Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19982 E. 2026/7777 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19982
- Karar No
- 2026/7777
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/101 E., 2025/1958 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/116 E., 2022/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ...'ün, Adana'da faaliyet gösteren dava dışı tüzel kişilik olan ..... Sağ. ve Ted. Hizm. Tıbbi Ürünler Tur. ve Tic. A.Ş.'de Ekim/2016 tarihinden beri yönetim kurulu üyesi olarak bulunduğunu, .... A.Ş.'nin davalı Kurum nezdinde dosyası bulunduğunu, bu iş yerleri ile ilgili olarak davalı idare tarafından, müvekkili ...'e 5510 sayılı Kanun'un yirminci fıkrası gereğince üst düzey yönetici olduğundan bahisle ödenmeyen prim borçlarından dolayı, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak bulunduğu dönemle sınırlı olmak üzere şahsı adına ödeme emirlerinin düzenlendiğini ve müvekkiline tebliğ edildiğini, ancak dava dışı şirket hakkında Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi açılmış olan davada konkordato kararı verildiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2018/1794 Esas ve 2019/648 Karar sayılı ve 2015/17868 Esas ve 2015/20423 Karar sayılı emsal kararları gereğince şirket yöneticilerinin yönetici olarak görev yaptığı dönemle sınırlı olarak bu dönemlerde şirket hakkında iflasın ertelenmesi ve konkordato gibi sebeplerden dolayı mahkemelerce İİK kapsamında 6183 sayılı yasadan doğan alacakları da kapsar şekilde şirket hakkında takip yapılmasının tedbiren durdurulmasının şirket yöneticileri açısından 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesinde belirtilen haklı sebep olarak kabul edilmesi sebebiyle şirket yöneticilerinin ödenmeyen prim borçlarından sorumlu tutulamayacakları hükmüne yer verildiğini belirterek, bu nedenlerle müvekkili ...'ün, şu an müflis...... ... A.Ş.'nin davalı kurum nezdindeki .... işyeri sicil numaralı, ...... sicil numaralı ve ..... işyeri sicil numaralı iş yerleriyle ilgili olarak konkordato dosyasında geçici mühlet kararının verildiği 11.06.2018 tarihinden önceki sorumluluğu devam etmek kaydıyla, dava dışı şirketin 11.06.2018 tarihinden sonrası için ödenmemiş prim borçlarından dolayı şahsen sorumlu olmadığının tespitine ve bu dönemlerle ilgili olarak müvekkili hakkında düzenlenmiş olan; ödeme emirlerinin ise 2018 yılı Mayıs ayından sonraki dönemler yönünden iptaline, dava konusu icra takip muamelesinin müvekkili yönünden açıkça hukuka aykırı olması ve davalı idarenin müvekkili hakkında icrai takibata devam edip haciz uygulaması durumunda müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayacak olması sebebiyle dava sonuna kadar davalı Kurumun başlatmış olduğu icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının müvekkili Kuruma borcunun sabit olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenmek suretiyle .... takip sayılı dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin tamamen iptaline, davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenmek suretiyle ...... takip sayılı dosyadan gönderilen ödeme emirlerinin ise taleple bağlı kalınarak 2018/Haziran ve takip eden sonraki dönemler yönünden iptaline,'' karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu ödeme emirlerine bağlı prim borçları yönünden borçlunun konkordato ilanına ilişkin geçici ve kesin süreler dikkate alınarak kurulan ve istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu; müvekkili Kurumun belirli bir prosedür, usul ve yasal çerçeve dâhilinde hareket ettiğini, mahkemece Kurumun uymakla yükümlü olduğu bu prosedürün ihlal edildiğinin ve müvekkili Kurumun zarara uğratıldığının gözardı edildiğini, mevcut kararın Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek, Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili Kurum yararına bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.