Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18897 E. 2026/7775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18897
- Karar No
- 2026/7775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3141 E., 2025/3134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2025/48 E., 2025/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ....Birliğinde çalışan müvekkilinin görevi nedeniyle kullandığı Sulama Birliği adına kayıtlı aracın 09.09.2015 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle davalı Kurum tarafından hakkında Söke İcra Müdürlüğünün 2021/2089 Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin 5510 sayılı Kanun'un 21/5. maddesi uyarınca sorumluluğunun olmadığını beyan ederek, Söke İcra Müdürlüğünün 2021/2089 Esas sayılı dosyasında, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının, müvekkili aleyhine yapılan takip miktarı üzerinden davalının en az % 20 tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Başkanlığı vekili; Kuruma müracaat edilmeyen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin Aydın İş Mahkemesi olduğunu, davacının yasal süresinde icra dosyasına itiraz etmediğinden beyanla, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davanın kısmen kabulüne, davacının Söke İcra Müdürlüğünün 2021/2089 Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Kuruma müracaat şartının yerine getirilmediğini ve yetkili mahkemenin Aydın İş Mahkemesi olduğunu, ayrıca davaya konu istemin zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını; davacının kesinleşen icra takibine süresinde itiraz etmeyerek borcu kesinleştirdiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin Kurum alacağını tamamen sonlandırmadığını ve istinaf incelemesindeki taleplerinin kabulü halinde Kurum alacağının artacağını; ... kayıtlarına göre davacının kaza tarihinde bir özel şirketin sigortalısı olarak göründüğünü, resmi kayıtların aksine davacının Sulama Birliği (kamu kurumu) çalışanı veya kamu görevlisi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğunu, trafik kurallarına aykırı ve hukuka aykırı bu fiillerin 5510 sayılı Kanun'un 21/5. maddesi kapsamında "vazifenin gereği olarak yapılan fiil" şeklinde nitelendirilemeyeceğini ve bu nedenle Kurumun üçüncü kişilere rücu hakkının ortadan kalkmayacağını; Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ve aleyhlerine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili Kurum yararına bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Söke İcra Müdürlüğünün 2021/2089 E. numarası ile davalı tarafça başlatılan icra takibinden kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti istemine istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.