İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/907 E. 2026/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/907
Karar No
2026/733
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/907 Esas KARAR NO :2026/733

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/12/2025 KARAR TARİHİ: 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının müvekkili şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını, devamında kullanılan telefon hattından, tarife ve paket kullanımından kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, bu yüzden davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi 2021/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasının 01/04/2026 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin aktif olup olmadığı ve güncel adresinin ne olduğu hususlarının sorulmasına karar verildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10/04/2026 tarihli yazı cevabı ile ilgili hususlara karşı bilgi verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlgili icra dosyasının sistem üzerinden yapılan incelemesinde; davalının icra dosyasına sunduğu borcu itirazında aynı zamanda icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiş olduğu ve yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Çağlayan İcra Müdürlüğü olduğunu bildirdiği görülmüştür. MTS Ödeme emri incelendiğinde; haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesi olarak İstanbul Anadolu Adliyesi olarak seçim yapıldığı bu hali ile ilgili MTS takibinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinde başlatıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır ( HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ) İtirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır.(Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102)” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.11.2013 gün ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı). İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. İİK.'nun 50. maddesinde; "Para ve teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla tatbik olunur" denilmektedir. TBK'nun 89.maddesinde "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir." 6100 sayılı HMK’nun "Genel Yetkili Mahkeme" başlıklı 6. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 10.maddesinde ise "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." HMK.'nun "Yetki sözleşmesi" başlıklı 17.maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; Alacaklı vekili MTS takip talebi ve ödeme emrinde haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesini "İstanbul Anadolu Adliyesi" olarak seçmiş ise de,taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmelerinde kurumsal aboneler için İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı , bu hali ile takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kanaatinre varıldığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde her ne kadar MTS Yönetmeliğinde hem borca hem de yetkiye itiraz halinde izlenecek yolun düzenlenmediği ,hem yetki hemde borca itiraz durumunda yetkili icra dairesine gönderme gibi kullanılacak bir buton veya seçenek bulunmadığı belirtilmiş ise de; bu hususa ilişkin olarak dosyamız ile emsal mahiyette olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/591 E. 2023/610 K. Sayılı kararında " Davacı vekili yetki ile birlikte borca itiraz edilmesi halinde... ekranında bu şekilde işlem yapılmasına imkan olmadığını iddia etmekte ise de, davacı vekilinin takip başlatırken icra dairesinin yetkisine veya borca ya da her ikisine birlikte itiraz edilebileceğini, yetkiye ve borca birlikte itiraz olunması halinde ekranda yapılabilecek işlemleri bildiği, bilmesi gerektiği halde yetkisiz icra dairesinden takip başlattığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince yetki itirazının kabulü yönünde icra müdürlükleri aracılığıyla fiziksel olarak sunulmuş bir dilekçe de bulunmamaktadır. ...Bu itibarla, takibin başlatıldığı İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin işbu takipte yetkili olmadığı ve takibin yetkisiz icra dairesinden başlatıldığı, yerel mahkemece yetkili icra dairesinden başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından," şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmekle, açıklanan gerekçelerle davacının talebine konu takibin yetkisiz icra dairesinden başlatıldığı anlaşılmakla, yetkili icra dairesinden başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın; yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 5-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/907, K. 2026/733, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-907-e-2026-733-k-c0d44132691b