Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3605 E. 2026/493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3605
- Karar No
- 2026/493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/30 E., 2025/912 K. DAVA TARİHİ : 05.07.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/394 E., 2023/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, miras yolu ile kendisine intikal eden taşınmazlarla ilgilenmesi için kızkardeşi olan davalı ...'a vekaletname verdiğini, .... İlçesi ...Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmazının bilgi ve muvafakati olmaksızın davalı tarafından satıldığını belirterek fazlaya ilişkin ve sair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile Ankara İli ... İlçesi .... Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmazdaki payın bugünkü değer üzerinden belirlenecek bedeline mahsuben şimdilik 10.000,00 TL alacağın haksız işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren faiziyle tahsilini talep etmiş; 04.02.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 74.033,60 TL artırarak 84.033,60 TL'nin satış tarihinde itibaren faizi ile tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın kötü niyetle açıldığını, 2011-12 yıllarında ise annesi ....'nin üzerindeki 17 dönüm taşınmazı çocukları arasında eşit paylarla paylaştırdığını, dava dışı kardeşi ...'ın nafaka ödememek için payının da davacı adına devredildiğini, daha sonra ...'a ait yerin 2 dönümlük kısmının ihtiyaç nedeniyle kendisine satıldığını ve ...'ın parmak izini havi 15.11.2013 tarihli satış bedelini müvekkilden aldığına dair belgenin suretinin dosyaya sunulduğunu, bakiye kalan .... adına 1 dönüm 416 m²'si ...'a ait olma k üzere 3 dönüm 416 m²'si davacıya ait olmak üzere toplamda 4 dönüm 832 m² dava konusu taşınmaz payının kendisi tarafından alındığını, davacıya peyder pey ödemeler yaptığını, bu konuda yazışmalar ve ödeme belgeleri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli kararıyla; taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, davada kesin veya özel yetki kuralının söz konusu olmaması sebebiyle genel yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6. maddesi gereğince davalının yerleşim yerinin yetkili olduğu gerekçesiyle; Mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından davacının Ankara İli ...İlçesi .... Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin bedelinin davacıya ödendiği, davacıya Euro olarak ... Turkey Ödeme Hiz. A.Ş aracılığıyla satış bedellerinin gönderildiği, hisselerin satış tarihi, taşınmaz hisselerinin satış tarihindeki değerleri ve para transferleri gönderilme tarihinin davalının iddiaları ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ödemelerin başkaca bir ilişki kapsamında yapıldığını, davalının vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmazların bedelini ödemediğini, davalının diğer kardeşleri...'ın taşınmazlarını da vekaleten satıp parasını ödemediğini, en aleyhe kabulde dahi taşınmazın gerçek değeri ile aradaki farka hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dava dosyasının incelenmesinde; davacı ...'ın davalı ...'a .... Noterliğinin 22.11.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde genel nitelikli taşınmaz satış yetkisini içerir vekalet verdiği, davacıya ait olan taşınmazların 18.05.2016 tarihinde satıldığı, bu tarih itibariyle satışı yapılan yerin bedelinin davacıya 19.09.2016 tarihinde 1.290 Euro,16.08.2016 tarihinde 4.750 Euro, 15.08.2016 tarihinde 3.305 Euro olarak ödendiği, bu ödemelerin dava konusu taşınmaz haricinde başka bir hukuk ilişkiye dayandığının davacı tarafça ispat edilemediği, davalının hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiği ve vekalet görevini kötüye kullandığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.