Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19486 E. 2026/7778 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19486
Karar No
2026/7778
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1029 E., 2025/1846 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2024/329 E., 2025/78 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurum tarafından davacıya 30.09.2024 tarihinde tebliğ edilen ... / takip no.lu ödeme emirlerinin iptalini talep ettiklerini, ...Kulübünü temsil ve ilzama yetkili olmayan davacıya ödeme emri gönderilmesinin yasal olmadığını, ...Kulübü Derneği'nde 16.07.2021 tarihinden 08.06.2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yapan davacının "Basın Sözcüsü" olarak görev aldığını, ....Yönetim Kurulu tarafından davacıya verilmiş herhangi bir temsil ve ilzam yetkisi de bulunmadığını, davalı Kurum tarafından .... Yönetim Kurulu üyesi olması nedeniyle kulübün borçlarından dolayı ödeme emri çıkarılan davacının ..... Kulübünde temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, Yargıtay kararlarında da açıkça görüleceği üzere, yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi veyahut istifa edilmesi halinde ilgili dönemlere ilişkin sorumluluğun bulunmadığını beyanla davacı ... aleyhinde hukuka ve yasal mevzuata açıkça aykırı olarak gönderilen ve 30.09.2024 tarihinde tebliğ edilen .... takip no.lu ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerinin görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden ve ödenmeyen borcun tamamından sorumlu olduklarını, bu kişilerin görevleri sona ermiş olsa dahi görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden ve ödenmeyen borçtan dolayı sorumluluklarının devam ettiğini, temsil ve ilzam yetkisi bulunsun veya bulunmasın yönetim kurulu üyelerinin de 5510 sayılı Kanunda işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduklarını, prim borçlarından dolayı sorumluluğun belirlenebilmesi için, primlerin ödenmesi gereken ayda tüzel kişiliğin yönetim kurulu üyesi olunmasının yeterli olduğunu, bu nedenle tüzel kişi yönetim kurulu üyelerinin, primlerin ödenmesi gereken son gün itibarıyla da olsa yönetim kurulu üyesi oldukları dönemlerde ödenmesi gereken prim ve prime ilişkin borçlardan dolayı sorumlu tutulmaları gerektiğini, davacının 17.07.2021 tarihinde dernek yönetim kuruluna asil üye olarak seçilmiş olması nedeniyle üyelik dönemi ile örtüşen borç dönemlerine ilişkin ödeme emirlerinin kendisine tebliğ edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Giresun Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından, davacıya gönderilen .... takip numaralı ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline, davacının ödeme emirlerine konu borçlardan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu ödeme emirlerine bağlı prim borçları yönünden borçlunun konkordato ilanına ilişkin geçici ve kesin süreler dikkate alınarak kurulan ve istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu; müvekkili Kurumun belirli bir prosedür, usul ve yasal çerçeve dâhilinde hareket ettiğini, mahkemece Kurumun uymakla yükümlü olduğu bu prosedürün ihlal edildiğinin ve müvekkili Kurumun zarara uğratıldığının gözardı edildiğini, mevcut kararın Yargıtayın yerleşik içtihatlarına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek, Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili Kurum yararına bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19486, K. 2026/7778, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19486-e-2026-7778-k-4f96d12ee6d4