Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3201 E. 2026/1932 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3201
- Karar No
- 2026/1932
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/224 E., 2025/259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/20 E., 2021/341 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra; işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl, kardeşleriyle birlikte kurup fiilen eşit ortak olarak yürüttükleri ...-Su ve ...-Su şirketleri ile yurt dışında kurdukları ... SU MARKET ... isimli ortaklık ilişkilerinin 08.01.2008 tarihinde sonlandırılması sırasında yapılan anlaşma uyarınca, müvekkilinin Romanya’daki şirket hisselerini devretmesi karşılığında ...-Su şirketinin icra dosyalarından tahsil edilecek alacakların 1/3’ünün müvekkiline ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda icra dosyasına yatırılan 4.229.906,71 TL’nin 1/3’üne karşılık gelen 1.409.969,00 TL’nin süresinde ödenmeyerek muaccel hale geldiğini ileri sürerek; 1.409.969,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ...-Su şirketinin her üç kardeşin eşit oranda ve iştirak halinde pay sahibi olduklarına yönelik iddiaların asılsız olduğunu, söz konusu şirketin müvekkili tarafından kurulduğunu ve müvekkiline ait bir şirket olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ve dava dışı .... arasında imzalanan dava konusu sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 129. maddesi uyarınca üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olup, davacının aynı Kanunun 129/2 maddesi uyarınca edimin ifasını talep edebileceği, davalının dava dışı ...-Su şirketinin tek ortağı ve münferiden yetkili müdürü olduğu, bu durumda davalının dava dışı ...-Su şirketinin alacağı için sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığına yönelik savunmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, buna göre davacının dava konusu protokolde belirtilen Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/43 E., 2014/320 K. sayılı dosyada hüküm altına alınan alacağın, Hatay İcra Dairesinin 2016/3347 E. sayılı takip dosyası aracılığıyla tahsil edilmesi sonucunda elde edilen tahsilat tutarı üzerinden 1/3 oranındaki payına tekabül eden kısmın tahsilini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.409.968,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkilin davacıdan alacaklı olduğunu, dava dışı .... ile müvekkilinin imzalarını içeren ve davacı tarafından düzenlenen belgenin Derece Mahkemelerince dikkate alınmadığını, tanık dinletme taleplerinin değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin hatalı değerlendirildiğini, dava konusu protokolün alacağın temliki veya borca katılma şartlarını taşımadığını, zira alacağın temlikinde devredenin tasarruf yetkisi ve taraf imzaları, borca katılmada ise alacaklı ile borca katılan arasında kurulmuş geçerli bir sözleşmenin bulunmasının zorunlu olduğunu, dava dışı ...-Su şirketinin ve davacının imzalarının ise dava konusu sözleşmede mevcut olmadığını, buna rağmen Derece Mahkemelerince talep ve iddia dışına çıkılarak 6098 sayılı Kanunun 129/2 maddesi kapsamında resen değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, ispat yüküne ilişkin değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 05.01.2009 tarihli adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin protokol ile taraflar arasındaki tüm alacak-borç ilişkilerinin sona erdirilmiş olmasına rağmen bu protokolün göz ardı edildiğini, tarihsiz protokolün sonradan düzenlendiği iddiasının yazılı delille ispatlanamadığını, tarafların isticvap edilmemesi ve tanıkların dinlenmemesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan hesaplamada da vergi ve giderler düşülmeksizin brüt tutar üzerinden 1/3 oranında alacak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasının talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olmasına, davalı tarafça imzalanan protokol başlıklı belgeyle; davalının tek ortağı ve münferiden yetkili müdürü olduğu dava dışı ...-Su şirketi tarafından, Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/43 E. sayılı dosyasında hüküm altına alınan alacağının tahsil edilmesi halinde, ferileri ile birlikte toplam tutarın 1/3'ünün davacıya ödeneceği, bu ödemenin yapılmaması durumunda ise söz konusu borcun davalının şahsi sorumluluğu kapsamında üstlenilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.