Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/78 E. 2026/4440 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/78
Karar No
2026/4440
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1304 Esas, 2025/1231 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2025/85 E., 2025/128 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin elma alım-satım işiyle iştigal ettiklerini, taraflar arasında 01.09.2024 tarihli sözleşme ile davalının Karaman ... Köyünde bulunan 3 adet elma bahçesinin elmalarının alım-satımı konusunda anlaştıklarını, davalının müvekkillerine 3 elma bahçesinden toplam 400 ton elma hasılatı yapılacağı garantisini verdiğini, davalının 400 ton elma hasılatı garantisi vermesi üzerine kendisine sözleşme uyarınca yapılan ödemeler dışında malen kaydı düşülerek 3 adet bono verildiğini, senetlerin 01.09.2024 düzenleme tarihli 700.000,00 TL bedelli 27.01.2025-28.02.20 25... .03.2025 vade tarihli senetler olduğunu, hasılat dönemi geldiğinde davalıya ait 3 elma bahçesinden garanti verdiği miktarda 400 ton elma çıkmadığını, toplamda yalnızca 260 ton elma hasılatı yapılabildiğini, bunun üzerine sözleşme esnasında konuştukları gibi tekrar biraya gelerek yeniden fiyat belirlemesi yapılması ve senetlerin iadesini talep ettiklerini ancak davalının icra takibine giriştiğini, davalının elma bahçelerinden elde edilen hasılattan 140 ton elma eksik çıkması nedeniyle müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcu kalmadığını ileri sürerek müvekkillerinin 01.09.2024 düzenleme tarihli 28.02.2025 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli bono ile 01.09.2024 düzenleme tarihli 27.03.2025 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, senetlerin iptaline, davalının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacıların tacir olduklarını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davada dava şartı olarak arabuluculuk şartının zorunlu olduğunu, müvekkili ile davacı ... arasında müvekkiline ait Karaman ili ... İlçesi ... Köyü 284/1, 276/5 ve 273/15 ada/parsel'de bulunan bahçelerdeki elmaların tamamının ağaç üzerindeyken tartımı yapılmadan satışı üzerine görüşüldüğünü, davacı ...'nin bahçeleri gezdiğini ve üç gün sonra müvekkiline ait elmaları almaya karar verdiğini, 01.09.2024 tarihli sözleşme kapsamına göre davacı ... ile müvekkilinin anlaştığını ve davacı ...'ın şahit olarak sözleşmeyi imzaladığını, davacının sözleşmeye göre 3 taşınmazda bulunan elma bahçelerinin elmalarını kabala tabir edilen usülle satın aldığını, bu ödeme nedeniyle müvekkiline 700.000,00 TL bedelli bono verildiğini, elmaların hasatının Eylül 2024 tarihinde yapıldığını, vade tarihine kadar davacılardan herhangi bir itiraz gelmediğini, icra takibi başlamadan önce eldeki davayı açtıklarını savunarak davanın reddine, müvekkili lehine tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların isteminin kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası niteliğinde olduğu, davanın açıldığı tarih olan 27.02.2025 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 5/A-1 hükmü gereğince menfi tespit davalarında arabuluculuya başvurmanın dava şartı olduğu ancak davacılar tarafından arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığı gerekçesiyle davanın arabulucuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/78, K. 2026/4440, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-78-e-2026-4440-k-c51c7970078d