Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5008 E. 2026/3323 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5008
Karar No
2026/3323
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1777 E., 2025/1726 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/634 E., 2025/64 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili, .... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve tapunun 4 49... parsel numarasında kayıtlı ve 825.346,00 m² yüzölçümlü mera vasıflı taşınmazın, 20/02/1979 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında mera vasfı ile davalı ... adına tapuda kayıt ve tescil edildiğini, davalı tarafından muhtelif tarihlerde yapılan ifraz işlemleri ve imar işlemleri sonrasında dava konusu 17 30... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiğini, belediye meclislerinin meraların sadece yararlanma ve kullanma şekillerini değiştirme yetkileri bulunduğunu, özel mülkiyete dönüştürme ve satma yetkilerinin bulunmadığını, Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesi kapsamında, taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili gerektiğini, bu nedenlerle dava konusu Karaman ili, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 17 30... parsel sayılı 524,29 m² yüzölçümlü taşınmazın 6/525 hissesinin davalı adına olan tapusunun iptali ile, taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile hisse itibariyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın mera niteliğinin 14.03.1986 tarihli ifraz işlemi sonucunda 3194 sayılı Kanunun 11/4. maddesi gereğince kendiliğinden kalktığını ve taşınmazın arsa niteliğini kazandığını, taşınmazın bulunduğu bölgede yapılaşmalar olduğunu, tapu kaydının tescili üzerinden 45 yıl geçtikten sonra Karaman Belediyesi aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında, 3402 sayılı Kanunun 12/3 hükmünde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, öncelikle hak düşürücü süre yönünden, olmadığı takdirde esas yönünden davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile ‘‘davanın ispatlanamadığından’’ reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; a. Hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, b. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaz yönünden Mera Kanunu geçici 3. maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmediği halde yanılgılı değerlendirmelerde bulunulduğunu, c. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve işgal ile yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğuna dair hava fotoğrafı veya ...görüntüsü gibi ispata yarar delil mevcut olmadığını, bilirkişilerin taşınmazın kök parseli yönünden değil imar uygulamaları neticesinde oluşmuş haline göre değerlendirme yaptığını, d. Taşınmazın çevresinde yapıların olmasının ya da yerleşim alanında bulunmasının Geçici 3. maddede sayılan koşulların gerçekleştiği anlamına gelmeyeceğini, e. Dosyada mevcut hava fotoğraflarının da 01.01.2003 tarihinden öncesindeki işgal ve yapılaşmayı izaha elverişli olmadığını ve Mera Kanunu’nun Geçici 3. maddesinde sayılan koşulların her birinin varlığının duraksamaksızın saptanamamış olması sebebiyle söz konusu taşınmazın mülkiyetinin davalıya bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4342 Sayılı Mera Kanunu’nun geçici üçüncü maddesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5008, K. 2026/3323, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5008-e-2026-3323-k-e72e8a52e208