Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3435 E. 2026/490 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3435
Karar No
2026/490
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/365 E., 2025/1107 K. DAVA TARİHİ : 07.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/280 E., 2023/558 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 15.11.2020 tarihinde 600.000,00 TL bedelli konut sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin 52.500,00 TL organizasyon ücreti ve 123.180,00 TL peşinat ve taksit adı altında olmak üzere toplamda 175.680,00 TL ödeme yaptığını, sözleşmenin akdedilmesinden sonra ülkemizde ve dünyada meydana gelen salgına bağlı olarak ortaya çıkan ekonomik kriz nedeniyle konut fiyatlarının %900 arttığını ve bu aşamada müvekkilinin sözleşme bedeli üzerinden taşınmaz iktisap etmesinin imkansız hale geldiğini, bu sebeple ... Noterliğinin 03.06.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin cayma hakkını kullandığını, ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme almadığını belirterek taraflar arasında düzenlenen 15.11.2020 tarihinde düzenlenen çekilişli konut sözleşmesinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla iptaline, ödenen 175.680,00 TL bedelin ihtar tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması ve avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ödenen toplam bedelin her ödeme döneminden itibaren işleyecek avans faizi ile iadesini, bu talebinde kabul görmemesi halinde ihtar tarihi olan 03.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; usule ilişkin olarak davacının 6 aylık iade süresi geçmeden dava açmasında hukuki yarar mevcut olmadığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarının bu doğrultuda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplam ödenen 42.821,23 TL organizasyon bedelinden davacının sistemde kaldığı 561 güne isabet eden organizasyon ücreti olan 9.678,77 TL bedelin iadesinin istenemeyeceği, davacı tarafça talep edilecek miktarın ödenen bedelden mahsubu ile kalan 2482 güne isabet eden 42.821,23 TL miktarın iade edilmesi gerektiği, ayrıca yargılama devam ederken 24.11.2022 tarihinde davalı şirket tarafından 123.180,00 TL tasarruf birikim bedelinin davacıya iade edildiği, dosyaya sunulan ödeme dekontu ve davacı vekilinin duruşma beyanı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödenen 123.180,00 TL bedel bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 42.821,23 TL alacağın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda da davacı .... Noterliğinin 03.06.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini davalı tarafa bildirdiği, bu tarihte yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanunun 39/A maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre organizasyon ücretinin iadesine karar verilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.maddesi uyarınca ödenen taksitler, peşinat ve ara ödemelerin feshin davalı şirkete bildirilmesinden itibaren 6 ay içinde iadesi gerektiği, ilgili maddenin haksız şart mahiyetinde olmadığı, söz konusu ihtarnamenin tam tebliğ tarihi dosya kapsamında bulunmasa da davalının haziran ayı itibari ile tebliğ aldığına dair beyanı karşısında haziran ayında tebliğ edildiği kabul edildiği, davacı tarafça sözleşme kapsamında ödenen organizasyon ve taksit ücretlerinin iadesi için 07.07.2022 tarihinde eldeki davayı açtığı, dava tarihinden sonra 24.11.2022 tarihinde davalı şirket tarafından sözleşme kapsamında ödenen taksit ödemelerinin davacıya iade edildiği, sözleşmenin 10/c. maddesine göre dava tarihi itibariyle muaccel olmayan bir alacak hakkında dava açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı, öte yandan sözleşmede belirtilen 6 aylık ödeme süresi içerisinde davalı tarafça taksit bedellerinin davacıya iade edildiği, davacı taraf taksit ödemelerinin iadesi yönünden dava tarihi itibariyle 6 aylık ödeme süresini beklemeden dava açmakta haksız olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının peşinat ve taksit bedeli talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının organizasyon ücreti talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; her ne kadar sözleşmenin 10.maddesinin c bendinde, ayrılma halinde ödenen bedellerin 6 ay sonra iade edileceğini belirtilmiş ise de söz konusu maddenin açıkça haksız şart teşkil ettiğini, davalı şirketin müvekkilinden 52.500,00 TL organizasyon ücreti, 123.180,00 TL de peşinat ve taksit ödemesi olarak toplamda 175.680,00 TL bedeli hiçbir hukuki dayanak olmadan aylarca muhafaza edeceğini, somut olayda TBK m.138 uyarınca müvekkilinin sözleşmeyi fesih ve ödediği bedellerin iadesini talep hakkının bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tasarruf finans sözleşmesinin feshinden kaynaklanan organizasyon ücreti ve ödenen bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 04.06.2021 tarihli daire kurul toplantısında alınan ilke kararında "07.03.2021 tarihli ve 31416 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7292 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un; 1. maddesi ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (j) bendi;“ j) Organizasyon ücreti: Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutarı,";7. maddesi ile aynı Kanuna eklenen 39/A maddesinin birinci fıkrası; "Tasarruf finansman sözleşmesi, belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinimi için müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre düzenlenen sözleşmedir." hükmünü içermektedir. Açıklanan bu kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce, tüketici ile şirket arasında akdedilen tasarruf finansman sözleşmesinin feshedilmiş olması (veya feshi için mahkemeye başvurulmuş olması) koşuluyla, tüketici tarafından açılan (alacak veya itirazın iptali istemli) davalarda, tüketici tarafından şirkete ödenmiş olan organizasyon ücretinin iade edilmesi gerektiğine" karar verilmiştir (Emsal; Dairemizin 2020/3408 E. 2021/6024 K. sayılı onama kararı). Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sözleşmenin fesih tarihi itibariyle organizasyon bedelinin iadesi edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesine göre fesih talebinin yazılı olarak iletildiği 03.06.2022 tarihinden dava tarihi itibarı ile 6 aylık sürenin dolmadığının, kaldı ki dava tarihinden sonra ve 6 aylık süre dolmadan 24.11.2022 tarihinde davalı şirket tarafından sözleşme kapsamında ödenen taksit ödemelerinin davacıya iade edildiğinin, davacı taraf taksit ödemelerinin iadesi yönünden dava tarihi itibariyle 6 aylık ödeme süresini beklemeden dava açmakta haksız olduğunın, alacağın muaccel olmadığının ve davanın açılmasında haksız olduğunun, ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir (Emsal; Dairemizin 07.04.2025 tarihli ve 2024/2697 E., 2025/1925 K. sayılı onama kararı). VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3435, K. 2026/490, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3435-e-2026-490-k-8d6cd5a9664c