Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3493 E. 2026/506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3493
Karar No
2026/506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/535 E., 2025/718 K. DAVA TARİHİ : 21.05.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/392 E., 2025/36 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; davalı takip alacaklısının, dava dışı takip borçluları .... ile ...'deki alacaklarının tahsiline ilişkin olarak başlatmış olduğu Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2021/425 Esas sayılı dosyasından müvekkillerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89.maddesi uyarınca, haciz ihbarnamesi gönderdiğini, birinci haciz ihbarnamesinin 28.11.2023 tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin 14.02.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkillerine üçüncü haciz ihbarnamesinin 22.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 6325 sayılı Kanun uyarınca arabuluculuk dava şartı olarak zorunlu olduğundan, 15 günlük hak düşürücü süre dolmadan 01.05.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Konya Arabuluculuk Bürosunun 2021/1221 büro nolu 2024/59166 arabuluculuk nolu son oturum tutanağının 21.05.2024 tarihinde düzenlenmiş olup taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, dava dışı takip borçlularından Oğuzhan Şahin'in, müvekkillerinden ...in eşi, diğer davacılar...ve Kurtman'ın oğulları olduğunu, icra dosyasından gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin ''... Mah.... Sok. No:14/4 Selçuklu/Konya'' adresine tebliğ edildiğini, dava dışı takip borçlusu ... ile müvekkillerinin, birinci derece akraba olup aynı çatı altında yaşadığını, müvekkillerine gönderilen birinci haciz ihbarnamelerinin takip borçlusu ...'e tebliğ edilmiş olup, davacıların bu ihbarnamenin varlığından haberdar olmadığını, ikinci haciz ihbarnamelerinin, tebliğ mazbatalarında davacı ...'in imzasına tebliğ edildiği gözükse de, müvekkillerinin ikinci haciz ihbarnamesinden de haberdar olamadığını, bu sebeplerle birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğini, kural olarak doğmamış bir alacağın haczinin mümkün olmadığını, müvekkilleri ile diğer takip borçlusu ... arasında fiili veya hukuki olarak herhangi bir ilişki bulunmadığını, aynı çatı altında yaşayan anne, baba, oğul ve gelin şeklindeki bir ailenin hukuki olarak birbirlerine borçlu olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ispat yükünün, takip borçlularının müvekkillerinden alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı tarafta olduğunu, davacı müvekkillerinin takip borçlularına doğmuş ve doğacak herhangi bir borçları bulunmadığını ileri sürerek; müvekkillerinin Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2021/425 Esas sayılı dosyasından ötürü takip borçlularına ve davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadıklarının ayrı ayrı tespiti ile ve haciz ihbarnamelerinin ayrı ayrı iptallerine, İİK'nın 89. maddesi hükümlerinin, kötü niyetle haksız olarak kullanması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere davalı alacaklının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; haciz ihbarnamelerinin davacılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacıların üçüncü haciz ihbarnamesi 22.04.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, 15 günlük hak düşürücü süre içinde menfi tespit davası açmadıklarını huzurdaki davayı ve 21.05.2024 tarihinde açtıklarını her ne kadar davacılar 02.05.2024 tarihinde Konya Arabuluculuk Bürosuna başvurmak suretiyle Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk yolunu işletmiş olsalar da, huzurdaki dava ve icra takibinin arabuluculuğa elverişli bir dava ve icra takibinin de arabuluculuğa elverişli olmadığını, ayrıca ispat yükünün davacılar üzerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların, üçüncü haciz ihbarnamesi 22.04.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, İİK m. 89/3 hükmünde açıkça düzenlenen 15 günlük hak düşürücü süre içinde menfi tespit davası açmadığı, huzurdaki davayı 21.05.2024 tarihinde açtıkları, her ne kadar davacılar 02.05.2024 tarihinde Konya Arabuluculuk Bürosuna başvurmak suretiyle Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk yolunu işletmiş olsalar da davanın arabuluculuğa elverişli bir dava olmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince de belirtildiği üzere, davacılara 3. haciz ihbarnamesinin 22.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği, İİK'nın 89/3 maddesi gereğince üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davasının açılması gerektiği, davacılar vekilinin iddia ettiği gibi mevcut dava ticari dava olmadığı için bu dava yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığı, neticede üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın açılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; menfi tespit davasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesine göre ticari dava olması nedeniyle arabuluculuğun dava şartı olduğunu, İİK'nın 89/3 maddesine göre açılan menfi tespit davası yönünden ayrık bir düzenleme bulunmadığını, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması sebebiyle açılan davanın süresinde olduğunu, davacıların takip borçlularına borçlu olmadıklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 89/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olmaması nedeniyle davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olmamasına, dava şartı arabuluculuğa tabi olmayan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurunun hak düşürücü süreyi durdurmamasına, davanın 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3493, K. 2026/506, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3493-e-2026-506-k-4f66b8973e28