Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4966 E. 2026/3235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4966
Karar No
2026/3235
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1204 E., 2025/1612 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2025/131 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının olduğunu, .. ilçesi, ... Mahallesi, 1 38... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın davacının murisi ...'nın sağlığında davacı ve muris tarafından yaptırıldığını, davacının yurt dışında yaşadığını, binanın yapımı döneminde yurt dışından para gönderdiğini, Türkiye'ye geldiğinde de elden para vererek inşaatın yapımına katkıda bulunduğunu, taşınmazın yapım bedelinin neredeyse tamamının davacı tarafından karşılandığını ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki binanın ½ hissesinin davacıya ait olduğunun tespitine, bu talep kabul görmez ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu taşınmaza ilişkin harcanan tüm bedellerin hesaplanması ve şimdilik 1.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın tümüyle muris tarafından meydana getirildiğini, davacının bu duruma bir katkısının bulunmadığını, o dönemde yaşı itibariyle de ev yaptırmaya yetecek bir kazanç elde etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazdaki muhdesatın tarafların murisi ... tarafından yaptırıldığı, davacı tarafından meydana getirildiğine dair delil bulunmadığı ancak davacı tarafından söz konusu binaya kalorifer tesisatının döşenmesi, güneş enerjisi tesisatı yapımı, çatı saçaklarının yenilenmesi ve uzatılması, banyoya tadilat yapılması, mutfağa tadilat ve yenileme yapılması, iki odaya boya ve parke yapılması, bahçe ve peyzaj düzenlemesi gibi bir takım tadilatların yaptırıldığı tanık beyanları ve keşif sırasında yapılan tespitlerden anlaşıldığı gerekçesiyle davacının muhdesat aidiyetinin tespiti talebinin reddine, davacının tamirat tadilat giderlerine yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muhdesatın pay oranında aidiyetinin tespitinin talep edilmesi ve pay gösterilmek suretiyle yapıldığından bahisle hüküm kurulması mümkün olmayıp muhdesatın bulunduğu taşınmazda ortaklığın giderilerek paraların paylaştırılması ile davacının yararlanması ve davalıların zenginleşmesi gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun reddine, davalılar vekilinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek muhdesatın muris ve davacı tarafından yaptırıldığının dosya kapsamındaki deliller ile ispatlandığını, yemin deliline dayanmalarına rağmen hatırlatılmadığını, taşınmaza yapılan masraflar yönünden de hukuki yararın bulunduğunu, tanık ... dinlenseydi davanın ispat edilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, pay oranında muhdesat tespiti, olmadığı takdirde yapım, tamirat ve iyileştirme bedelinin dava tarihindeki değerinin denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanarak tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle; muhdesatın pay gösterilmek suretiyle yapıldığının tespitinin istenemeyeceği gözetildiğinde usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4966, K. 2026/3235, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4966-e-2026-3235-k-d6bc7ae755f8