İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/55 E. 2026/802 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/55
Karar No
2026/802
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/55 Esas KARAR NO:2026/802

DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:28/11/2022 - 18/01/2023 KARAR TARİHİ:08/10/2026

ASIL DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde; taraflar arasında 04/12/2018 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun, üretici olan ..... A.Ş'nin ürettiği ... enerji içeceği ile ilgili hakların satış ve dağıtımının bayi olarak müvekkili şirkete verdiğini, sözleşme süresinin 2 yıl olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak bir süre sonra üretici firma tarafından üretilen enerji içeceğinin benzerinin başka bir üretici firma tarafından üretildiğini ve üretilen bu ürünün, davalı tarafından üretilen enerji içeceğinden daha uygun fiyatlarla satıldığı için, müvekkili bayi şirketin taahhüt etmiş olduğu ... içeceğinin dağıtım ve satışını yapamaz duruma geldiğini, ayrıca aynı dönemde Dünya Sağlık Örgütü tarafından 24/02/20220 tarihinde pandemi ilan etmesi nedeniyle de müvekkili şirketin dağıtım ve satış yapamaz duruma geldiğini, müvekkilinin lisans sözleşmesi kapsamında davalı şirkete 170.296,85 USD ödediğini, lisans sözleşmesinin devam ederken davalı tarafça lisans sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalıdan cari de olan doların iadesini istediğini, dava dilekçesinde 70.000,00 USD'nin teminat olarak verildiği yazılmış ise de bunun sehven yazıldığını, Borçlar Kanunun 138. Maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlama yapılması gerektiğini belirterek lisans sözleşmesi ve davalının münhasırlık yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle 70.000,00 USD karşılığı 1.295.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde; Davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, davacının dava dilekçesinden istediği para ile ilgili olarak hem teminat hem de lisans ifadelerini kullandığını, bayilik sözleşmesinde teminata ilişkin hüküm bulunmadığını, bayilik sözleşmesinin mal alım satımına ilişkin olduğunu, davacı ile müvekkili arasında 15/07/2020 tarihinde ayrıca lisans sözleşmesi imzalandığını, lisans sözleşmesinin 6. Maddesi ile cari hesap mutabakatı yaptıklarını, lisans sözleşmesine göre 1 yıllık sözleşme bedelinin 200.000,00 USD olarak belirlendiğini, maddenin devamında sözleşme bedelinden, davacının ... .... A.Ş'den olan 140.297,00 USD alacağının mahsup edilmek suretiyle tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, buna göre 200.000,00 USD'den 140.297,00 USD'nin mahsup edilmesi neticesinde müvekkilinin davacıdan 59.703,00 USD alacağı kaldığını, daha sonra davacının bu miktarın bir kısmını ödediğini, geriye müvekkili şirketin 29.703,15 USD alacağının kaldığını, lisans sözleşmesinin bayilik sözleşmesinden daha sonra imzalandığını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11/03/2020 tarihinden pandemi ilanının yapıldığı, bu ilandan yaklaşık 4 buçuk ay sonra 15/07/2020 tarihinde lisans sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle BK 138. Maddesinde düzenlenen "sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenilmeyen ..... " şeklinde bir durumu söz konusu olmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarihten 4 buçuk ay önce pandemi ilanının yapıldığını, bu nedenle davacının aşırı ifa güçlüğü nedeniyle bedelden indirim isteyemeyeceğini, başka bir firma tarafından enerji içeceği üretilmesi nedeniyle üreten firmaya karşı müvekkilince gerekli ihtarların yapıldığını ve davanın da açıldığını, lisans sözleşmenin imzalandığını 15/07/2020 tarihinde davacının müvekkilince açılan bu davadan haberdar olduğunu, dolayısıyla lisans sözleşmesinin imzalandığı tarihte, Covid-19 ve taklit ürünlere ilişkin durumların öngörülebilir olduğunu, lisans sözleşmesi kapsamında mahsuplaşmadan sonra kalan 59.703,00 USD'dan 30.000,00 USD'sinin herhangi bir çekince ileri sürülmeksizin müvekkiline ödendiğini bu nedenle de çekince konulmamasından dolayı BK 138. Maddesinin uygulanamayacağını, lisans sözleşmesinden kalan alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacı tarafa ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmemesinden dolayı lisans sözleşmesinin haklı nedenle 14/03/2022 tarihli ihtarname ile feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVA : Karşı davacı .... A.Ş vekili karşı dava ve karşı dava açısından cevaba cevap dilekçesinde, Taraflar arasında imzalanan 15/07/2020 tarihli lisans sözleşmesinin 6. Maddesinde lisans kullanım bedelinin 200.000,00 USD olarak tayin edildiğini, taraflar arasında daha önceden imzalanan 04/12/2018 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında ... .... ... şirketinin müvekkili şirketten olan 140.297,00 USD alacağının mahsup edilerek kalan kısmının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra karşı davalı şirket tarafından 30.000,00 USD daha ödeme yapıldığını, karşı davalı taraftan 29.703,15 USD alacaklarının kaldığını, lisans bedelinin kalan kısmının ödenmemesi nedeniyle lisans sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek 29.703,15 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak ödenmesini, yine aynı şeklide vade tarihindin fiili ödeme tarihine kadar USD cinsinden açılmış mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizini uygulanmasını talep ve dava etmiştir. KARŞI DAVA CEVAP :Karşı davalı cevap dilekçesinde, Müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen taahhütlerinin ifasının imkansız hale gelmesi nedeniyle taraflar arasında daha önce belirlenen 2 yıllık sözleşme süresinin uzatılması için bu keze taraflar arasında 15/07/2020 tarihinden lisans sözleşmesi imzalandığını, lisans sözleşmesi kapsamında karşı tarafında kabul ettiği üzere 170.296,85 USD'yi müvekkiline ödediğini, taraflar arasındaki şifai olarak görüşmeler neticesinde cari hesap kayıtları ortaya koyularak mahsuplaşma yapıldığını, mahsuplaşma neticesinde 70.000,00 USD ödemeyi karşı davacı şirketin kabul ettiğini, açılan karşı davanın haksız olduğunu belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda, "15/07/2020 tarihinde davacı-karşı davalı ... ... Trading Company ile davalı-karşı davacı ... Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş arasında Lisans Sözleşmesi imzalandığı görülmüştür. Bir sureti dosya içerisine bırakılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/01/2016 tarih 2015/14404 esas 2016/222 karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/01/2018 tarih 2017/5311 Esas 2018/690 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere asıl ve karşı davadaki uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen lisans sözleşmesinden oluştuğundan görevli mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan Asıl dava ve karşı dava yönünden, Mahkememiz görevsiz olduğundan HMK 114/c ve HMK 115 maddesi kapsamında asıl davanın ve karşı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" denilerek asıl dava ve karşı dava yönünden , Mahkememiz görevsiz olduğundan HMK 114/c ve HMK 115 maddesi kapsamında asıl davanın ve karşı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın görevli İstanbul Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/251 esas 2023/214 karar sayılı 12/12/2023 tarihli ilamı ile, davanın karşı görevsizliğine karar verilerek dosya yargı yeri belirlenmesi hususunda İstinaf'a gönderilmiştir. İstanbul BAM 37.H.D.'nin 2024/1044 esas 2024/3301 karar 24/12/2024 tarihli kararında davanın, taraflar arasında imzalanmış bulunan bayilik sözleşmesinin feshinden kaynaklı yapılan teminat ödemesinin iadesi ve karşı dava bakımından alacak talebine ilişkin olduğu, tarafların iddiaları doğrultusunda 6769 sayılı Kanundan kaynaklanan bir hakka yönelik uluşmazlık bulunmadığı, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklandığı ve ticari iş niteliğinde olduğunun anlaşıldığı belirtilerek 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22.maddelleri gereğince kesin olarak mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilerek dosya mahkememizin 2025/55 sayılı esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Asıl dava, lisans sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin Borçlar Kanunu 138.maddesine göre uyarlanarak , davacı tarafından fazla ödendiği iddia edilen 70.000USD karşılığı 1.295.000,00TL'nin faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, karşı dava ise, lisans sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia edilen 29.703,15USD'nin karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Delliller; Bayilik sözleşmesi, lisans sözleşmesi, ihtarnameler, dekontlar , ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu. Asıl dosya yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık, Taraflar arasında 04/12/2018 tarihli bayilik sözleşmesi ve 15/07/2020 tarihli lisans sözleşmesi olmak üzere iki ayrı sözleşme imzalanmış olup, davacı taraf başka bir firma tarafından üretilen enerji içeceğinin daha ucuza satılması nedeniyle yeteri kadar satış yapamadığını, ayrıca pandemi nedeniyle de satış yapamadığını belirterek Borçlar Kanunun 138. Maddesine atıfla sözleşme bedelinin uyarlanarak davalı tarafa daha önceden ödediği 70.000,00 USD lisans bedeli karşılığı olan 1.295.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş olup, BK 138. Maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğü bulunup bulunmadığı, davacının iddia etmiş olduğu nedenlerin bu madde kapsamına göre aşırı ifa güçlüğü sayılıp sayılmayacağı, aşırı ifa güçlüğü koşulları oluşmuş ise daha önceden davacı tarafından ödenen lisans bedelinden 70.000,00 USD karşılığı TL bedelinin davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Karşı dava açısından uyuşmazlık, lisans sözleşmesi kapsamında karşı davacının karşı davalıdan 29.703,15 USD alacağının olup olmadığı hususlarının tespiti noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan Aralık 2018 tarihli bayilik sözleşmesi incelendiğinde, taraflar arasında , Sağılıklı Gıda tarafından üretilen ... içeceği marka ürünlerle ilgili hakların satış ve dağıtımı için ... .....Comphany firmasına verilmesine ilişkin olduğu, bayilik sözleşmesinin 3.maddesinde satış bölgesinin Irak olduğunun belirlendiği, 3.2.maddesine göre satış pazarlamasına ilişkin hakkın inhisari olmadığının vurgulandığı, bu sözleşmenin geçerlilik süresinin 2 yıl olduğu, bayi konumunda olan ...'nın söz konusu ürünü kendisinin üretemeyeceği ve 3.kişilere imal ettiremeyeceği hükmünün yer aldığı, anlaşmazlık İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin yetkili kılındığı tespit edilmiştir. 15/07/2020 tarihli lisans sözleşmesi incelendiğinde ,.... Aş'den lisans veren ...'dan lisans alan olarak bahsedildiği, 2.maddesinde lisans alan tarafın sözleşmeye konu olan "Wild Power Energy .... " markasının tüm ticari, fikri , sinai vb haklarının lisans verene ait olduğunu kabul ederek, ... markalı ürünlerin bu marka ile satılacağını, 3.kişilere ait markaları satamayacağını kabul ederek 15/07/2020 tarihinde başlamak üzere Irak Cumhuriyeti sınırları dahilinde faaliyette bulunması hususunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda belirtilen esaslara uygun olarak inhisari olmayan lisans sözleşmesinin imzalandığını, geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunu belirtilen son tarih öncesinde sözleşmenin fesih edilmediği takdirde 1 yıllık süreler halinde uzamış kabul edileceğini, lisansa konu markanın Türk Patent Enstitüsü tarafından düzenlenen 31/05/2015 tescil tarihli ... markası olduğunu, sözleşme bedelinin 6.madde de düzenlendiğini, buna göre 1 yıllık lisans bedelinin 200.000USD olarak belirlendiğini, lisans alanın madde de belirtilen banka hesabına 30/10/2020 tarihinde 9.703USD , 31/03/2021 tarihinde 50.000USD ödeme yapacağı, toplam ödemenin 140.297USD'sinin lisans alanın ...'de mevcut cari hesap alacağı olan 140.297USD'den mahsup edilmek sureti ile tahsil edileceğini, yetkili mahkemenin Çağlayan Mahkemelerinin olduğunun kabul edildiği tespit edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesi ekine lisans ödemeleri kapsamında yaptığı ödemeleri gösterir 3 adet dekont eklediği buna göre 07/03/2020 tarihinde 20.000USD, 06/03/2020 tarihinde 40.000USD , 05/03/2020 tarihinde 40.000USD ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Dekont eşliğinde ilgili bankaya yazı yazılarak dekontların doğru olup olmadığı denetlenmiş ve yapılan ödemelerin doğru olduğu bildirilmiştir. Dosya içerisine sunulan ....Aş tarafından karşı tarafa gönderilen 14/03/2022 tarihli ihtarname incelendiğinde, imzalanan lisans sözleşmesinden kaynaklanan 29.703,15USD tutarındaki ekli cari hesap özetinde görülen miktarın ödenmediği belirtilerek lisans sözleşmesini fesih ettiklerinin bildirildiği ve 29.703,15 USD'nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin istenildiği tespit edilmiştir. Davalı - karşı davacı tarafından 02/10/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan 29/11/2018 tarihli ihtarname tercümesinden , davalı - karşı davacıya ait marka ile benzerlik teşkil edecek şekilde "..." markasının tescili için başvuru yapıldığı belirtilerek müvekkiline ait marka ile benzerlik taşıyan bu markanın kullanımının derhal durdurulması, pazarlanması ve dağıtım - satışın durdurulmasının ihtar edildiği aksi takdirde haklarında dava açılacağı hususunun bildirildiği tespit edilmiştir. Davalı - karşı davacı tarafça 06/12/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan evraklar incelendiğinde, ... tarafından ... markasının tescili için Irak Marka Tescil Müdürlüğüne müracaat ettiği, tescil talebinin kabul edildiği ve davalı - karşı davacı tarafından ... ... ... hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 25/06/2019 tarihinde dava açıldığı ve buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde , uyuşmazlık noktaları kapsamında rapor tanzim edilmesi yönünde ara karar kurulmuş, davacı - karşı davalı firma tarafından ticari defter ve belge kapsamında şirket evraklarının , fatura ve dekontların 29/09/2025 tarihinde dosyaya sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetince dosyaya sunulan 20/10/2025 tarihli rapor incelendiğinde, "Asıl dava yönünden davacı karşı /davalı tarafından davalı/karşı davacı şirkete yapmış olduğu lisans ödemelerinden 70.000,00 USD’nin geri iadesini talep ettiği, dosya içiğine sunulu ödeme dekontlarında davacı/karşı davalı tarafından davalı / karşı davacı tarafa 100.000,00 USD ödeme yaptığı görülmüş ve davalı / karşı davacı şirket tarafından bu ödemenin yapılmadığına yönelik bir itirazın olmadığı, görüldüğünden ödeme ile ilgili bir çekişmenin olmadığı, çekişmenin davacı/karşı davalı şirketin yapmış olduğu ödemeyi talep edip edemeyeceği hususunda olduğu kanaatine varıldığı, Karşı dava yönünden ise; Davalı/karşı davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde ilk dava tarihi olan 28.11.2022 tarihi itibariyle Davalı/karşı davacının davacı/karşı davalı ... ...’den 552.894,43 TL (29.703,15 USD) alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. " denilerek sonuç kısmında, "Mali yönden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde ; Davalı/karşı davacının 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, bu bab’da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. Gereğince ve mevcut haliyle Davalı/karşı davacının 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, Davalı/karşı davacının incelenen ticari defterleri ve dosya kapsamına sunulan uzmanlık alanına dahil olan mali belgelerin incelenmesi neticesinde; Asıl dava yönünden davacı karşı /davalı tarafından davalı/karşı davacı şirkete yapmış olduğu lisans ödemelerinden 70.000,00 USD’nin iadesini talep ettiği, dosya içeriğine sunulu ödeme dekontlarında davacı/karşı davalı tarafından davalı / karşı davacı tarafa 100.000,00 USD ödeme yaptığı ve davalı / karşı davacı şirket tarafından bu ödemenin yapılmadığına yönelik bir itirazın olmadığı görüldüğünden ödeme ile ilgili bir çekişmenin olmadığı, çekişmenin davacı/karşı davalı şirketin yapmış olduğu ödemeyi talep edip edemeyeceği hususunda olduğu kanaatine varildiği, Karşı dava yönünden ise davalı/karşı davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde ilk dava tarihi olan 28.11.2022 tarihi itibariyle davalı/karşı davacının davacı/karşı davalı ... ...den 552.894,43 TL (29.703,15 USD) alacaklı olduğu kanaatine varildiği, Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde ; Haricen atandığım dosyanın fiziken tarafına 15.10.2025 tarihinde verilmesi üzerine yaptığım inceleme sonucunda “asıl davada ve karşı davada belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında, ileri sürülen nedenlerin TBK m. 138 kapsamında aşırı ifa güçlüğü doğurup doğurmadığı” hususunda: Davacı-karşı davalı tarafından “Bayilik Sözleşmesi iki yıl süreli imzalanmış olsa da sözleşme devam ederken 24.02.2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan etmesi ile birlikte sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıktığının” iddia edildiği ve davalı şirkete lisans ödemesi adı altında ödenen 70.000USD’nin (1.295.000TL.) ödenmesinin talep edildiği; - aşırı ifa güçlüğüne ilişkin TBK m. 138 hükmünün “(f.1) Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. ...” şeklinde olduğu; Yargıtay kararlarına göre aşırı ifa güçlüğünün kabulü için “1-Sözleşme yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir nedenle sonradan ortaya çıkmış olmalıdır. 2-) Olağanüstü durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olan olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine ağırlaştırmak suretiyle, değiştirmiş olmalıdır. 3-) Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.” şeklindeki koşulların somut olayda bulunması gerektiği ve Covid-19 salgın hastalığının, tarafların borçlarını etkilediği ölçüde, sözleşmenin yapılması sırasında öngörülemeyen olağanüstü bir durumun sonradan ortaya çıktığının ve buna bağlı olarak TBK m. 138 hükmünde öngörülen ilk koşulun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde olduğu; - hal böyle olmakla TBK m. 138/I hükmünde aşırı ifa güçlüğünün kabulü için sayılan ilk koşul olan “sözleşme yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir nedenle sonradan ortaya çıkması” koşulunun pandemi süreci ile somut olayda gerçekleştiği kanaatine varildiği; - ancak diğer iki koşulun ise gerçekleşip gerçekleşmediğini, aşırı ifa güçlüğünün kabul edilmesi için gereken üç koşulun da bulunup bulunmadığını takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasıran Mahkeme’ye ait olduğu, - davacının, ödenen bedelin iadesinin talep etmesi nedeniyle TBK m. 138/I hükmince aşırı ifa güçlüğünden doğan sözleşmeden dönme hakkının kullanılarak TBK m. 77/son hükmüce “sona eren sebebe dayalı olarak” sebepsiz zenginleşme uyarınca davalıya yapılan ödemenin geri verilmesinin/iadesinin talep ettiğinin anlaşıldığı; bu kapsamda yukarıdaki mali inceleme neticesinde davacı tarafından sözleşme kapsamında 70.000USD’nin davalıya ödendiği (ve TBK m. 138/I hükmünde sayılan üç koşulun da somut olayda bulunduğu) tespit edildiği için davacının ödediği bedelin iadesini talep edebileceği kanaatine varildiği; elbette takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, b. “KARŞI DAVA açısından karşı davacının lisans sözleşmesinin feshinde haklı olup olmadığı” hususunda: - Mali inceleme neticesinde: Yukarıda da belirtildiği üzere davalı/karşı davacı şirketin 552.894,43TL (29.703,15 USD) alacaklı olduğu, - Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davalı-karşı davacı tarafından üretilen ... İçeceği’nin davacı-karşı davalı tarafından satış ve dağıtım için taraflar arasında .... Noterliği’nde 04.12.2018 tarihinde ... yevmiye numaralı belge ile (imza tarihinden itibaren iki yıl geçerli) “Bayilik Sözleşmesi”nin ve 15.07.2020 tarihinde (bir yıl geçerli) lisans sözleşmesi olarak anılan adi yazılı sözleşmenin imzalandığı; lisans sözleşmesinin 6. maddesinde sözleşmenin yıllık bedelinin 200.000 USD. olduğu; lisans alan davacı-karşı davalının, lisans veren davalı-karşı davacıya 30.12.2020 tarihinde 9.703 USD, 31.03.2021 tarihinde ise 50.000 USD ödeyeceği ve toplam ödemenin 140.207 USD’sinin lisans alan davacı-karşı davalının, lisans veren davalı-karşı davacıda mevcut cari hesap alacağı olan 140.297USD’den mahsup edilmek suretiyle tahsil edileceği hususunun kararlaştırıldığı; ancak davacı-karşı davalının bu bedeli ödemediğinin, davalı-karşı davacının 29.703,15USD alacaklı olduğunun; sözleşmenin lisans veren davalı-karşı davacı tarafından feshedilerek cari hesap ilişkisinden dolayı 29.703,15 USD’nin ödenmesi gerektiğinin 14.03.2022 tarihli belge ile bildirildiğinin iddia edildiği ve bu bedelin ödenmesinin talep edildiği ; sözleşmede davacı-karşı davalı tarafından üstlenilen borcun ifa edilmemesi halinde davalı-karşı davacının malvarlığının aktifinde alacak hakkının doğacağı; bu kapsamda cari hesap ilişkisinden dolayı davalı-karşı davacının alacağının mali yönden yukarıda hesaplanması nedeniyle buna dayalı olarak, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kanaatine varıldığı" yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Taraflarca mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmuştur. Mahkememizin 05/02/2026 tarihli duruşmasında ; "Verilen raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı, hiçbir uyuşmazlık noktasının çözümü konusunda bilgi bulunmadığı, taraf dilekçelerinin ve ön inceleme duruşma zaptının bilirkişilerce hazırlanan raporda değerlendirilmediği görülmekle, Dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi suretiyle; Dosyadaki tüm taraf dilekçelerinin, 20/03/2025 tarihli ön inceleme duruşma zaptına yazılı olan hususların ve uyuşmazlık noktalarının, bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince sunulan itiraz dilekçelerinin bilirkişilerce dikkatlice okunarak, davacı - karşı davalının, davalı - karşı davacıdan ne kadar alacaklı olduğu, davalı - karşı davacının, davacı- karşı davalının kendinden olan alacağını, kendisinin lisans sözleşmesi kapsamındaki alacağından mahsup etmesiyle ilgili beyan dilekçelerinin okunarak, mahsup tarihinin saptanması, ne kadar alacağın mahsup edildiği tartışılarak yine davacı- karşı davalının başkaca yapılan ödemeleri varsa bu ödemelerin davalı - karşı davacıya ne zaman ödendiğinin tespit edilerek, bu ödeme ve mahsup tarihleri itibariyle konunun bilirkişiler tarafından tekrar irdelenerek, mahkememizce ön inceleme duruşmasın da tespit edilen uyuşmazlık noktaları kapsamında , bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarda değerlendirilerek ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine," karar verilerek dosya ek rapor tanzim etmeleri için önceki bilirkişi heyetine gönderilmiştir. Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen ek raporda tarafların kök rapora karşı itirazları ve dosya kapsamı irdelenmiş olup,, ; "Asıl dava yönünden ; Asıl davacı karşı /davalı tarafından Asıl davalı/karşı davacı şirkete yapmış olduğu lisans ödemelerinden 70.000,00 USD’nin iadesini talep ettiği, rapor içeriğinde yapmış olduğumuz incelemeler neticesinde, 15.07.2020 tarihli lisans sözleşmesi kapsamında asıl davacı karşı davalının daha önceki ticari ilişkiden doğan/ödemiş olduğu, 140.297,00 USD tutarını mahsubunun kararlaştırıldığı, sözleşme tarihi sonrasında asıl davacı karşı davalı tarafından asıl davalı karşı davacı şirkete 28.04.2021 tarihinde 10.000,00 USD, 18.06.2021 tarihinde ise 20.000,00 USD tutarında ödeme yapıldığına ilişkin asıl davalı karşı davacının ticari defter dökümlerinde kayıtların mevcut olduğunun görüldüğü, buna göre asıl davacı / karşı davalı tarafından asıl davalı karşı davacıya lisans sözleşmesi kapsamında sözleşme kabul edilen mahsup tutarı ve sözleşme tarihinden sonra yapılan ödemeler birlikte toplam (140.297,00 + 20.000,00 + 10.000,00=) 170.297,00 USD ödeme yaptığı, bu bedel davaliya ödenirken davacının “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa ettiğini” gösteren bir belge tarafımızca görülmediğinden, Asıl davacı / karşı davalının, asıl davalı / karşı davacıdan alacaklı olmayacağı, Karşı dava yönünden ise ;Asıl davacı / karşı davalının, asıl davalı / karşı davacıya lisans sözleşmesi kapsamında 29.703,00 USD bakiye borcu bulunduğu, bu noktada, asıl davalı / karşı davacının, Asıl davacı / karşı davalıdan 29.703,00 USD alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Elbetteki Nihai Takdir Mahkemeye Aittir. 3.3 Borçlar mevzuatı Yönden Yapılan İnceleme Ve Değerlendirmeler Neticesinde: a. “ASIL DAVA açısından ileri sürülen nedenlerin TBK m. 138 kapsamında aşırı ifa güçlüğü doğurup doğurmadığı; davacının iddia etmiş olduğu nedenlerin bu madde kapsamına göre aşırı ifa güçlüğü sayılıp sayılmayacağı, aşırı ifa güçlüğü koşulları oluşmuş ise daha önceden davacı tarafından ödenen lisans bedelinden 70.000USD karşılığı TL. bedelinin davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti” hususunda: Davacı-karşı davalı ... tarafından “Bayilik Sözleşmesi iki yıl süreli imzalanmış olsa da sözleşme devam ederken 24.02.2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan etmesi ile birlikte sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıktığının” iddia edildiği ve davalı şirkete lisans ödemesi adı altında verilen 70.000USD’nin (1.295.000TL.) ödenmesinin talep edildiği; - aşırı ifa güçlüğüne ilişkin TBK m. 138 hükmünün “(f.1) Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. ...” şeklinde olduğu; Yargıtay kararlarına göre aşırı ifa güçlüğünün kabulü için “1-Sözleşme yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir nedenle sonradan ortaya çıkmış olmalıdır. 2-) Olağanüstü durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olan olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine ağırlaştırmak suretiyle, değiştirmiş olmalıdır. 3-) Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.” şeklindeki koşulların somut olayda bulunması gerektiği; bu şartlardan bir tanesinin bile olmaması halinde aşırı ifa güçlüğünden bahsedilemeyeceği ve uyarlanmanın yapılamayacağınnın kabul edildiği’; hal böyle olmakla - i. TBK m. 138/I hükmünde aşırı ifa güçlüğünün kabulü için sayılan ilk koşul olan “sözleşme yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir nedenle sonradan ortaya çıkması” koşulunun pandemi süreci ile somut olayda gerçekleştiği kanaatine varildiği; zira Yargıtay 3. HD. E. 2024/1890, K. 2025/964, T. 19.2.2025 kararının Covid-19 salgın hastalığının, tarafların borçlarını etkilediği ölçüde, sözleşmenin yapılması sırasında öngörülemeyen olağanüstü bir durumun sonradan ortaya çıktığının ve buna bağlı olarak TBK m. 138 hükmünde öngörülen ilk koşulun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde olduğu; takdirin elbette Mahkeme’ye ait olduğu, - ii. “olağanüstü durumun, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olan olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine ağırlaştırmak suretiyle değiştirmiş olması” şeklindeki ikinci koşulun ise gelişmeler karşısında bu koşulun gerçekleştiği kanaatine varildiği; takdirin elbette Mahkeme’ye ait olduğu, - iii. “borçlunun, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerektiği” şeklindeki üçüncü koşul bakımından ise (yukarıda mali yönden değerlendirmede de belirtildiği üzere) olayda davacının asıl davaya konu ettiği 70.000USD’lik bedeli davaliya ödeme edimini ifa ederken ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa ettiğini gösteren delile rastlanmadığı; - dolayısıyla aşırı ifa güçlüğü için gereken koşulların hepsinin bulunmadığı; TBK m. 138 hükmünün koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmış olsa da takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, - eğer Mahkemece aksi yönde, TBK m. 138 hükmünce gereken üç koşulun da olayda bulunduğu; dolayısıyla aşırı ifa güçlüğünün oluştuğu kabul edilir ise bu halde davacının, ödenen bedelin iadesinin talep etmesi nedeniyle TBK m. 138/I hükmünce aşırı ifa güçlüğünden doğan “sözleşmeden dönme” yönündeki bozucu yenilik doğuran hakkının kullanılarak TBK m. 77/son hükmünce “sona eren sebebe dayalı olarak” sebepsiz zenginleşme kapsamında davaliya yapılan ödemenin geri verilmesinin/iadesini talep edebileceği; kapsamda (mali inceleme neticesinde) davacı tarafından sözleşme kapsamında 70.000USD’nin davaliya ödendiği tespit edildiği için (TBK m. 138/I hükmünde sayılan üç koşulun da somut olayda bulunduğu Sayın Mahkemece kabul edilirse) bu bedelin iadesinin TBK m. 138 ve TBK m. 77/II hükmü gereğince talep edebileceği kanaatine varildiği; elbette takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, b. “KARŞI DAVA açısından davalı-karşı davacının lisans sözleşmesinin feshinde haklı olup olmadığı” hususunda: - Mali inceleme neticesinde: Alacak miktarının mali incelemede belirtildiği, - Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davalı-karşı davacı ... şirketi tarafından üretilen ... İçeceği’nin davacı-karşı davalı ... şirketi tarafından satışı ve dağıtım için taraflar arasında .... Noterliği’nde 04.12.2018 tarihinde ... yevmiye numaralı belge ile (imza tarihinden itibaren iki yıl geçerli) “Bayilik Sözleşmesi”nin ve 15.07.2020 tarihinde (bir yıl geçerli) lisans sözleşmesi olarak anılan adi yazılı sözleşmenin imzalandığı; lisans sözleşmesinin 6. maddesinde sözleşmenin yıllık bedelinin 200.000USD. olduğu; lisans alan davacı-karşı davalı ... şirketinin, lisans veren davalı-karşı davacı ... şirketine 30.12.2020 tarihinde 9.703USD, 31.03.2021 tarihinde ise 50.000USD ödeyeceği ve toplam ödemenin 140.207USD’sinin lisans alan davacı-karşı davalının, lisans veren davalı-karşı davacıda mevcut cari hesap alacağı olan 140.297USD’den mahsup edilmek suretiyle tahsil edileceği hususunun kararlaştırıldığı; ancak davacı-karşı davalının bu bedeli ödemediğinin, davalı-karşı davacı ... şirketinin 29.703,15USD alacaklı olduğunun; sözleşmenin lisans veren davalı-karşı davacı tarafından feshedilerek cari hesap ilişkisinden dolayı 29.703,15USD’nin ödenmesi gerektiğinin 14.03.2022 tarihli belge ile bildirildiğinin iddia edildiği ve bu bedelin ödenmesinin talep edildiği; karşı davada cari hesap alacağı talep edildiği için buna ilişkin hesaplamanın mali inceleme neticesinde yapıldığı; feshin haklı olup olmadığı hususunda ise mali yönden inceleme neticesinde davalı-karşı davacının alacaklı olduğunun hesaplanması nedeniyle buna dayalı olarak, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kanaatine varılacağı; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri uyarınca Mahkeme’ye ait olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Asıl dava TBK'nun 138.maddesine dayalı aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşme bedelinin uyarlanması talebine ilişkindir. TBK'nun Aşırı ifa güçlüğü başlıklı 138.maddesinde ; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." denilmiştir. Asıl dosya davacısı TBK'nun 138.maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Corana Virüs salgınından dolayı satış yapamadığını ayrıca benzer bir ürünün, aynı satış bölgesinde başka bir üretici tarafından üretildiğini ve ... içeceğine göre daha uygun/ucuz bir fiyata satılması neticesinde, ... içeceğinin dağıtım ve satışını yapamaz duruma geldiği iddiasına dayanmıştır. Bayilik sözleşmesi Aralık 2018 tarihinde imzalanmasına karşın dava konusu lisans sözleşmesi 15/07/2022 tarihinde imzalanmıştır. Corona Virüs salgını nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü 24/02/2020 tarihinde pandemi ilan etmiş olup, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin pandemi ilanından sonra yaklaşık 5 ay sonra imzalandığı anlaşılmaktadır. Yine asıl dosya davacısı benzer bir ürünün daha ucuza satılması nedeniyle lisansını aldığı enerji içeceğini satamadığını iddia etmiş ise de, karşı tarafça dosyaya sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere lisans veren davalı - karşı davacı tarafından Word Power markası ile ilgili olarak kendi markalarının taklit edildiği iddiası ile 29/11/2018 tarihinde ...'e ihtarname gönderildiği, daha sonra da 25/06/2019 tarihinde bu kişi hakkında dava açıldığı, davacı - karşı davalı vekilinin 10/04/2025 tarihli dilekçesinden anlaşıldığı üzere , markayı taklit edenler hakkında işlem başlatıldığı hususunun e-posta ile 29/11/2018 tarihinde bildirim yapıldığı, dava konusu lisans sözleşmesinin bu tarihlerden çok sonra 15/07/2022 tarihinde imzalandığı dolayısıyla her iki durum açısından da lisans sözleşmesinin imzalandığı sırada taraflarca ön görülemeyen ve ön görülmesi de beklenemeyen bir durum şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Yine aynı maddedeki aynı şartlardan biri de, borçlunun henüz borcunu ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması koşulu irdelendiğinde ise, davacı taraf lisans sözleşmesinden önceki tarihlerde ödeme yaptığı dekontları dava dilekçesine ekleyerek (lisans sözleşmesi gereğince önceki ödemeler lisans bedelinden mahsup edilecektir. ) TBK'nun 138.maddesine göre aşırı ifa güçlüğünden bahsederek daha önceki yapmış olduğu ödemenin davalıdan alınarak kendisine verilmesini istemiş ise de , davacı - karşı davalının ödemeyi yaptığı, ödeme yaparken haklarını saklı tutmadığı dolayısı ile TBK'daki bu şartı da yerine getirmediği ve dolayısı ile aşırı ifa güçlüğü iddiasına dayalı olarak 70.000USD'yi talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Karşı dava açısından yapılan inceleme de ise, lisans sözleşmesinin 6.maddesine göre yıllık lisans bedelinin 200.000USD olduğu, lisans alanın 30/12/2020 tarihinde 9.703USD, 31/03/2020 tarihinde 50.000USD ödeyeceği , geri kalan 140.207USD'nin ise lisans alan davacı - karşı davalının karşı taraftan olan alacağının mahsup edilmesi sureti ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, karşı dava dilekçesinde 15/07/2020 tarihinden sonra asıl davacı tarafından karşı davacıya 28/04/2021 tarihinde 10.000USD , 18/06/2021 tarihinde 20.000USD ödeme yapıldığı böylelikle kalan lisans bedeline ilişkin alacaklarının 29.703,15USD olduğunun bildirildiği, asıl davacı tarafından karşı davaya cevap dilekçesi olarak sunulan 17/02/2023 tarihli dilekçede ise müvekkilinin karşı tarafa borçlandığı lisans bedelinin bir kısmını ibraz etmiş olduğu banka dekontları ile bir kısmında elden ödemek sureti ile toplamda 170.296,85USD'yi karşı tarafa ödediğini, nitekim davalı-karşı davacının da 14/03/2020 tarihli resmi yazışmasında lisans bedelinden kalan miktarın 29.703,15USD olduğunu iddia etmesi nedeniyle, müvekkili tarafından 170.296,85USD'nin ödendiği hususunun karşı davacının kabul ettiğini ifade ettiği görülmüştür. Karşı dava açısından karşı davalının ticari defter ve belgeleri bilirkişi heyetince incelenmiş olup, davacının dava dilekçesine eklemiş olduğu 20.000USD + 40.000USD + 40.000USD ve bunlar dışında davacının karşı davalıdan olan alacaklarının karşı davalının ticari defter ve belgelerine işlendiği 07/03/2020 tarihi (lisans sözleşmesinden önceki tarih) itibari ile asıl dosya davacısının karşı davalıdan olan alacağının 140.296,85 USD olarak karşı davalının ticari defter ve belgelerine işlendiği, nitekim 15.07.2020 tarihli lisans sözleşmesinde lisans bedeline mahsup edileceği bildirilen 140.297,00 USD'nin karşı davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, karşı davalının ticari defter ve belgelerinde daha sonra karşı davacıdan 1.000,00 USD alacak kaydının yapıldığı, daha sonra lisans sözleşmesinin karşı davalının defterlerine verilen hizmet olarak kaydının yapılarak lisans bedeli olan 200.000,00 USD 'nin eklenmesi suretiyle karşı davacının alacağının 201.000,00 USD olarak defterlerine kaydının yapıldığı ve bu miktardan 141.296,85USD'nin düşümünün yapılarak karşı davalının kalan alacağını 59.703,15USD olarak gösterildiği, daha sonraki yıllarda ise davacı - karşı davalı tarafından ödenen 10.000USD + 20.000USD'nin mahsubu sonucunda karşı davacının kalan alacak miktarının 29.703,15USD olarak defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği şekilde karşı davacının , asıl davacının dava dilekçesine eklemiş olduğu toplam 100.000USD'yi kendi ticari defter ve belgelerine kayıt ettiği sonuç itibari ile karşı davacının asıl davacıdan 29.703,15USD alacağı bulunduğunun belirttiği görülmüştür. Lisans sözleşmesine göre lisans bedeli 200.000USD olup, davacı tarafından daha önce karşı davacıya ödenen 140.297USD'nin mahsup edileceği kararlaştırıldığından ve daha sonradan lisans bedeli kapsamında davacı tarafından (10.000USD + 20.000USD=) 30.000USD ödendiğinden 200.000USD - 170.297USD mahsup edildiğinde kalan alacak miktarı 29.703USD tespit edildiğinden, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davacının davasının reddine, karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 29.703USD'nin , sözleşmeye göre ödenmesi gereken en son taksit miktarı olan (karşı davacı vade tarihinden itibaren faiz istediğinden ) 31/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan alınarak , karşı davalıya verilmesine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A- Asıl Dava Açısından ; 1-Davacının Davasının Reddine, 2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 200.950,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine, 5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL zorunlu arabulucu giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Bu dava sebebiyle 732,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 22.115,37TL'den mahsubu ile fazla alınan 21.383,37TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine, B-Karşı Dava Açısından ; 1-Karşı Davacının davasının Kısmen Kabülu ile, 29.703.00 USD'nin ( bu miktarın fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif satış kuruşu TL karşılığının ) 31.03.2021 tarihinden itibaren, Devlet Bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, Karşı davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Karşı davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 89.499,18 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak, karşı davacıya verilmesine, 3-Karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3,00TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak, karşı davalıya verilmesine, 4-Karşı davacı tarafından yatırılan 9.552,17TL nisbi karar ve ilam harcının karşı davalıdan alınarak, karşı davacıya verilmesine, 5-Karşı davacı tarafından yapılan 179,90TL ilk masraf, 15.000,00TL bilirkişi ücreti, 310,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 15.489,90TL yargılama giderinin takdiren 15.485,00TL'sinin karşı davalıdan alınarak , karşı davacıya verilmesine bakiyesinin karşı davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL zorunlu arabuculu ücretinin karşı davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine, 8-Bu dava sebebiyle 38.210,55TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 9.552,17TL'den mahsubu ile kalan 28.658,38TL harcın karşı davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/55, K. 2026/802, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-55-e-2026-802-k-bc20a06dc939