Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/235 E. 2026/4359 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/235
Karar No
2026/4359
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/690 Esas, 2025/1236 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/680 E., 2023/142 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22.02.2021 tarihinde istisna mal alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin beş ay olarak belirlendiğini, işe başlama tarihinin Mart ayı içinde termin planında belirtilen ilk teslim tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren beş aylık sürenin başladığını, ancak davalının bu süre zarfında teslim talebinde bulunmadığını, bilahare 30.06.2021 tarihinde termin planı gönderildiğini ve teslimat tarihlerinin 18.10.2021-29.11.2021 olarak belirlendiğini, bunun üzerine 18.10.2021 tarihinde davalıya keşide edilen ihtarname ile teslim tarihinde un fiyatında meydana gelen artış ve un temininde güçlük yaşandığından bahisle sözleşmenin karşılıklı feshi konusunda randevu talep edilerek ihtirazı kayıtla mal teslimi yapılacağının bildirildiğini, cevabi ihtarnamede karşılıklı fesih talebinin karşılanmayacağının belirtildiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, 2021 yılı Mart ayı içerisinde sözleşmede belirtildiği gibi işlem yapmadığını, sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, içeriğinde açıklamaya muhtaç hükümler ile çelişkili hükümler bulunduğunu, davalının karşılıklı feshe yanaşmayarak kötü niyetli olarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, halbuki karşılıklı anlaşma ile sözleşmenin sonlandırılabileceğini ya da içeriğinin değiştirilebileceğini, teslim tarihinde un fiyatındaki %85 artıştan dolayı meydana gelen zararın karşılanması gerektiğini, öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 138/1 hükmü uyarınca sözleşmenin hakim tarafından uyarlanması şartlarının da gerçekleştiğini, işin başında belirlenen bedele göre teslim tarihinde değişen durumun davalı lehine müvekkili aleyhine dengeyi bozduğunu, dava dışı önceki sözleşmelerde belirtilen sürelerde teslimin gecikmesinin davalı şirketin depo yetersizliğinden kaynaklandığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan avans faizi ile tahsiline, bu talepleri kabul görmediği takdirde TBK'nın 138/1 hükmü uyarınca 132,00 TL olan un çuval bedelinin son teslim tarihindeki değerine kadarki bedelinin belirlenmesine, aradaki farkın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

23.02.2023 tarihli celsede dava değeri 1.073.500,00 TL olarak belirlenerek harcı yatırılmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme hükümlerine uygun hareket ettiğini, sözleşme tarihinden uzun bir süre geçtikten sonra ilk teslim tarihinde çekilen ihtarnamenin kötü niyetli olduğunu, o tarihe kadar herhangi bir itirazın bulunmadığını, sözleşmenin davacı tarafından ihale dökümanları da bilinerek imzalandığını, genel işlem koşullarına aykırı bir düzenleme bulunmadığını, aşırı ifa güçlüğüne ilişkin şartların gerçekleşmediğini, davacı ile imzalanan dava dışı önceki tarihli sözleşmelerde de farklı termin planlarına itiraz edilmediğini ve belirtilen termin sürelerinde yerinde getirmediğini, işbu davadaki iddialarının kötüniyetli olduğunu, davaya konu termin planın 30.06.2021 tarihinde gönderilmesinin sebebinin davacının önceki termin planından kaynaklanan teslim tarihlerinden kaynaklandığını, Sayıştay denetimine tabi müvekkilinin mevcut sözleşmenin ifasını talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ekmeklik un istisna mal alımına ilişkin taraflara arasında 22.02.2021 tarihinde sözleşme imzalandığı, işin 15.000 çuval ekmeklik unun idari ve teknik şartname ile beraber bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici davacı tarafından sağlanması olduğu, işin başlama tarihinin mart ayı içerisinde, termin planında belirtilen ilk teslim tarihi olup, sözleşme süresinin işin başlama tarihinden itibaren beş aylık olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşme konusu malın teslimatı (artış ve eksiliş opsiyonlarının kullanımına göre) idarenin siparişleri doğrultusunda bu süreyi aşması veya önce bitmesi halinde sözleşme süresinin teslimatın tamamlanmasına göre değişeceği, sözleşme konusu malın teslimatının tamamlanmaması durumunda sözleşmenin, malın teslimatının tamamlanmasına kadar uzatılabileceği, sözleşmenin 5.2.1 maddesinde fiyat farkı ödenmesi öngörülen işlerde, fiyat farkı olarak ödenecek bedelin ve/veya iş artışı olması halinde bu artış tutarının %6'sı oranında teminat olarak kabul edilen değerler üzerinden ek kesin teminat alınacağı, fiyat farkı olarak ödenecek bedel üzerinden hesaplanan ek kesin teminat miktarının hakedişlerden kesinti yapılmak sureti ile de karşılanabileceği, sözleşmenin 6. maddesinde ekmeklik un çuval fiyatının KDV hariç 132,00 TL/çuval olup, toplam 15000 çuval ekmeklik unun KDV hariç 1.980.000,00 TL olduğunun 6.2. maddesinde yüklenicinin taahhüdünü yerine getirene kadar sözleşme konusu malın fiyatının sabit olup, hiç bir şekilde zam talep edilemeyeceğinin düzenlendiği, 30.06.2021 tarihinde termin planının gönderildiği, 18.10.2021 - 29.11.2021 arası her gün 500 çuval olmak üzere toplam 15.000 çuval unun tesliminin öngörüldüğü, dava tarihine kadar 9.500 çuvalın dava tarihinden sonra da son teslim tarihine kadar 5.500 çuval unun davacı tarafından ihtirazi kayıtla teslim edildiği, davada uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeye konu unun çuval başına 132,00 TL bedelinin 245,00 TL'ye uyarlanması talebinin ve aradaki fark zararın tazmini talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9. maddesi uyarınca sözleşmenin başlangıç tarihinin 2021 yılı mart ayı içerisinde termin planında belirlenen ilk tarih olduğu, sözleşme süresinin de bu tarihten itibaren beş ay olarak belirlendiği, ancak sözleşmenin süresinin, malın teslimatının (artış ve eksilik opsiyonlarının kullanımına göre) idarenin siparişleri doğrultusunda bu sürenin aşılması veya önceden bitirilmesi haline, teslimatın tamamlanmasına göre değişeceği, sözleşme konusu malın teslimatının tamamlanmaması durumunda, sözleşmenin malın teslimatının tamamlanmasına kadar (artış da dahil) uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme konusu malların teslimine ilişkin termin süresinin 29.11.2021 tarihine kadar devam ettiği, kesin kabulünün 10.12.2021 tarihinde yapıldığı, davacının sözleşmede yer alan hükümleri gözeterek imzaladığı, 30.06.2021 tarihinde termin planının davacıya gönderildiği, ilk teslimat tarihinin 18.10.2021 olarak belirlendiği, ilk teslim tarihine kadar bu süreç içerisinde bir itirazda bulunulmadığı, gerek sözleşmede gerekse idari şartnamede işin ne zaman başlayacağı ve ne zaman biteceğinin açık bir şekilde ifade edildiği, davacının ihaleye girip teklif vermeden önce bu açık hükümleri okuyup, basiretli bir tacir gibi kabul edip buna göre teklifini verdiği, idari şartnamede ve sözleşmede termin planından bahsedildiği, sözleşmenin 6.2. maddesindeki husus ile de 5.2.1 maddesindeki hususların sözleşme içeriği itibariyle çelişik hükümler olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin süresi, içeriği, termin programı kapsamı da nazara alındığında aşırı ifa güçlüğüne ilişkin koşulların dava konusu olayda oluşmadığı, uyarlamayı gerektirir bir durumun olmadığı, bu kapsamda oluşan bir zarardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, aşırı ifa güçlüğüne ilişkin koşulların somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; taraflar arasında düzenlenen istisna mal alım sözleşmesine aykırılık iddiası ile maddi zararın tazmini, bu talebin kabul edilmemesi halinde TBK'nın 138. maddesi uyarınca sözleşmenin, un / çuval birim fiyatının uyarlanarak aradaki farkın tahsili isteğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/235, K. 2026/4359, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-235-e-2026-4359-k-10b99ca4a1c1