Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1777 E. 2026/744 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1777
- Karar No
- 2026/744
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1777
KARAR NO : 2026/744
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2024
NUMARASI : 2023/589 Esas - 2024/220 Karar
DAVA : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 30/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/03/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan ... Enerji Ltd. Şti. ile dava dışı Erzurum ... Turizm İnşaat Taah. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti arasında 2020 yılında Erzurum ... Oteli inşaatı için sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye göre ... Otelinin ısıtma, soğutma, mekanik, yangın, havalandırma, pis su, temiz su v.b tüm tesisat işlerinin müvekkili olan ... Enerji tarafından yapılacağını, iş bedeli ödeme şeklinin 5 daire karşılığı ve bir miktar nakit ve çek ödemesi şeklinde olacağını, bahsedilen Erzurum ... otelinin işlerini yaptırmak için müvekkili olan ... Enerji'nin davalı ... firması olan ... adlı firma ile görüşerek açık hesap üzerinden çalışmaya başladığını, davalı firma ile varılan sözlü anlaşmaya göre, özellikle uzmanlık isteyen havalandırma sistemi yapım işinde davalı ... firmasının hem malzeme satışı hem de işçi ve uzman ekipleri ile otel inşaatında kurulum yapacağını, diğer iş kalemlerinde ise açık hesap üzerinden malzeme satışı ve desteği sağlanacağını, taraflar arasında yapılan 02.12.2020 tarihli havalandırma yapım işi sözleşmesine göre, Erzurum ... Oteli inşaatı tamamlanıncaya kadar davacı ... Enerji Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti.'nin açık hesap üzerinden çalışma ve mal ve hizmet alımına devam ettiğini, çalışma süresi boyunca müvekkilinin davalı tarafa toplam 6.583.864,00-TL ödeme yaptığını, iş bitiminde davacı firma ile davalı firma arasında yapılan görüşme ve hesaplama işlemlerinde davalı firmanın 172.000,00-TL eksik malzeme gönderdiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin davalı tarafından gönderilen faturaları iyiniyetle defterlerine işlediğini, davalının dava dışı Erzurum ... Ltd. Şti. adına sonradan 733.200,00-TL tutarında 01.02.... tarihli faturayı düzenleyerek göndermesi üzerine müvekkili ... Enerji Ltd. Şti'nin muhasebecisinin geriye dönük yaptığı incelemede davalı ... Ltd. Şti.'nin müvekkili firma adına mükerrer fatura kesip gönderdiği ve mükerrer tahsilat yaptığının anlaşıldığını, davalı ... firmasının havalandırma sistemi için 04.04.... tarihinde düzenlediği 1.052.200,00-TL tutarında fatura haricinde ikinci kez 11.04.... tarihli 1.324.633,78 TL tutarında mükerrer fatura düzenleyerek gönderdiğini, müvekkilinin bu durumu anlayışla karşıladığını, faturayı defterine işlediğini ve ödemeyi yaptığını, dava dışı ... Turizm Şirketi'nin oteli yatırım teşviki kapsamında yapması nedeniyle davacının yaptığı işlerin bazılarının da teşvik kapsamında kaldığını, teşvik kapsamında kalan 3.047.000,00 TL'lik işin davacı tarafından davalıya yaptırıldığını, ancak davalının bu iş karşılığında 14 adet faturayı davacıya kesmeyip ... Turizm Şirketi'ne kestiğini, bu firma ile davacı ve davalının bir araya gelerek 06/11/2021 tarihinde alacağın temliki sözleşmesi düzenlediklerini, davacının bu borcu üstlenerek davalıya ödediğini, taraflar arsında imzalanan dava konusu 02/12/2020 tarihli sözleşmeden itibaren otel inşaatı tamamlanıncaya kadar davacının davalıya toplamda 6.583.864 TL ödediğini, bu ödemeye 1.052.200,00 TL bedelli ve 04/04/... tarihli fatura bedeli ile birlikte teşvik kapsamında kalan 3.047.000,00 TL'nin de dahil olduğunu, dava konusu işin bitiminde davalının 172.000,00 TL tutarında eksik malzeme gönderdiğinin tespit edildiğini, bu malzemelerin davacı tarafından temin edildiğini ve eksik işlerin de davacı tarafından yaptırıldığını, ayrıca davalı taraf aldığı ödemelere, gönderdiği malzemelere ve yaptığı işçilik ücretlerine ilişkin faturaları davacıya gönderdiğini, bunların davacının defterine kaydedildiğini, ancak davacının muhasebecisinin yaptığı incelemede davalının 11/04/... tarihli ve 1.324.633.78 tutarında mükerrer fatura kesip mükerrer tahsilat yaptığının tespit edildiğini, toplamda da 1.496.633,78-TL haksız kazanç elde ettiğini belirterek 1.324.633,78TL faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile fazla ödenen tutardan 30.000,00-TL'nin taraflarına ödenmesine, yine davalı ... Ltd. Şti.'nin gönderdiği işlem dökümü çizelgesi haricinde borçlu olmadıklarının tespiti ile fazla ödenen 172.000,00-TL tutardan 20.000,00-TL'nin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü bütün iddiaların asılsız olduğunu, otel işinin mekanik tesisat anlamında 2 etaba bölündüğünü, 2 etabın da dava dışı Erzurum ... Turizm İnş. Taah. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından anahtar teslimi şeklinde davacı ... Enerji İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verildiğini, şantiye kurulum aşamasında 02.12.2020 tarihinde de 1. etap havalandırma işinin sözleşmede yazıldığı detaylar doğrultusunda ... ile imzalandığını, sözleşme tutarının 1.000.000,00 TL olduğunu, davacı ... firmasının hazırlattığı sözleşmede fiyat/ödeme şekli maddesinde toplam fatura miktarının 710.000 TL olarak yazıldığını, mali müşavirlerinin bu kapsamda 1.000.000 TL fatura kesmelerini belirttiğini, davacı yetkilisi ...'ün bu konuda bilgilendirilerek 290.000,00 TL'nin % 18 KDV farkı olan 52.200.00 TL'nin fatura miktarına eklenerek 1.052.200,00 TL tutarında faturanın kesildiğini, fiyat artışı ile alakalı müvekkili şirketin herhangi bir bedel talebinin olmadığını, sözleşme kapsamındaki işin tamamlanıp teslim edildiğini, ...yapı firmasının daveti üzerine ... yapı ve Erzurum ... firmaları yetkililerinin davacının teknik yeterliliğinin ve satın alma gücünün yeteri kadar olmadığını belirterek davacı ve Erzurum ... firmalarına müvekkili şirketin ürün satması, fatura kesmesi ve bu kapsamda ücretsiz danışmanlık hizmetleri vermesinin talep edildiğini, bu kapsamda davacı firma ve Erzurum ... firması üzerinden siparişlerin verildiğini, davacının yaptığı bazı ödemelerin karşılıklı temlik sözleşmesi imzalanarak Erzurum ... şirketine kesilen 14 adet faturanın karşılığı olan 3.047.000 TL'nin hesabından düşüldüğünü ve resmi defterlere işlendiğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin ... veya Erzurum ...'den anahtar teslim iş almadığını, faturası kesilen tüm malzemeler ve hizmetlerin ...yapı grubu ve şantiye şeflerinin kontrollerinin akabinde faturalandırıldığını, ... şirketi ile müvekkili şirket arasında herhangi bir anlaşmazlığın olmadığını, yapılan işin teknik ve mühendislik işi olup, işin başından sonuna kadar ...'ün yapılan işi teknik yeterliliği bulunmadığı için takip edemediğini, dışarıdan ortak olduğu veya kardan hisse verdiği diğer kişilere işin takip ettirildiğini, 01.02.2023 tarihi itibari ile resmi defterlerde Erzurum ... şirketinin müvekkiline 753.615,35 TL, davacının ise 201.305,46 TL borçlu olduğunu, iki firma da aranılarak bu bedellerin 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde hukuki süreç başlatılacağının müvekkili şirketçe bildirildiğini, akabinde deprem nedeniyle belirli bir süre çalışılamadığını, Erzurum ... firması kendileri ve kefil oldukları ... firması adına 15.06.2023 tarihinde ...'e müvekkili şirkete geldiklerini, gelen yetkililerin ... ve ... olduğunu, iki firma adına da yetkilendirildiklerini belirterek iki şirketin 753.615,35 TL ve 201.305,46 TL olmak üzere toplam 954,920,81 TL borç karşılığında müvekkili olan şirkete 300.000 TL'den olmak üzere 600.000 TL teklif ettiklerini, müvekkili şirketin çekleri kabul ettiğini, Erzurum ...'den 600.000 TL resmi kayıtlardan düşülerek kalan 153.615,35 TL için müvekkili şirkete 19.06.2023 tarihinde fiyat farkı bedeli faturasının kesildiğini, resmi defterlerde Erzurum ... ile borç alacak ilişkisinin kalmadığını, davacı firmanın ise 201.305,46 TL tutarında müvekkili şirkete borçlu olduğunun görüldüğünü beyan ederek, hiçbir alacağı olmamasına ve hatta müvekkiline borçlu olmasına rağmen gerçek dışı ve asılsız iddiaları ile mahkemeyi yanıltmaya çalışan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece; "... Davacı, davalı ile aralarında tek sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafından düzenlenen 1.052.200,00 TL tutarlı faturanın ödendiğini, aralarında başka bir sözleşme bulunmadığını, buna rağmen davacının 1.324.633,78 TL'lik fatura düzenlediğini, bu faturanın mükerrer olduğunu belirterek bu faturandan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile yaptığı ödemelerden şimdilik 30.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davacı, davalı ile tek sözleşme yapılıp bu sözleşme gereğince düzenlenen faturanın ödendiğini belirtmiş olup; ayrıca davalı tarafa toplamda 6.583.864,00 TL ödeme yapıldığını beyan etmektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme bedelinin 1.000.000,00 TL olmasına rağmen davacı tarafından bu tutardan daha fazla olan 6.583.864,00 TL tutarında ödeme yapılmış olması, davalı ile ticari ilişkisinin bu sözleşme dışında devam ettiğini göstermektedir. Bu nedenle davacının davalı ile aralarında tek sözleşme yapıldığını, bu sözleşme kapsamındaki ödemelerin yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından mükerrer fatura düzenlendiğine yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. Ayrıca davacı mükerrer olduğunu iddia ettiği davalı tarafından düzenlenen faturayı kendi ticari kayıt ve defterlerine işlemiş olup, daha sonra bu fatura tutarını da ödemiştir. Davacı mükerrer olduğunu iddia ettiği faturaya itiraz etmeyerek kendi defterine işlemesinin sebebini sehven yapılan bir hata olarak nitelendirmektedir. Davacının kendi adına kesilen mükerrer faturaya itiraz etmemesi ve defterine işlemesi sonrasında bedelini ödemesi, daha sonra bu faturanın sehven defterine işlendiğin belirtmesi basiretli tacir olma yükümlülüğüne aykırıdır. Zira basiretli tacir olan davacının mükerrer faturaya itiraz etmesi, faturayı davalı tarafa iade etmesi ve kendi defterlerine işlememesi gerekmektedir. Kaldı ki tarafların ticari defter ve kayıtları üzeriden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen raporda mükerrer fatura bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda faturaların dayanakları ve kaynakları açıklanmadığı için mükerrer olup olmadığı hususunda net bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmiş olup, davacı taraf faturaların dayanakları ve kaynakları hususunda mahkememize her hangi bir delil ibraz edememiş ve bu hususu da açıklığa kavuşturamamıştır. Yine davalının defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, davacının defterlerinde 2002 yılı kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu haliyle usulüne uygun tutulmayan defterlerin davacı lehine delil teşkil etmeyeceği gibi aleyhine delil teşkil edeceği anlaşılmış olup, davacının mükerrer faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile bu faturadan kaynaklı yapmış olduğu ödemeden şimdilik 30.000,00 TL'nin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalı tarafından 172.000,00 TL tutarında eksik malzeme gönderildiğini, bu malzemelerin Erzurum'da ki bir firmadan temin edildiğini, davalının bu bedeli tahsil ettiğini belirterek eksik malzeme bedelinden şimdilik 20.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafından eksik olduğu belirtilen malzemelerin nitelik ve cinslerini gösterir listenin kim tarafından ne şekilde düzenlendiği belli değildir. Zira eksik malzemelerin belirlendiği listede tespiti yapanın isim ve imzası bulunmamaktadır. Bu eksiklikleri kimin tespit ettiği ve listenin kim tarafından neye dayanılarak düzenlendiği belli değildir. Davacı, davalı tarafından temin edilmesi gerekirken verilmeyen bu eksik malzemelerin dışarıdan temin edildiğini beyan etmesine rağmen bu eksik malzemelerin ne şekilde temin edildiğine dair her hangi bir sözleşme, fatura veya bir belge ibraz etmemiştir. Bu nedenle eksik olduğu iddia edilen malzemelerin davalı dışında üçüncü bir firmadan temin edildiği hususu davacı tarafından usulüne uygun bir biçimde ispat edilememiştir. Sadece imzasız olan ve kimin tarafından düzenlendiği belli olmayan listede yazılı olan malzeme tutarlarının bu şekilde davalıdan tahsilinin talep edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki listede yazılı olan malzemelerin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında olup olmadığı dahi belli değildir. Her ne kadar davacı otel inşaatında sadece bir tane havalandırma tesisatının bulunduğunu, ikinci etabın olmadığını beyan etmekte ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmede yapılacak olan işin kapsamı belirlenmiş olup, sözleşmeye dahil olmayan iş ve malzemeler belirtildikten sonra bunların ikinci etapta değerlendirileceği belirtilmiştir. Buna göre yapılacak olan işin en az iki etaptan oluştuğu sözleşme kapsamında anlaşılmakta olup, davacının bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Yine davacı eksik gönderilen malzemeleri ilişkin tespit talebinde bulunmuş olup, delil tespiti dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda eksik malzemeler ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca davacı, davalı ile açık hesap şeklinde çalıştıklarını belirtmiş olup, taraflar arasında TTK'nın 89. Maddesinde öngörülen şekilde cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacının eksik malzeme gönderildiğini ve bu malzemeleri dışarıdan 3. kişiden temin ettiğine yönelik iddiasını bu şekilde usulüne uygun ispat edemediğinden bu talebinin de reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, dosyadaki delillerin yeterince tartışılmadığını, dava konusunun eser sözleşmesi olduğunu, ticari defterlerin incelendiğini, ancak mahallinde keşif yapılarak teknik bilirkişi raporunun alınmadığını, dava konusu otelin bir tane havalandırma sisteminin olduğunu, davalının bu iş için 1.052.200,00 TL tutarlı ve 04/04/... tarihli fatura düzenlediğini, ardından mükerrer olarak 11/04/... tarihli fatura düzenlediğini ve fatura bedelini tahsil ettiğini, teknik rapor aldırıldığında faturanın mükerrer olarak düzenlendiğinin ortaya çıkacağını, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğunu, davalının mutabakattan kaçındığını, 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, raporda davacının ...'den 171.541,26 TL alacaklı olduğunu, ancak defter tasdikinin yapılmadığının belirtildiğini, bu tespitin ise davacının alacağını ortadan kaldırmadığını, dava konusunun yeterine aydınlatılmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili açmış olduğu davasında, taraflar arasında dava konusu Erzurum ... Oteli havalandırma sisteminin yapım işi için 02/12/2020 tarihli ve 1.000.000,00 TL bedelli sözleşmenin imzalandığını, davalı tarafından iş bedeli olarak KDV dahil 1.052.200,00 TL bedelli ve 04/04/... tarihli faturanın düzenlendiğini ve bu faturanın davacının defterine işlendiğini, ancak davalının yapılan işle alakalı olarak 11/04/... tarihli ve 1.324.633.78 TL bedelli mükerrer fatura düzenlediğini ve müvekkilinin de bu bedeli ödediğini, ayrıca davalı yüklenicinin 172.000,00 TL tutarında eksik malzeme gönderdiğini ve bu malzemelerin de davacı tarafında temin edildiğini ve açıklanan nedenlerle davalı tarafa fazladan ödeme yapıldığını, yapılan fazla ödemeler doğrultusunda müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespiti ile fazla yapılan ödemelerin tahsiline karar verilmesi istemiş, davalı vekili ise davacının müvekkilinden alacağının olmadığını, müvekkiline borcunun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, mahkemece bilirkişiden rapor aldırılmış ve yargılama sonunda da davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosyada yapılan incelemede, dava konusu havalandırma işi kanal imalatlarının yapımı işine ilişkin mahallinde keşif yapılmadan ve tüm deliller toplanılmadan eksik araştırma sonucunda karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği iş bedeli karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği tam iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470. maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
Eser sözleşmesinde, yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul, fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini ispat edebilir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1041 E. 2021/1423 K. sayılı ilamı). Bir diğer söyleyişle; akdi ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından gerçekleştirildiği karine olarak kabul edilmektedir.
Davacı iddiasına göre, taraflar arasında kurulan ilişki eser sözleşmesi ilişkisi olup davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Eser sözleşmelerinde akdi ilişkinin varlığı ve işin yapılıp teslim edildiğinin ispat külfeti yükleniciye, eser bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise iş sahibine aittir.
6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi uyarınca, "(1) Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. (2) Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır."
HMK 222/3 maddesi lafzından, ticari defterlerden çıkan sonucun mutlak doğru olarak kabul edilmemesi gerektiği, aksini karşı tarafın diğer kesin delillerle ispatlayabileceği sonucu çıkmaktadır. Davalının akdi ilişkinin inkârı yönünde bir savunması bulunmamakta olup, işin tamamlanıp teslim edildiğini savunduğu ve dosya kapsamında davacının da faturayı defterlerine işlediği anlaşılsa da, salt dava konusu faturanın davacı iş sahibinin ticari defterlerinde kayıtlı olması bunun aksinin ispatlanamayacağı anlamına gelmemektedir. Mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış olsa da, tarafların tüm taleplerinin mahallinde değerlendirilmesi ve tespit edilmesi gerekirken dava konusu taşınmaz başında keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Somut olaya gelince; davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında dava konusu işin havalandırma sisteminin yapımı için 02/12/2020 tarihli ve 1.000.000,00 TL bedelli sözleşmenin imzalandığını, ancak yapılan işe ilişkin çalışma süresi boyunca müvekkilinin davalıya toplam 6.583.864,00 TL ödediğini beyan etmiş, mahkemece davacının bu beyanı dikkate alınarak taraflar arasında dava konusu sözleşme dışında da ticari ilişkinin devam ettiği belirtilmiş, ancak bu hususta taraflara açıklama yaptırılmadığı, ayrıca taraflar arasında imzalandığı belirtilen 06/11/2021 tarihli ve 3.047.100,00 TL bedelli alacağın temliki sözleşmesine göre hangi işin yapıldığı ve bu ödemenin hangi işin karşılığı olduğunun belirlenmediği, ayrıca yapılan imalatların tespiti amacıyla mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinden rapor aldırılmakla yetinilerek hatalı şekilde karar verildiği görülmüştür.
O halde mahkemece yapılması gereken; dava dilekçesinde davalı tarafa 6.583.864,00 TL ödendiği, ancak sözleşme bedelinin ise 1.000.000,00 TL olduğu gözetilerek dava konusu sözleşme haricinde taraflar arasında başka bir sözleşmenin yapılıp yapılmadığı, 06/11/2021 tarihli temlik sözleşmesinde 3.047.100,00 TL olarak ödendiği belirtilen bedelin hangi işin karşılığı olduğu taraflara açıklattırılmalı, dava konusu sözleşme içeriğinde belirtilen eklerin tamamı eksiksiz biçimde dosya içine getirtilmeli, ardından HMK 281/3. maddesi uyarınca, mahallinde teknik bilirkişi heyeti marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, davalı yüklenicinin yaptığı işlerin olup olmadığı, yapılan işlerin bulunması halinde hangi işlerin davalı tarafından yapıldığı eksiksiz bir şekilde tespit edilmeli ve yine yapılan işlerin dava konusu sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerden mi olduğu, yoksa sözleşme dışı yapılan işler mi olduğu belirlenmeli, sözleşme kapsamında yapılan işlerin olduğunun tespit edilmesi halinde bu iş bedellerini sözleşmeye göre, sözleşme haricinde yapılan işler olduğu tespit edilmesi halinde ise bu iş ve imalâtların yapıldığı tarihlerdeki mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin ne olduğu (mahalli piyasa rayiçlerine yüklenici kârı ve KDV dahil olduğu gözetilerek) bilirkişilere hesap ettirilmeli, yine temlik sözleşmesine göre hangi işin kim tarafından yapıldığı, 04/04/... tarihli ve 1.052.200,00 TL bedelli faturada belirtilen 1, 2 ve 3 numaralı havalandırma tesisatı ile mükerrer kesildiği ileri sürülen 11/04/... tarih ve 1.324.633,78 TL bedelli faturadak... numaralı havalandırma mekanik tesisatının ayrı ayrı işler mi olduğu ve bu faturaların bunlara ilişkin ayrı ayrı mı düzenlendiği, yoksa 11/04/... tarih ve 1.324.633,78 TL bedelli faturanın 04/04/... tarihli işe ilişkin düzenlenen mükerrer fatura mı olduğu bilirkişilerden denetime elverişli rapor aldırılarak tespit edilmeli, yine dava konusu işe ilişkin ödenmesi gereken başka bir bedelin bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarı da bilirkişi raporuyla belirlenmeli, ardından tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre denetime elverişli karar vermek olmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda; açıklanan nedenlerle davanın esasına ilişkin deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK’nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/589 Esas ve 2024/220 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusunda alınan 427,60TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/03/2026