Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4681 E. 2026/2943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4681
- Karar No
- 2026/2943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/886 E., 2025/1284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/173 E., 2024/749 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazın evveliyatından beri özel mülk olarak davacı murisi ve davacı tarafından kullanıldığını, murisin taşınmazda petrol işletmeciliği yaptığını, tapu tahsis belgesi olduğunu, taşınmazın hiçbir zaman mera olarak kullanılmadığını, 1993 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları ile İl Özel İdaresi adına tescil edildiğini, İl Mera Komisyonu kararının 2017 yılında kesinleştiğini, davacı mirasçının tahsis belgesi uyarınca satın alma hakkı olduğunu, taşınmazın mera olarak tescil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek mera komisyonunun tahsise ilişkin kararının kaldırılarak iptalini ve taşınmazın mera vasıflı olmadığının tespiti ile tapunun eski haline döndürülmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini, aynı konu hakkından Emirdağ Kadastro Mahkemesinden verilen kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Emirdağ Kadastro Mahkemesinin 1993/61 Esas, 2000/98 Karar sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, davacının aktif husumetinin bulunduğunu, her iki Mahkemece verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ile taşınmazın mera vasıflı olmadığının tespiti, tapu kaydının eski hale döndürülmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.