Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3108 E. 2026/399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3108
- Karar No
- 2026/399
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2915 E., 2025/635 K. DAVA TARİHİ : 10.02.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/99 E., 2022/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; Aydın İli ...ilçesi ... mahallesi, 7 06... parselde Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olarak davalı şirket lehine ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.05.2007 tarihli ve 6471 yevmiye numaralı işlemi ile üst hakkı tesis edildiğini, üst hakkının davalının rızası ile 09.02.2015 tarihinde terkin edildiğini, 474.973,10 TL son dönem üst hakkı bedelinin ve 186.815,93 TL miktarındaki cari yıl üst hakkı bedelinin %25'i oranındaki tazminatın ihtara rağmen ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; haksız itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; üst hakkını düzenleyen resmi senette, davacı Hazineye ait 198.529,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamında müvekkili şirket lehine irtifak hakkı tahsis edilmiş gibi görünse de bu alanın tamamının kullanımının hukuken mümkün olmadığını, kıyı kenar çizgisi nedeniyle kullanılamayan takribi 600-700 metre uzunluğunda 35 dönüm kadar alan bulunduğunu, kıyı kenar çizgisi göl tarafında da devam ettiğinden bu kısım yönünden ve antik kalıntı ve mozaiklerin bulunduğu koruma alanındaki kısım yönünden de irtifak hakkı bedeli talebinin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, Bakanlık talimatına istinaden yapılan terkin işleminde davalı şirket aleyhine %25 tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, asıl alacak ve gecikme zammına dayanak olarak irtifak sözleşmesi gösterilmişse de iki kalem olarak gösterilen borç aslının dayanağının belirtilmediğini, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca işleyecek gecikme zammını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında akdedilen 21.05.2007 tarihli ve 6471 yevmiye sayılı resmi senet ile dava konusu taşınmazın 49 yıllığına irtifak hakkının davalı şirkete tesis edildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7/A maddesi, Kamu Taşmmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 21/(1-a) maddesi, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 14/(1) maddesi ve Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra no: 324)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 3. m. (2) bendinin “Bir yıldan uzun süreli kira, irtifak hakkı, kullanma izni sözleşmelerinde ikinci ve izleyen yıllar bedelleri, Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE - bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında arttırılır.” şeklinde düzenlendiği, bu hükme göre davalı tarafından ödenmeyen bedeller için Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Aydın Valiliği'ne (Defterdarlığına) gönderilen 21.05.2015 tarihli ve 12797 sayılı yazının 2. maddesinde, üst hakkının tapudan terkin edileceği tarihe kadar hesaplanacak üst hakkı bedelleri ile süresi içerisinde ödenmeyen bedeller için ayrıca hesaplanacak gecikme zamlarının ve ayrıca üst hakkının iptal ve tapudan terkin edilmesinden dolayı cari yıl üst hakkı bedelinin yüzde yirmibeşi tutarındaki tazminatın tahsilinin sağlanması, bu bedellerin rızaen tahsilinin sağlanmaması durumunda icraen tahsilinin sağlanması için yasal yollara başvurulması için karar alındığı, üst hakkının 09.02.2016 tarihli ve 2198 sayılı yevmiye nolu işlemle terkin edildiği, yine ... Tapu Müdürlüğünün 21.05.2007 tarihli ve 6471 yevmiye numaralı sözleşmesinin "irtifak hakkının bedeli" başlıklı 7/d maddesinde; "süresi içinde ödenmeyen üst hakkı bedeli ve hasılat payları hakkkında 6183 sayılı Yasanın 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranı uygulanacaktır." hükmünün yer aldığı, bu doğrultuda taraflar arasında usul ve yasaya uygun bir irtifak hakkı sözleşmesi kurulduğu, davacının edimini ifa ettiği, davalının ise edimlerini ifa etmediğinin tarafların beyanları ile tespit edildiği, sözleşme uyarınca davalının bedelden sorumlu olduğu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için aldırılan 28.06.2022 havale tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının davalı şirketten 749.629,61 TL alacaklı olduğu, alacak belirlenebilir ve likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2019/7729 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 455.619,22 TL asıl alacak, 106.526,96 TL gecikme zammı, 179.203,68 TL cari yıl üst hakkı ve 8.279,75 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 749.629,61 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki üst hakkı sözleşmesinin karşılıklı mutabakat ile sona erdirildiği, mülkiyeti davacıya ait olan ve 198.529,99 m² alanı kapsayan 22.06.2006 başlangıç tarihli 49 yıllık üst hakkı için hesaplanan bedellerin davalı tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeden 2014 yılına kadar ödendiği, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu için hükme esas alınan bilirkişi raporu ile üst hakkına konu alana ve sözleşmeye göre davacı idarenin alacağının hesaplandığı, likit bir alacağın bulunmaması nedeniyle icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığı, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; itiraza konu alacağın belirlenebilir ve likit olduğunu, kararın bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararın hüküm kısmının ilk maddesinde 179.203,68 TL'nin cari yıl üst hakkı olarak tanımlandığını, ancak söz konusu alacak kaleminin cari yıl üst hakkı bedelinin %25'i tutarındaki tazminat tutarı olduğunu, bu alacak kaleminin isimlendirilmesi yönünden mevcut hatanın düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Mahkemece deliller toplanmadan karar verildiğini, 28.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda da açık hatalar bulunduğunu, rapora itirazlarının ve cevap dilekçesindeki savunmalarının dikkate alınmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca işleyecek gecikme zammını kabul etmediklerini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, üst hakkı alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere; davalı şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan üst hakkı bedelinin ödenmediğinin sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda üst hakkı bedelinin ve gecikme zammının taraflar arasındaki sözleşme maddelerine uygun olarak hesaplandığı, alacak likit olmadığından inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.