Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3629 E. 2026/509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3629
- Karar No
- 2026/509
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/581 E., 2025/1046 K. DAVA TARİHİ : 06.04.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/166 E., 2017/423 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum ile davalı arasında akdedilen telsiz kullanım sözleşmesi gereğince, ödenmesi gereken yıllık telsiz ücret bedellerinin davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, müvekkili tarafından gerekli yazışmalar yapılarak ödenmeyen telsiz kullanım ücretlerine ilişkin düzenlenen tahakkuk fişinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının yapılan bildirimlere rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, faiz oranının fahiş ve kabul edilemez olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; telsiz ücretinin özü itibariyle mali yükümlülük olduğu, bütün telsiz cihaz sistemleri kullanıcılarının bu ücretleri ödemekle yükümlü oldukları, 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 46.maddesinin 1.fıkrasında; kullanıcıların kullandıkları telsiz cihazları ve sistemleri için ruhsatname ve kullanma ücretlerini BTK'ya ödemekle yükümlü oldukları hususunun düzenlendiği, yine aynı Kanun 11.maddesinin 3. fıkrası gereğince de yetkilendirme ücreti adı altında ödenmeyen borçlara 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince gecikme faizi işletilmesi gerektiğinin düzenlediği, davalı şirketin SB0700 kullanıcı kodunu aldığı ve davacı Kurumdan almış olduğu izin kapsamında telsiz sistemleri kullanmakta olduğu, bu itibarla 5809 sayılı Kanunun 46. maddesi gereğince davacı Kuruma telsiz ücretini ödeme yükümlü bulunduğu, tahakkuk ettirilen borçlarla ilgili olarak borcun ödendiğine dair davalı tarafça bir iddiada bulunulmadığı gibi bu hususta ödemeyi ispat edici nitelikte bir belge de ibraz edilmediği, dosyaya sunulan kullanıcı bazında son bakiye raporu adlı belgeye göre alacak hesabı yapıldığında, icra takibine konu edilen telsiz kullanım ücreti borcunun 39.615,80 TL olduğu, yine 6183 sayılı Kanunda belirlenen gecikme zammı uygulanması gerektiğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faizin 68.052,28 TL, toplam davacı alacağının 107.668,08 TL olduğu, bu miktar alacağa ilişkin Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2011/13087 sayılı icra takip dosyasına konu alacağa ilişkin davalı itirazının haksız olduğu, bakiye alacakla ilgili itirazın ise haklı olduğu, bu hususta alınan uzman bilirkişinin vermiş olduğu raporların ve içeriğinin gerçekçi ve bilimsel verilere uygun olarak verildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, ayrıca 39.615,80 TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal zorunluluk gereği icra takip tarihinden itibaren yıllık %30 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi (BSMV) uygulanması da gerektiği, alacak likit nitelikte olduğundan yasal şartlar oluştuğundan üzerinden itiraz iptal edilen 39.615,80 TL asıl alacağın icra takip tarihi nazara alınarak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü, takip dosyasına konu 39.615,80 TL asıl alacak ile 68.052,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.668,08 TL alacağa ilişkin davalının haksız itirazının iptaline, icra takibinin toplam bu miktar alacak üzerinden devamına, 39.615,80 TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren icra takip talepnamesinde belirtilen temerrüt faiz oranının uygulanmasına, yasal şartlar oluştuğundan üzerinden 39.615,80 TL asıl alacağın %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, takip konusu alacağın on yıllık sözleşme zamanaşımı süresi içerisinde talep edildiği, asıl alacağa işletilecek olan %5 oranındaki BSMV'ne hüküm gerekçesinde de yer verildiği, tahsili hususunun icra aşamasında dikkate alınacağı, takip konusu alacak likit ve belirlenebilir olduğundan takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İnfaz Kanunu'na göre %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında "%5 gider faizi uygulanması gerekmiştir." ifadesi yer almasına rağmen hüküm kısmında buna ilişkin bir ibare bulunmadığını, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranı kadar gecikme faizi uygulandığını, tahakkuk fişinde yer alan gecikme cezası ifadesinden kastın sözleşmenin (6/a) maddesinde yer alan gecikme faizi ifadesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca dava dosyasında talep edilen ruhsatname ve kullanma ücretlerinin gecikme zamları ile tahakkuk fişlerinde yer alan gecikme cezalarının işletmeciden tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, telsiz kullanım ücret alacağının ödenmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda faizin denetime elverişli olarak belirlenmiş olmasına, talep edilen vergi alacağının tahsil aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.