarında, davacı tarafça 1.800.000,00 TL bedel karşılığında görüşmelerin yapıldığını ifade ettikleri, dolayısıyla davacının traktör bedelini bilmediği veya zorda kalması nedeniyle davalı tarafça satın alınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, satışın noter aracılığı ile yapıldığı ve davacının belirtilen bedeli bilerek ve isteyerek sözleşmeyi imzaladığı, davacının gabine yönelik iddialarını ispatlayamadığı, aşırı yararlanma koşulları oluşmadığı gibi davalının hile kullanılarak davacıyı aldattığının somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu traktör satışına ilişkin sözleşmesinin, 6098 sayılı TBK'nın 27. maddesine göre kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerden olmadığı, içeriğine göre traktör bedelinin davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin gabin (aşırı yararlanma) nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki nisbetsizliğin, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerektiği, hata ve hile olgularının yasal koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, tanık beyanlarından taraflar arasında traktör bedeline yönelik pazarlık ve anlaşma süreci yaşandığının anlaşıldığı, davacının irade fesadına uğratıldığı yönündeki iddialarını ispat edemediği, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin babasından miras kalan dava konusu traktörün değeri ile ilgili hiçbir bilgi ve deneyime sahip olmadığını, çiftçi olan davalının ise traktörün rayiç değerini bilebilecek durumda olduğunu, satış bedeli olarak gösterilen 1.400.000,00 TL'nin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, davalı taraf bu bedeli elden ödediğini iddia etmiş ise de, bu kadar yüksek meblağlı bedelinin elden ödenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, HMK'nun 200. maddesi gereğince senetle ispatı gereken hususlarda tanık dinlenmesine muvafakatlari olmamasına rağmen, tanık beyanlarına dayanılarak dava konusu traktörün satış bedelinin elden ödenmiş olduğunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu, dava konusu traktörün 04.04.2023 satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 3.960.000,00 TL olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, traktörün rayiç değerinin noterde satış bedeli olarak gösterilen 1.400.000 TL'nin neredeyse üç katı olduğunu, bunun da sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunduğunu gösterdiğini, tanık beyanları çelişkili olmasına rağmen hükme esas alındığını, davalı hakkında benzeri olaylarla ilgili olarak ceza soruşturmaları yürütüldüğünü, soruşturmaların neticeleri beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aşırı yararlanma iddiasına dayalı olarak noterlikçe yapılan araç satış sözleşmesinin iptali ile önceki malik adına tescili ile bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, gabinin subjektif unsuru olan satıcı davacının zor durumda kaldığı ve alıcı davalının bundan bilerek yararlandığı hususlarının ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3584, K. 2026/514, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3584-e-2026-514-k-873aa94609ee