Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3553 E. 2026/491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3553
Karar No
2026/491
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/176 E., 2025/740 K. DAVA TARİHİ : 23.08.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2024/567 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili baba ...'un diğer akrabaları ve oğlu ... ve mütevaffa oğlu ... ile birlikte 27.08.2021 tarihinde davalının işlettiği ... Termal Otele gittiğini, davalının kusurları nedeniyle mütevaffa oğlu ...'un havuzda boğularak vefat ettiğini belirterek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereği ileride artırılmak üzere fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla; anne ... için 250.000,00 TL manevi, şimdilik 50,00 TL maddi, baba ... için 250.000,00 TL manevi, şimdilik 50,00 TL maddi, kardeş...için 150.000,00 TL manevi, şimdilik 50,00 TL maddi, kardeş ... için 150.000,00 TL manevi, şimdilik 50,00 TL maddi, dede ...için 30.000,00 TL manevi, babaanne Hatice için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 15.10.2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini davacı anne ... yönünden 573.859,94 TL'ye, davacı baba ... yönünden 245.939,97 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; olayda kusurlarının olmadığını, babanın gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, babaanne ve dedeye husumet düşmediğini, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacılar tarafından davalı aleyhine açılan haksız fiil sebebiyle maddi tazminat (destekten yoksun kalma) davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi (destekten yoksun kalma) tazminat yönünden; davacı ... için 573.859,80 TL, davacı ... için 245.939,97 TL olmak üzere toplamda sabit olan 819.799,77 TL tazminatın hukuka aykırı fiil tarihi olan 01.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara belirlenen miktarlarda verilmesine, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan haksız fiil sebebiyle maddi tazminat (destekten yoksun kalma) davasının, davacılar ... ve ... yönünden sabit olmadığından reddine, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan haksız fiil sebebiyle manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, manevi tazminat yönünden; davacı ... için 250.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda sabit olan 810.000,00 TL manevi tazminatın hukuka aykırı fiil tarihi olan 01.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara belirlenen miktarlarda verilmesine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; meydana gelen olay nedeniyle müvekkil şirkete isnat edilen kusur oranı ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu hatalı raporların hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinin sebebinin müteveffanın ailesinin, bir ebeveyn olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemelerinden kaynaklı olduğunu, dosyada tazminat oranlarının fahiş derecede yüksek olduğunu, manevi tazminata hükmedilirken davacı tarafın kusur oranları dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının tesisinde meydana gelen boğulma olayından kaynaklı olarak maddi be manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dosya kapsamından denetime elverişli olarak alınan bilirkişi raporlarında dava konusu olayın meydana geldiği oteldeki havuzda olayın meydana geldiği tarihte görevli ve lisanslı herhangi bir cankurtaranın bulunmadığı ve otelde sağlık görevlisinin bulunmadığından kusur verildiği, davalı şirket yetkilisi sanık ...'in Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/325 E. sayılı ceza dosyasında sürekli havuz başında duran ve havuzda yüzen kişilerin güvenliğini sağlamak amacıyla onları gözetleyen sertifikalı cankurtaran görevlendirmemesi ve otelde meydana gelebilecek herhangi bir sağlık probleminde ilk yardımda bulunacak sağlık çalışanı bulundurmamasından kaynaklı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı eylemi sebebiyle ölüm olayının yaşanmasında sanığın asli kusurlu olduğundan taksirle ölüme sebebiyet vermeden kaynaklı mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesinden geçerek 15.01.2024 tarihinde kesinleştiği, istinafta ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3553, K. 2026/491, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3553-e-2026-491-k-46a2254dea50