Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3247 E. 2026/411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3247
- Karar No
- 2026/411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/769 E., 2025/886 K. DAVA TARİHİ : 04.01.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2023/319 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacı tarafından, hissedarı bulunduğu... Elektrik Üretim Tic. San. Ltd. Şti. (A.Ş.) aleyhine, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/13 Esas sayılı dosyasıyla, imzaların kendisine ait olmadığından bahisle şirketin 07.03.2011 tarihli ve 2011/3 sayılı şirket ortaklar kurulu kararının ve ana sözleşmesinin hükümsüzlüğünün, yok hükmünde olduğunun tespiti amacıyla tespit davası açıldığını, söz konusu dosya ile yapılan yargılama sırasında Mahkemece 10.05.2017 tarihli ve 5 nolu ara kararı ile (6100 sayılı) Kanunun 208/4 gereği imzaların müvekkiline ait olmadığı iddia edilen dava konusu ana sözleşmedeki imzaları onaylayan notere karşı da sahtelik davası açılması için taraflarına süre verildiğini, bu nedenle sahte imza ihtiva eden dava dışı şirketin ana sözleşmesindeki (son sayfa hariç) imzaların müvekkiline ait olmadığının ve müvekkili yerine sahte imza atılmak suretiyle tanzim edilmiş olduğunu ileri sürerek, ...Elektrik Üretim Ticaret Sanayi A.Ş. ana sözleşmesindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ve sahte olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu ana sözleşmeyi imzalayan noter başkatibinin davalıya verdiği beyana göre, sahteliği iddia edilen imzaların davacı şirketin ortağı ...’ye ait olduğu anlaşıldığını, her ne kadar davacı dilekçesinde hissedarı olduğu şirketin 07.03.2011 tarihli ve 2011/3 sayılı şirket ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın da sahteliğini iddia etmişse de, ...Noterliğinin bu evrakla ilgili sadece aslının aynı olduğu yönünde tasdik yaptığı, belge altındaki imzaları onaylamadığı gözetildiğinde bu evraka ilişkin sahtelik iddiasının müvekkiline yöneltilmesi mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporuyla ...Elektrik Üretim Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ana sözleşmesinin ilk üç sayfasındaki davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, söz konusu ana sözleşmedeki imzaların davacıya ait olmadığının ve sahte olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen ...Elektrik Üretim Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ana sözleşmesinin asıl suretinin ilk üç sayfasında davacıya atfedilebilecek herhangi bir imzanın bulunmadığı, buna karşılık ana sözleşmenin 4. (son) sayfasında yer alan imzanın ise kendisinin eli ürünü olduğunun davacı tarafından kabul edildiği ve bilirkişi incelemesiyle teyit edildiği, davacı vekilinin, dava dilekçesinde ana sözleşmedeki (son sayfa hariç) imzaların müvekkiline ait olmadığının ve sahte olduğunun tespitini talep ettiğini, tespit talep edilen ana sözleşmenin aslının ilk üç sayfasında davacıya ait bir imza mevcut olmadığı, mevcut olmayan bir imzanın "sahte olup olmadığının" veya "davacıya ait olup olmadığının" tespitinin, hukuken korunmaya değer bir menfaat sağlamayacağı, hukuki sonuç doğuracak olan belge aslının ilgili sayfalarında zaten bir imza bulunmadığı, olmayan bir imzaya ilişkin olarak sahtelik veya aidiyet tespiti yapılmasının, davacının hukuki durumunda bir değişiklik yaratmayacağını ve giderilmesi gereken bir belirsizliğin söz konusu olmadığı, davacının hukuki yararının var olan ve hukuki sonuç doğurma potansiyeli taşıyan bir imzaya ilişkin belirsizliğin giderilmesinde söz konusu olacağı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle; dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının pay sahibi sıfatınının gözetilmediği, imzasının sözleşmenin kurucu unsuru olduğu gerçeğinin dikkate alınmadığı, şirket esas sözleşmesinin pay sahibini sürekli olarak bağladığı ve imtiyazlarının ortadan kalktığı gerçeğini göz ardı edildiğini, dosya kapsamında bulunan belgeler incelendiğinde sahteliğinin tespiti istenilen dava konusu ana sözleşmenin ilk üç sayfasında müvekkile atfen atılan imzaların bulunduğunun açık ve net bir şekilde görüleceğini, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/13 Esas sayılı dosyasında alınan ve bilirkişi tarafından hazırlanmış olan 26.04.2019 tarihli raporda; ...Elektrik Üretim Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ana sözleşmesinin 1, 2, 3. sayfalarındaki imzaların müvekkilin eli ürünü olmadığının, 4. sayfadaki imzanın müvekkilinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine şirket ana sözleşmesinin ilk 3 sayfasında müvekkile atfen imzaların atılı olduğunun sabit bulunduğunu, diğer taraftan sahteliğinin tespiti istenen şirket ana sözleşmesinin ilk 3 sayfasında, şirketin nev'i değişmeden önce karar nisabı olan %91 olumlu oyu ve %20 pay sahibi müvekkil lehine olan imtiyazı ortadan kaldıran hükümlerin yer aldığını bu nedenle adına sahte imza ile imzalanmış olan şirket ana sözleşmesinin sahte olduğunun tespitini istemekte esas yönüyle de müvekkilin hukuki yararının bulunduğunu, ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, anonim şirket ana sözleşmesindeki imzaları tasdik eden noterin mirasçılarına karşı açılmış, ana sözleşmede adına atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığının ve sahte olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.